Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

18.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bundan sonra ne olur?

Türkiye’deki halk oylaması sonuçları için ‘evet’ diyen de, ‘hayır’ diyen de ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi. Başka ne denilebilirdi ki!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı çevrelerin ‘evet oylarının’ oranını küçümsediğine işaret ederek, söz konusu gruplara “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diye seslendi. Herkesten sonuca saygı duymalarını isteyen Erdoğan, “Bir olduk, iri olduk, diri olduk. Yapacağımız çok iş var. Artık Türkiye’de patinaj olmayacak” şeklinde konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’de demokrasi tarihinde yeni bir sayfa açıldığını söylerken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Herkes saygı göstermek zorunda” ifadesini kullandı. ‘Hayır’ kampanyasının başını çeken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, eşit olmayan koşullarda bir referandum gerçekleştirildiğini, anayasa değişikliğinin toplumsal uzlaşma belgesi olma niteliğini yitirdiğini kaydetti.

Yetkililerin söyledikleri özetle bunlar… Sonuçta halkın yüzde 51,4’ü ‘evet’, yüzde 48, 6’sı da ‘hayır’ oyu kullandı. Birbirine yakın bir sonuç. İngiltere’de de ‘Brexit’ oylamasında benzeri bir oran ortaya çıkmıştı… Halkın yüzde 51,8’i Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma lehinde, yüzde 48,2’si de AB’de kalma lehinde oy kullanmış, buna göre İngiltere, Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı almıştı…

Peşinen şunu ifade etmek gerekir ki, Türkiye’deki referandum süreci tam bir genel seçim havasında geçti. Ağır topların sahaya indiği bir propaganda kampanyası yürütüldü. İktidar ve muhalefet birbirini kıyasıya eleştirdi. Zaman zaman suçlama ve eleştirilerin dozu da kaçmadı değil. Ancak her şey geride kaldı ve Türkiye’de yeni bir dönem başladı, Türk demokrasi tarihinde yeni bir sayfa açıldı.

Önemli olan bundan sonrası…

Bu arada Batı’nın, ABD’nin ve tüm dünyanın referandumu yakından izlediği ve sonuçları değerlendirdiği de bilinmektedir. Özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle Rum tarafının ve Yunanistan’ın tavırları önemlidir. Öteden beri çözüm karşıtlığının şampiyonluğunu yapan Başpiskopos II. Hrisostomos, halkoylaması öncesinde yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın kazanmasını şiddetle arzu ettiğini söylemiş, sivri ve sert eleştirileriyle Batı’yı gücendirmesinin, Kıbrıs Rum halkının lehine olduğunu ifade etmişti…

Hrisostomos’un demek istediği, sonucun ‘evet’ çıkmasıyla Erdoğan daha da şımaracak ve Batı ile, AB ile köprüleri atacak, bu da Rumların işine yarayacak. Aynı Hrisostomos, bir süre önce Baf’ta yaptığı konuşmada, “Türkçe söylüyorum, çözüm yok” dememiş miydi?

Hrisostomos ve onun gibi düşünenlerin gönlünde “Uzlaşıcı bir Erdoğan yerine, herkesle kavga eden bir Erdoğan’ tipi yatmaktadır.

Elbette bu saatten sonra Türkiye’nin yapacağı çok iş vardır. Stratejik konumu nedeniyle gözler üzerindedir. Bir yanda komşusu Suriye’de 6 yıldır süregelen savaş, beri yanda yine komşu Irak’ta eksilmeyen terör faaliyetleri Türkiye’yi etkilemektedir. Gerek komşuları, gerekse tüm ülkelerle iyi ilişkiler içinde bulunmak, Türkiye’ye çok şeyler kazandıracaktır. Esasen Başbakan Binali Yıldırım bu konuya sık sık değinirken, düşmanlık yerine dostluk köprüleri kurulmasına yönelik politikalara ağırlık verileceğini dile getirmişti…

Öncelikle iç cephede evet diyenin de, hayır diyenin de birbirini kucaklaması ve birlikte ileriye doğru adımlar atılması gerekir. Zaten Türkiye’nin başkanlık sistemine geçişini öngören anayasa değişikliği ile amaçlananın, Türkiye’nin önünü açmak, istikrar sağlamak ve daha fazla yatırımlarla sıkıntıları aşmak olduğu belirtilmişti…

Şimdi referandum sonuçları mecliste temsil edilen ve edilmeyen tüm siyasi partiler tarafından olduğu gibi, ilgili çevreler tarafından da daha sağlıklı bir ortamda değerlendirilmektedir. Bundan sonra atılacak olan adımlar merakla beklenmektedir.

Her şeye rağmen Türkiye, üzerinde yaşadığımız coğrafyada bölgesel bir güç olarak, yalnız Kıbrıs konusunda değil, Suriye ve bölgedeki diğer konularda da söz sahibi ağırlıklı bir ülke olduğunu kanıtlamış bulunmaktadır. Bu nedenle gereksiz tartışmalar dönemi artık geride kalmalı, o sayfa kapanmalıdır. Çünkü yeni bir sayfa açılmış bulunmaktadır ve diğer ülkelerde olduğu gibi, sonuca saygı duyulmalıdır.

Sahip olduğu potansiyelin ekonomik kalkınma yönünde kullanılacağı aşikârdır. Eskiden beri Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip eden Kıbrıs Türkü’nün istek ve beklentisi de istikrarlı bir anavatan, güçlü bir Türkiye’dir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.