Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

27.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Büyük Han’dan sonra, bir Osmanlı eseri daha: Kumarcılar Hanı

Kıbrıs konusundaki toprak tartışmalarında yüzdelikler havada uçuşurken, tarih sayfalarını geri çevirdiğimizde, Ada’da Türklere ait mülkün şimdikinden çok daha fazla olduğu ve zaman içinde başta vakıf malları olmak üzere; Türklere ait mülklerin kasıtlı ve bilinçli bir şekilde Rumlara peşkeş çekildiği bilinmeyen bir gerçek değildir. Bu konu rakamlarla ve yüzdeliklerle tarih sayfalarında yerini almaktadır.

Yalnız Türk ve Rumların değil, yabancı turistlerin de ilgi odağı olan tarihi Osmanlı eseri Büyük Han’dan sonra, yine değerli bir eser olan Kumarcılar Han’ı geçen çarşamba günü düzenlenen törenle açıldı. Aslında çok önceleri açılması gerekirken, her zaman olduğu gibi çeşitli nedenlerle ertelemeler yaşandı… Başbakan Hüseyin Özgürgün, eserin 500 yıllık geçmişi olan bir tarihi canlandırdığını ifade ederken Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, Kumarcılar Hanı’nın ülke turizmine ve bölge esnafına ciddi kazanımlar sağlayacağı inancını belirtti.

Mal sahibi turizmci Aziz Kent de, hanı kullanımına aldığı yıllarda Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’la yaşadığı diyalogları anlattı ve ülkedeki bürokrasi aşılırsa yatırımların kolaylaşacağını vurguladı.

Açılış münasebetiyle yapılan konuşmalarda, gerekli katkıyı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne teşekkür edildi.

Bu tarihi, güzel mekanı Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Başkanı ve akademisyen Şevket Öznur’la dolaşırken, bana Mehmet Ertuğ’un “Gizemli Büyük Han (Dünü-Bugünü)” isimli eseri takdim etti. 240 sayfalık eserde Büyük Han’ın eski fotoğrafları da yer alıyor. ‘Neden gizemli?’ başlıklı yazıda, “Ustasından tutun, kimin yaptırdığına, içinde yaşananlara, türlü amaçlarla kullanılışına kadar Büyük Han, birçok bilinmezlere ev sahipliği yapmış; içerisinden gerçekten pek çok gizemli olay yaşanmış bir handır” deniliyor.

Mehmet Ertuğ, kitabın ‘Giriş’ bölümünde, “Büyük yardımlarını gördüğüm Vakıflar İdaresi’nden Mustafa Kemal Kasapoğlu, fotoğraf arşivi ve anıları ile büyük katkılarından dolayı Erdem Öztürk ve yine anılarını anlatan Hasan Yılmaz, kitabın basımını gerçekleştiren Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği’ne ve katkı sağlayan herkese en içten teşekkürlerimi sunarım” diyor.

Bir zamanlar Kıbrıs’ta pek çok han vardı. Yalnız Lefkoşa’da 18 hanın bulunduğu biliniyor. Büyük Han, Kıbrıs’ın en büyük hanıdır. Kumarcılar Hanı ile birlikte günümüze kadar varlıklarını sürdürmüş, Osmanlı döneminin ilk ve en önemli eseridir. Babası hancı olan ve yıllarca handaki bir odada yaşamış Erdem Öztürk, yıllar sonra burayı ziyaretinde kaldığı odada adam asıldığını babasından (Hancı Sadi Usta) ve Kahveci Enver’den dinlediğini anlatır. Hasan Yılmaz’a göre bir ara Büyük Han’da 10 Rum ailesi de yaşıyordu. Bunlardan hatırladıkları yapıcı ustası Fidi ve çörek satıcısı Golidiri…

Mehmet Ertuğ, Erdem Öztürk ve Hasan Yılmaz’ın, Büyük Han ve Kumarcılar Hanı ile ilgili büyük önem taşıyan anıları oldukça ilginç. Mutlaka okunması ve bilinmesi gerektiğini salık veririz.

***

Tuğgeneral Dr. Nihat İlhan ve acı ve hüzünle geçen bir ömür

Hayatı hep hüzünle geçti… Bir ömür yüzü gülmedi Nihat İlhan’ın… Biz, onu Binbaşı Nihat İlhan olarak bilirdik. Daha çok ‘Doktor Binbaşı’ diye anılırdı… Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’nda görevliydi.

21 Aralık 1963 tarihi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkıldığı ve Türklerin silah zoruyla ortaklıktan atılarak, yok edilmek için düğmeye basıldığı gündür. 21 Aralık 1963, Enosis’i gerçekleştirebilmek için hazırlanan ‘Akritas Planı’nın uygulamaya konulduğu tarihtir.

Bundan tam 3 gün sonra, 24 Aralık 1963’te, Yunan subayları komutasındaki silahlı Rum çetelerinin Kumsal’a baskını sonucu, Nihat İlhan’ın eşi ve 3 çocuğu hunharca katledilmişti… Bugün o ev ‘Barbarlık Müzesi’ adını taşıyor. Birkaç yıl önce Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun toplantısı için gittiğim Elazığ’da, eşi ve çocuklarının kabirlerine ziyarette bulunarak, dua etmiştim… Önceki gün vefat eden Tuğgeneral Dr. Nihat İlhan da yanlarında toprağa verildi. Dayanılmaz acıyı bir ömür içine gömmüştü…

Cenaze törenine KKTC adına bir heyetle birlikte Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’ün katılması bir saygının nişanesidir, vefa borcudur. Dürüst konuşmasında, “Biz Nihat İlhan gibi Anavatanımızın değerlerini sonsuza kadar yaşatacağız. KKTC’nin her karış toprağında onların emekleri, terleri ve kanları vardır. Değerli komutanımızın katledilmiş eşi ve 3 çocuğu asla hafızalarımızdan silinmedi, unutmamız mümkün değildir. Çünkü tarihte yaşanan bir takım gerçekleri eğer unutursak geleceğimize doğru bir şekilde gidemeyiz” dedi.

Allah’tan rahmet dileriz. Mekânı cennet olsun.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.