Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

13.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Cinayet işleyeni ‘Gönder gitsin’ demekle olmaz!..

Crans-Montana’dan sonra müzakereler çöktü. Federasyon falan hepsi de hikâye… Kıbrıs Türkünü 50 yıldır masada oyalayanlar, elbette yeni manevralar, yeni taktikler uygulayacak, virgül koydukları yerden itibaren devam etmek isteyeceklerdir. O zaman da şartsız şurtsuz, hiçbir şey olmamış gibi, kuzu kuzu masaya oturacak olursak yandığımız gündür. Burnumuzdan fitil fitil getirirler…

Crans-Montana’dan sonra başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere; devlet ve hükümet yetkilileri ne dedi?

“Dünyanın sonu değildir. Herkes kendi yoluna… Öncelikle evimizi düzene sokmak zorundayız.” Akıncı daha geçen gün Erenköy Direnişi’nin yıldönümünde yaptığı konuşmada, tanınmasa da KKTC’nin bir gerçek olduğunu vurgulamıştı…

Evet; yasama, yürütme, yargı organları ve tüm demokratik kurumlarıyla Ada’nın kuzeyinde bir devlet vardır. Ama devlet olmanın gereklerini yerine getirmek de zorunluluktur. Devlet varlığını hissettirdiği oranda vatandaş da karşılığını verir, saygısını gösterir.

Son örnek T&T olayıdır. Maliye Bakanlığı, T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi Ticareti Şirketi Ltd’nin ödenmemiş vergi borcu nedeniyle gelirlerine haciz koyunca ne oldu? Şirket apar topar yükümlülüklerini yerine getirdi. Üç milyon Euro’yu ödedi ve haciz kararı kaldırıldı.

Hani ‘Devletin kanunları karşında boynumuz kıldan ince’ diye boşuna dememişler…

Keşke her konuda da aynı kararlılık, aynı duyarlılık gösterilebilse…

Mesela Değirmenlik Dağ yolunda geçen yılın sonlarına doğru meydana gelen feci kaza unutulmuş değildir. Herkesin belleğindedir. Özellikle de canı yanan, ocaklarına ateş düşen ailelerin… O kazada 17 yaşında İlayda, 16 yaşında Sude ve kamyonla çarpışan minibüsün şoförü Denktaş Mutluel yaşamlarını yitirmişlerdi… Kuzey Kıbrıs’ta günlerce o kaza konuşulmuş, kaza kurbanları gözyaşları arasında toprağa verilirken çığlıklar yükselmişti…

Kaza, 29 Kasım 2017 tarihinde saat 07.05’te yönetimindeki NJ 338 plakalı birleştirilmiş TIR ile Değirmenlik –

Girne anayolunun 8-9 kilometrelerinde Girne istikametine doğru seyrederken, yolun solunu tutmadan, dikkatsizce ve tehlikeli bir şekilde yolun sağına geçip, o esnada Karaağaç’ta sakin Denktaş Mutluel’in yönetimindeki THP 570 plakalı otobüsle çarpışması sonucu meydana gelmişti…

Çarpışmadan sonra birleştirilmiş TIR, otobüsü altına alıp, yokuş yukarı 26 metre de sürükledikten sonra, demir bariyerlere çarpıp, yerinden sökerek durabilmişti…

Üç kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin de ağır şekilde yaralandığı söz konusu kazadan sonra TIR şoförü Safa Güngör 6 yıl 8 ay hapis cezası almış, 10 yıl da trafikten men edilmişti…

Şimdi kalkıp da bir nevi cinayete neden olan, üç kişinin ölümüyle sonuçlanan bir kazaya sebebiyet veren kişiyi birkaç ay buradaki cezaevinde yattıktan sonra, mahkûmiyetinin geri kalan süresini çekmek üzere Türkiye’ye iade etmeye ne gerek var diye sormadan edemiyoruz.

Bu durumda canı yanan ailelerin ayaklanması, tepki koyması, isyan etmesi haksız mı?

Yalnız Türkiye’den değil, diğer ülkelerden, örneğin Nijerya’dan, Kenya’dan, Kamerun’dan, Sri Lanka’dan, Pakistan’dan, Vietnam’dan, Türkmenistan ve başka ülkelerden gelenler de bu memlekette bilerek veya bilmeyerek çeşitli suçlara bulaşmaktadırlar. Trafik kazalarına ve ölümlere de neden olmaktadırlar. Sonra da mahkemelerin uygun gördüğü cezalara çarptırılmaktadırlar. Çoğu da cezaevine gönderilmektedir.

Şimdi geri kalan mahkûmiyetlerini çekmeleri için onları da mı ülkelerine gönderelim? Bu şekilde adalet yerini bulabilir mi?

Bir zamanlar Türkiye’de Amerikan askerlerinin ayrıcalıkları vardı… Kasten veya yanlışlık eseri olsa da adam öldüren Amerikalı, Türkiye’de yargılanmaz ve ülkesine gönderilirdi… Emin olun orada hak ettiği cezayı almaz, belki de yargılanmazdı bile! Ama o günler geride kaldı. ‘Hükümlülerin iadesi’ anlaşması olmasına rağmen suç işleyene hoşgörülü davranmak, kolaylık sağlamak adaletin yerine getirilmediği izlenimi yarattığı gibi, mağdur olanların da tepkisine neden olur, acılarını tazeler.

KKTC olarak evimizi yeniden düzenlemeye çalışırken, bu tür hassas konularda daha bir duyarlı davranmak zorundayız. Devletin saygınlığını korumak ve kollamak herkesin görevi olmalıdır. En başta da yöneticilerin!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.