KTV
  • 23 Mayıs 2017, Salı 10:05
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Çözümden sonra da…

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs konusunda “Çözümden sonra da garantörlük ve asker kalmalı” dedi.

‘Fileleftheros’ gazetesi, Çavuşoğlu ile yaptığı mülakatı yayınlarken, Bakan, Türkiye’nin çözüme katkılarından söz etti, Rum tarafının anlaşma girişimlerini kabul etmeyi sürekli reddetmesinden dolayı duyulan hayal kırıklığını dile getirdi.

Rum eski Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis’in on yıl önce, Kıbrıs Rum tarafının reddettiği önerilerin uzun bir listesini yayınladığını anımsatan Çavuşoğlu, 1958’de Macmillan Planı, 1964’te Acheson Planı, 1975’te iki toplumlu anayasa, 1983’te Perez de Cuellar Belgesi, 1992’de Gali Fikirler Dizisi ve 2004’te Annan Planı’nın reddedilmesinin bunlardan bazıları olduğunu belirtti, “Kıbrıslı Rumlar bir adım bile gitmek istemiyor” şeklinde konuştu.

Yalan mı? Bunları zaman zaman dillendiriyor ve gerçek amacın zamana oynamak, yararlarını düşünerek statükonun devamını sağlamak, bu avantajlardan Türkleri yoksun bırakmak olduğunu vurguluyoruz.

Bunları anımsadıkça insanda çözüm umudu kalır mı? Ha, ‘olsun da nasıl olursa olsun’ türü bir çözüm 24 saat içinde de olabilir. Bu da azınlık statüsüne indirgenerek Kıbrıs Türk halkının sonu olur.

Rum liderliğinin öteden beri istediği bu değil midir? Hani bizdeki bazı sivri akıllılar da bazen “Çözüm hemen şimdi” diyorlar ya, çözüm dedikleri sanki de çarşıdan satın alınacak domatestir…

Başpiskopos Makarios’tan sonra başkanlık koltuğuna oturan Rum liderler de Makarios’un ‘uzun süreli mücadele’ ilkesinden sapmadan yola devam ediyorlar. Ve gidilen yolda Türklere hak yoktur, ortaklık, eşitlik kesinlikle yoktur. ‘İki toplumlu, iki kesimli federal Kıbrıs’ onlar açısından sadece kâğıt üzerinde vardır. Amaçlarına hizmet etmediğinden farkındaysanız, bunlardan pek söz etmezler. İşlerine gelmez. Çünkü onların gönlünde yatan, daha önceleri olduğu gibi, tüm Ada üzerinde hakimiyet kurmak, Türklere de ‘siz de lütfen bu adada yaşayabilirsiniz’ diyebilecek konuma gelebilmektir.

Bu nedenden dolayı mesela konu açıldığında, “Nüfus oranına göre kontrolünüz altındaki sahil şeridi çok fazladır” diyerek mesaj vermeye çalışmaktadırlar. Bir bakıma 1974 öncesinin özlemini duymaktalar.

1974 öncesi dönemler Rumlar için cennet, Türkler içinse cehennem hayatıydı. Türk halkı için dehşet ve korku dolu günler vardı. Herkes can korkusu içindeydi. Silah sesleri hiç susmazdı. Göçler yaşandı, şehitler verildi, utanç barikatlarında onurlar incindi, ecel terleri döktürüldü. Bu barikatlarda çekilen çileler yazmakla, anlatmakla bitmez. Karga avlar gibi, yollarda araçlardan indirilen Türkler kayboluyor, yıllar sonra kemikleri bulunuyordu.

Kısacası 1 Nisan 1955’ten 20 Temmuz 1974 tarihine kadar bu halk çilelerin en büyüğünü çekti. Ancak Kıbrıs gerçeklerine ihanet edercesine bu gerçekleri, geçmişte olup bitenleri Rum kamuoyundan gizlemeye çalışıyor, Kıbrıs sorununun 1974’te başladığı safsatasını yaymaya devam ediyorlar. Halbuki tarihi gerçekleri inkâr etmenin, değiştirmenin çözüme yardımcı olmayacağı aşikârdır. Bu safsatalar karşısında, “Madem öyledir, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün 1964’ten beri bu Ada’da ne işi var?” diye sorduğunuzda da afallıyorlar.

İşte bu nedenlerle Çavuşoğlu, Türkiye’nin, çözümden sonra da anavatan olmayı durdurmayacağını, garantiler sistemi içerisinde Ada’nın güvenliğini desteklemeye devam edeceğini söyledi. Çavuşoğlu, mevcut Garanti ve İttifak Anlaşmaları’nın adanın gelecekteki istikrarının garanti altına alınması amacıyla güçlü bir çerçeve sağladığını kaydetti.

Karşı tarafın tek istediği ise Garanti Anlaşması’nın kalkması, Türk askerinin gitmesidir. Bu tür söylemlerden artık gına geldi. Garanti Anlaşması olmasaydı, Türk askeri gitseydi, 43 yıldan beri bu adada süren barış ortamından eser kalır mıydı?

Onun için işimizi gücümüzü bırakıp da, Kıbrıs sorununa kafa yormaktan vazgeçelim, kendi evimizi güçlü kılalım, sürdürülebilir ekonomiyi oluşturalım, sorunları ertelemeyip üzerlerine gidelim. Bizi kurtaracak olan yol budur.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup