HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Akay CEMAL

Akay CEMAL

24.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Değil Akıncı, sabır taşı bile çatlardı!..

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ‘Sabrımız tükendi’ diyen Rum lider Nikos Anastasiadis’e yaptığı yazılı açıklama ile yanıt verirken, “Asıl sabrı tükenen Kıbrıs Türk tarafıdır” dedi.

Akıncı’nın açıklamasında, bazı anımsatmalara da yer verirken, “Sayın Anastasiadis geçen yıl Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın ev sahipliğinde yapılan bir yemeğe katıldığım ve yemekten sonra BM Genel Sekreteri ile görüşme yaptığım için protesto edip müzakerelere katılmadığını unutmuşa benzemektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı ayrıca Rum liderliğinin, kendisinin bir yemeğe katılışı ile, ‘ENOSİS’ kavramının okul çağındaki Rum gençlerinin zihinlerine sokulmak istenmesi arasındaki büyük farkı ve Kıbrıs Türk toplumunun bir bütün olarak ortaya koyduğu tepkiyi anlamak istemediğini belirtti.

Rum tarafı seçim havasına girmiş vaziyettedir. Bize göre, masada olsalar bile yapabilecekleri fazla bir şey yoktur. Özellikle Nikos Anastasiadis’in gerek sağdan, gerekse Ortodoks Kilisesi ve belirli çevrelerden oy beklentileri hesaba katıldığında, müzakere masasındaki tavrını anlayabilmek zor olmasa gerek.

Bu koşullar altında ve bu ortamda müzakere masasında bir arpa boyu yol kat etmek bile büyük başarıdır. Bir başka deyişle sonuç elde edebilmek için masada adeta iğne ile kuyu kazılmaktadır. Bunu Akıncı, “Büyük bir sabırla yürüttüğümüz müzakerelerde aylardır kararlara etkin katılım kavramının içini doldurmaya bile yanaşmamaktadırlar” diyerek izah etmeye çalıştı.

Bu husus son derece önemlidir. Olası bir federal devlette alınacak kararlar, devlete ve de halklarına yön verici nitelikte olacağından etkin katılımın rolünün önemi yadsınamaz. Adil kararlar ancak her iki tarafın da onayı ile alınabilir. Bu nedenden dolayı Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “aylardır kararlara etkin katılım kavramının içini doldurmaya bile yanaşmamaktadırlar” şeklindeki sözlerini bir yerlere not etmek gerekir.

Rum tarafı olarak, her fırsatta Garanti Anlaşmaları ve Türkiye’nin buradaki askeri varlığını gündeme getireceksin, bu konuda kampanyalar yürüteceksin, müzakere masasında da ‘kararlara etkin katılım kavramının’ içini bile doldurmaktan kaçınacaksın.

Olası bir çözümde federal devletin hükümetinin kararlarını verecek olan mekanizma 1960’ta da çalıştırılmamış, anayasa, Türk olan Başkan Yardımcısı’na veto hakkı tanımasına rağmen, Makarios ve bakanları bildiğini okumuştu… Zaten esas niyetleri de ENOSİS olduğundan, kısa bir süre sonra 21 Aralık 1963’te Türk ortağı silah zoruyla devletten atmışlardı…

O günden bu güne Türk ortağa yapılan bunca haksızlıklar karşısında, iyi niyetle ve samimiyetle her şeye rağmen çözüm çabalarını inatla ve ısrarla sürdüren Kıbrıs Türk tarafında Akıncı’nın dediği gibi sabır mı kaldı? O sabır çoktan tükendi. Kıbrıs Türk tarafı ‘kararlara etkin katılım kavramının’ içinin doldurulmasında ısrar ediyor, ama Rum tarafı buna yanaşmıyor. Bunun anlamı, sahip oldukları avantajları tek başına kullanmak ve Türkleri ortak etmemektir.

Son gelişmeler karşısında ortadan kaybolan ve Münih’te bazı konferanslara katılan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nın hiç mi diyeceği yoktur? Malum son görüşmede Anastasiadis kapıyı sert bir şekilde vurup çıkınca Eide yüzeysel bir açıklama yapmış, Akıncı da “Eide olup bitenlerin yarısını açıkladı” demişti…

Gözleri önünde cereyan eden olayın yalnızca yarısını açıklamak bir BM yetkilisine yakışır mı?

***

Kliridis Başkan, Müderrisoğlu da Başkan Yardımcısıydı…

Larnaka (İskele) kökenli merhum Doktor Orhan Müderrisoğlu, bir dönem Kıbrıs Türk toplumunun öncülerindendi… Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın yakın çalışma arkadaşlarından olup, Rumlarla ortak cumhuriyetin kurulmasından sonra Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcılığı’na seçilmişti…

Başkan Glafkos Kliridis yorulduğunda, ya da olmadığında meclis oturumlarını Başkan Yardımcısı olarak Dr. Orhan Müderrisoğlu yönetirdi… Ara verdiklerinde merhum Kemal Aşık’la birlikte odasına gider, kahvesini içerken bol bol sohbet ederdik…

Eşi Sevgi Müderrisoğlu’nun vefat haberi üzerine bunları yazma gereğini duyduk. Dün İstanbul’da toprağa verilen Sevgi Müderrisoğlu’na Tanrı’dan rahmet, Müderrisoğlu ailesine başsağlığı dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.