KTV
  • 03 Ocak 2017, Salı 8:33
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Direkt uçuşlar olsaydı, kim tutardı KKTC’yi?..

Arkadaşımız Ali Cansu’nun, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile röportajını okuyunca bir kez daha turizm sektörünü değişik açılardan irdeleyelim dedik. Ataoğlu şimdi bile kış turizminde eski yıllara göre hayal olan yüzde 70 doluluk yaşandığını, 2017’de turizmin daha iyi bir noktada olacağını söyledi.

Güneyi ile kuzeyi ile Kıbrıs, yılın 365 günü turizme elverişli iklime sahip bir konumdadır. Böyle olmasına rağmen, güney tarafı, bundan belki de fazlasıyla nasibini alabilmekte, ama kuzey tarafı alamamaktadır. Arada büyük fark vardır ve elbette nedenleri de bilinmiyor değildir.

Güney Kıbrıs, tanınmışlık avantajını kullanarak, direkt uçuşlarla turist taşımakta, ama Kuzey Kıbrıs bunu yapamamaktadır. Bazen anlaşmalı charter seferler olsa da, yeterli değildir.

Ekonominin ‘lokomotifi’ olarak da tanımlanan turizm sektörü bazı ülkeler için adeta ‘can suyudur.’ Turizm sektöründen elde ettikleri kazanımlarla ülkeyi çekip çevirmektedirler. Bizde turizmin yanı sıra, eğitimin, bir başka deyişle üniversite sektörünün ülke ekonomisine enjekte ettiği katkılar inkâr edilemez! Yüz bin rakamına dayanan öğrenci sayısı telaffuz edildiğinde, Rumların gözleri açılmakta, inanmak istememektedirler.

Ada’nın kuzeyi olarak, güneyinden ‘fazlamız var, eksiğimiz yok.’ Aynı iklim kuşağında olmakla birlikte, doğanın bakirliği bakımından daha avantajı bir durumdayız. Sahillerimizin de turizme daha elverişli olduğu bir gerçektir. Hatta bu yüzden birçok Rum aile, yaz mevsiminde bizim sahillere akın etmektedir. Tarihi ve kültürel miras açısından ise üstünlüğümüz tartışılmaz… Ama çevre olayında çok gerilerdeyiz. Turistlerce sorgulanmaktayız. Daha başka eksilerimiz de vardır, ancak genelde artılarımız fazladır.

Vaziyet bu merkezde iken, Bakan Ataoğlu’nun, yerel ürünlerin turizme kazandırılmasına ilişkin çalışmaların yapıldığına dair sözüne de takıldık. Her bakan geldiğinde bu konu da gündeme gelir. Yerli ürünlerin otellerimizde tüketilmesi meselesi bu kadar zor mudur? Yıllardan beri aynı konu gündemi meşgul etmektedir.    Engelleyen mi vardır, onu da bilelim.

Her neyse; turizmde yeterince mesafe alınamamasının en önemli nedeni, direk uçuşların olmamasıdır. Bu açığı Türkiye vasıtasıyla aşmaya çalışsak da; turist dolaylı değil, direkt uçuşu tercih etmektedir. Turist için değil her saat, fakat her dakika önemlidir.

Bu gerçekleri dikkate aldığımızda, bu ülkeye en büyük kötülüğün kısa adı ABAD olan Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından yapılmakta olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlarız.

Sonuçta, bu toplumu ezmek, sindirmek, diz çökmesini sağlayabilmek için çok uğraştılar, çok tuzaklar kurdular, tezgâhlar oluşturdular. Rum ve Yunan tarafı ile el ele vererek, çökmemiz ve boyun eğmemiz için uluslararası platformlarda kararlar ürettiler, uyguladılar. İşte bunların en önemlilerinden biri de ‘sözde adalet divanı’ dediğimiz Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın insanlık dışı kararıdır.

Kıbrıs Türkünü dünyadan izole etmenin, ekonomik ambargo uygulamanın düpedüz bir insanlık suçu olduğu bilinmiyor mu?

Kıbrıs’ta soruna çözüm bulunmadan Rum tarafını Avrupa Birliği’ne almak da, AB’nin bizzat kendisi tarafından koyduğu kuralları çiğnediği anlamında değil midir?

Ada’nın kuzeyindeki Türk halkının, tüm bu baskılar karşısında teslim olması ve Rum egemenliğini kabul etmesini bekleyenlerin, gün gele işledikleri insanlık suçundan yargılanmaları gerekir. ABAD’ın ambargoları uygulanmamış, Annan Planı sonuçlarına dayanarak, AB verdiği sözlerden caymamış olsaydı, bu ülke direk uçuşlarla turizmde bu günkünden çok daha iyi bir yerde ve rekabet edebilir bir noktada olurdu.

Bunları bilmek ve sorgulamak gerekir. Bu arada Türkiye’nin destek ve katkıları sayesinde diz çökmediğimiz gerçeğini de özellikle bilmek gerek. Varsın ambargo kararlarına dayanarak, direkt uçuşları engellesinler, Türkiye üzerinden çıkış yolumuza devam ederiz. Tabii ki, son zamanlarda anavatanda tırmandırılan terör olaylarının da, Türkiye kanalıyla gelen turistler üzerinde bazı etkileri olabilir. Bunu da hesaba katmak zorundayız. Ancak en büyük dileğimiz, Türkiye’de terörün kökünün kazınması ve perde gerisindekilerin de kamuoyuna teşhir edilmesidir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
5 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 2 2 3 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 8 2 1 5 -10 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 20.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup