KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

26.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Doğa hataları asla affetmez; gazabına uğramaya gerek!..

Gündem, Girne ve yöresinin sele teslim olması, sular altında kalması… Her taraftan dereler aktı, tam anlamıyla hayat felce uğradı… Evleri su bastı; polis, itfaiye, Sivil Savunma, belediye, kaymakamlık, velhasıl ilgili tüm birimler seferber oldu. Yoğun yağış ve yolların sularla kaplanması sonucu zor anlar yaşandı.

Anlayacağınız şiddetli sağanak yağış, dağdan kaya parçalarını da beraberinde getirince tam bir karmaşa, daha doğrusu felaket yaşandı, beyaz bayrağı çektirdi…

Dünya üzerinde doğal afetleri önleyebilmek tam anlamıyla mümkün değildir. Örneğin aniden patlayan yanardağın lav püskürtmeye başlamasıyla nereye kadar etkili olacağı bilinemez. Aynı şekilde bir depremi önleyebilmek mümkün değildir. Hele tsunamiye dönüşürse… Yangına erken müdahale edilebilirse can ve mal kaybı önlenebilir de, geç müdahale edilirse ‘Ölen ölür kalan sağlar bizimdir’ misali her şey yanar, kül olur. Hortum geçtiği yerleri siler süpürür, arkasında derin izler bırakır…

Yıldırım düşer de, devletin dairesinde paratoner yoksa, var da çalışmazsa başınıza neler geleceği bilinmez.

Ülkemiz iklim bakımından genelde kuraktır. ‘Ne olur artık yağmur olsa, her taraf sulansa, ekinler topraktan püskürse’ diye çoğu kez dua eder, temennilerde bulunuruz. Hele geçimini çiftçilik, hayvancılıkla, sebze-meyve üretmekle kazananların gözleri hep havadadır. Yağmur, onlar için bir umut, bir moraldir. Yağışlı havalarda gözlerinin içi güler.

Bir berekettir yağmur. Bazen de felakete dönüşebilir… Önleyebilmek kolay değil, hatta imkânsızdır. BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi bile buna çare bulmuş değildir, bulamazlar da! Dünyada en fazla depremin meydana geldiği Japonya, bir takım önlemler sayesinde insanca zayiatı azaltmayı başardı. Hepsi o kadar.

Son olarak Girne’nin, Karaoğlanoğlu ve yöresinin yaşadığı sel felaketinin kat kat fazlasını sık sık yaşayan ülkeler vardır. Örneğin ABD’de bu yüzden ve de hızı saatte şu kadar esen fırtınalardan, kasırgalardan yüzlerce kişi hayatını kaybetmektedir.

Burası küçük bir ülkedir, ancak dünyadaki iklim değişikliklerinden de nasibini almaya başlamış bulunuyor. Ona göre geç de olsa gerekli önlemleri almamız, bu güne kadar yaptığımız yanlışları düzeltmemiz ve ayağımızı denk almamız gerekir. Hatta bu bir zorunluluktur.

Ancak toplum olarak genelde 1974 sonrasında özgürlüğe, barışa, mutluluğa kavuşurken, zaman içerisinde bazı özelliklerimizi de yitirdik, yozlaştırdık. Tek kelimeyle ‘doyumsuz’ olduk. ‘Yapanın yanına kâr kalır’ ilkesini ters çeviremedik ve yalnız Girne ve yöresinde değil, tüm yerleşim birimlerinde plansız yapılaşmaya göz yumduk. ‘Ne oldum delisi olduk’ adeta. Derelerin mecrasını değiştirerek, oralara havuzlu - havuzsuz villalar diktik, gelişigüzel konutlar, işyerleri yaptık. Tüm uyarılara rağmen bu konularda ciddi tedbirler alındığını iddia edemeyiz.

İşte bu yüzden zaman zaman doğanın gazabına uğramaktayız. Doğanın kanunu hatayı affetmez. Siz yüzyıllardır kendi tayin ettiği mecrasında akan derenin, suyun önünü tıkar ve oralara inşaat yapar, ya da dağdan akan suyun önünü molozlar ve başka atıklarla tıkarsanız, su kendine başka yön çizer ve mutlaka akacak yol bulur. ‘Su gideceği yolu bulur’ diye boşuna dememişler…

Plansız ve programsız çarpık yapılaşma öylesine tehlikeli boyutlara ulaştı ki, bunun eserini ülkemiz turizminin incisi, turistik kentimiz Girne ve yöresinde acı dolu bakışlarla yaşadık ve izledik. Bunda gelmiş geçmiş tüm siyasi partilerin, yönetimlerin sorumluluğu vardır.

Bu saatten sonra yapılması gerekenlerin ne olduğunu ilgili ve yetkililer çok daha iyi bilmektedir. Biz bu uyarıları yıllar öncesinden yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Kuzey Kıbrıs’ı sahipsiz bir ülke konumuna getirmeye kimsenin hakkı yoktur.

Aksi halde doğanın gazabı öyle bir gelir ki, üzerinize bir kâbus gibi çöker ve altından kalkamazsınız!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.