Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

11.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Doğalgaz ve seçimler daha ağır basarsa…

ENOSİS’in yıkıp devirdiği müzakere masası BM tarafından yeniden kuruldu. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, bugün sosyal içerikli değil, fakat resmi bir toplantıda bir araya gelecek ve ‘Nerde kalmıştık’ diyerek konuşmaya başlayacaklar.

Zaten yarım yüzyıla yakın bir süredir konuşulmuyor mu? Konuşulmadık, irdelenmedik nesi kaldı ki? 1968’den beri konuş da konuş; görüş de görüş… Sanki de nükleer silahları konuşuyoruz. Sanki de yeni keşfedilen bir uyduda yaşam koşulları olup olmadığını araştırıyoruz.

Sonuçta avuç içi kadar bu ülkede bozulan ortaklığı yeniden kurabilmenin çabalarını gösteriyoruz. Bizim taraf bu çabayı gösterirken, acaba karşı taraf da gerçekten samimi bir şekilde benzeri çabayı gösteriyor mu, yoksa bizimle dalga mı geçiyor, zamana mı oynuyor? Yoksa doğalgazdan dolayı ihya mı oldular? ‘Siz de kim oluyorsunuz’ gibisinden ortaklığa layık mı görmüyorlar? Bu nedenle eveleyip geveleyip topu Türkiye’ye atma sevdasına mı kapılıyorlar?

Çetrefilli konular geldi mi, zoru görünce Türkiye’yi suçla suçlayabildiğince… İşin kolayına kaçma buna derler.

Öyle anlaşılıyor ki, bu kez kazın ayağı hiç de öyle olmayacak. Zaten Türk tarafında ‘Yeterince oyalandık, daha fazlasına tahammülümüz kalmadı’ şeklindeki kanı giderek yaygınlaşıyor. Her ne kadar takvim ve hakem yoksa da; Özel Danışman Espen Barth Eide ne güne duruyor? Kaldı ki, Akıncı da Nisan ve Mayıs aylarının belirleyici olacağını açıklamadı mı?

Cumhurbaşkanı ayrıca önümüzdeki iki ayda BM’ye önemli görevler düştüğünü söyleyerek, “Hem iki taraf, hem de garantörler arasında çok ciddi bir mekik diplomasisi yürütülmelidir. Köprü kurucu düşünce ve öneri istiyoruz” dedi.

Ya Rum tarafının aklı fikri doğalgaz ve seçimlerdeyse?..

Merak etmeyin, onu da anlayacağız. Çok kalmadı.

 

***

 

Sosyalist geleneğin savunucusu

Yalçın Okut geçti bu diyarlardan

 

Ali Baturay dünkü yazısında, geçen gün yaşama veda eden ve dün defnedilen Yalçın Okut’u detaylı biçimde anlatıverdi… 1968 kuşağındandı ve sol düşüncenin şiddetli savunucularındandı… Onun gibi kaç kişi kaldı diye sorsak, alacağımız yanıtı herhalde siz de tahmin edebilirsiniz.

Savunduğu idealler uğruna arkadaşlarıyla tartışmaktan hiç kaçınmadı. O tartışmalarda bile kimseyi kırmamaya, ama ikna etmeye özen gösterirken, fikirlerinde haklılığın nedenlerini anlatabilmek için uğraştı, durdu. Hayatı boyunca sade bir yaşamı oldu. ‘Afrika’ gazetesindeki yazılarında da konuları kendi inandığı açıdan ısrarla ve inatla savundu, durdu. Haberi işittiğimiz gün bir vesile ile Kazım Denizci ile sohbet ederken, Yalçın’dan bahsetmiştik. Bizi duydu muydu, yoksa kulakları artık çınlamaz mıydı? “Teker teker gidiyoruz, yapacak bir şey yok. Elimizden ne gelir?” diye mırıldanmıştı Kazım.

Abisi, Kıbrıs Türk Hava Kurumu’nun uzun yıllar başkanlığını yapmış merhum Hilmi Aka’nın damadı Kaya Okut, kardeşim Türkay Ilıcak ile yüksek tahsilde de, mücahitlik yıllarında da hep birlikteydiler… Dolayısıyla Kaya’nın kardeşleri Yalçın, Fikret ve Cemal ile de sıkı fıkı olmuş, ben de Okut ailesini o dönemlerde tanımıştım… Aslen Güney’de kalan Akaça köyündendiler. Geçen yılın sonlarına doğru Ledra Palace yolunda ‘Hamurcu’da buluşmuş ve Ahmet Necati Özkan’ın da bulunduğu masada epeyce sohbet etmiştik…

Son zamanlarda kendisini görememiştim…

Gerek ailesi, gerekse dostlarının ölüm ilanında Yalçın Okut için “1968-1978 yılları arasında Türkiye’de yüksek öğrenim gören üniversite gençliğine sosyalist geleneğin aktarılmasında önemli görevler üstlenen, sıkı bir Marksist, yurtsever bir insan” olarak söz ediliyor.

Gerçekten de öyleydi. Çok kişi sonraları fikirlerinden, ilkelerinden şaştı, ama o kesinlikle şaşmadı. Allah’tan rahmet, ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.