Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

13.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Doktor Fazıl Küçük, Denktaş ve merhum Necati Taşkın…

Uzun yıllar yaşamını Londra’da sürdürdükten sonra vatanına dönen bir dostumuzla buluşmaya gidiyorduk… Ta Mehmetçik köyüne… Hem de gece vakti.

İngiltere başkentinde, Newington Green’de çalıştırdığı ‘Truva Turizm ve Seyahat Acentesi’ ile adı adeta özdeşleşmişti Akil Bilgili’nin… Merhum Mehmet Galatyalı’nın abisi. Şimdilerde çoğu zamanını köyünde geçirmekle birlikte, gene de bir ayağı Londra’da.

Milletvekili Ersin Tatar’a “Bir akşam Mehmetçik’e geleceğinde ne olur, Akay Cemal ve Ahmet Tolgay’ı da getir” diye ricada bulunmuş… Yılların dostu Akil Bilgili ve arkadaşlarıyla güzel bir gece geçirmiştik…

Kadim dostum Ahmet Tolgay, arabada sohbet sırasında, önümüzdeki günlerde merhum sendikacılardan Necati Taşkın’la ilgili bir kitabının çıkacağını, benim de Taşkın’la ilgili anılarım olduğunu, yazıp da kitapta uygun bir yere koymak istediğini söyledi.

12 Ocak Necati Taşkın’ın ölüm yıldönümü, 13 Ocak Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ve 15 Ocak da Kıbrıs Türk Halkının Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün ölüm yıldönümü… Arada bir tek 14 Ocak alıyor. Bir tek gün ayırıyor Dr. Küçük’le Denktaş’ı…

Dr. Küçük de, Denktaş da 13 rakamını uğursuz sayarlardı. Birçoğunun saydığı gibi… Ancak dönemin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’ Başpiskopos Makarios da aksine 13 rakamını uğurlu sayardı… Hâlâ süregelen Kıbrıs sorununun başlangıç noktası olan 21 Aralık 1963 olaylarına zemin hazırlayan anayasa değişiklik önerilerini de 13 maddede toplamıştı… Makarios’un o mirası değil mi ki, bu ada 20 Temmuz 1974’e kadar felaketten felakete sürüklenmişti…

Konumuz bu olmadığından kısa kesiyoruz. Necati Taşkın genç, dinamik ve enerji yüklü bir sendikacıydı… Kurucu Meclis üyeliği de yapmış olup, birçok yasalarda katkısı ve emeği vardır. Yıllar önce sendikacı arkadaşları Artemel Karal ve Erdoğan Sonsal ile geçirdikleri trafik kazası sonucu yaşamlarını yitirmişlerdi…

Denktaş’ın en yakın dostlarındandı Necati Taşkın… Kısa adı TÜRK-SEN olan Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu başkanlığını yaptığından, elinin altında büyük bir potansiyel vardı… Uzun bir dönem Kıbrıs Türk köylüsü ve çiftçisiyle haşir neşir olan Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin merhum başkanlarından Hüseyin Gültekin de öyle! Niceleri gibi her ikisi de Denktaş’ın makamına diledikleri an girip çıkarlardı… Bir yerde Rauf Denktaş’ın gözü kulağıydılar.

Tabii ki, bu durum Dr. Küçük’ün dikkatinden kaçmazdı… Özellikle ortak cumhuriyet döneminde Ada’daki Türk ve karma köylerin sorunlarını saptamak üzere uzun süren bir yolculuğa, köy ziyaretlerine çıktığında Gültekin de ekibin içindeydi… Ancak Dr. Küçük, onun da sonraları Denktaş’ın safında yer aldığını biliyordu… Gerek Necati Taşkın, gerekse Hüseyin Gültekin, seçimlerde Rauf Denktaş’a önemli destek sağlamışlardı…

Ancak bir ara Taşkın, ‘kaşarlılar’ arasında sandıktan çıkamamış ve o günlerden itibaren Dr. Küçük’le araları yeniden düzelmiş, ölünceye dek dost kalmışlardı…

Bugün Lefkoşa’da bir Taşkınköy semti varsa, Necati Taşkın’a borçluyuz. Sendikacılık yaşamında işçinin, memurun ev sahibi olmasını düşündüğünden bu konularda öncülük etmiş ve Türk-Sen konutlarını yaptırmıştı…

Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olduğum dönemlerde, Sarayönü’ndeki lokale gelmiş ve gazetecilere sosyal konutlarda kontenjan verilmesi yönünde sözleşme yapmıştık… Merhum Bilbay Eminoğu’nun yanı sıra, örneğin Raif Örtunç, Mustafa Kortun, Hasan Akar ve daha nice meslektaşlarımız oralarda ikamet etmektedir.

Sapına kadar sendikacıydı Necati Taşkın. Ancak şimdilerde bazı sendika ağalarının yaptığı gibi, kendi devletini yıkmak için uğraş vermez, aksine yüceltmek için elinden geleni yapardı… İşçiyi doyuracak, tatmin edecek, ama işvereni de olumsuz etkilemeyecek, bir başka deyişle ekmek yenilen müesseseyi, kurumu çökertmeyecek şekilde bir denge unsuru yaratırdı.

Uzlaşı kültürünü en iyi kullananlardandı Taşkın. Hatta gerek İngiliz üslerinde çalışanların, gerekse ortak cumhuriyet döneminde görevde olanların haklarına halel gelmesine asla razı değildi ve pençe peş mücadele ederdi…

Günümüzdeki çoğu sendikacının Taşkın’dan alması gereken nice dersler vardır.

Bir kez daha Allah’tan rahmet dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.