KTV
  • 26 Mayıs 2017, Cuma 9:44
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Dökülen restore edilse, bu raddeye gelinmezdi!

Gazetelerde bir haber: Mağusa Limanı dökülüyor… Yalan değil. Yılların ihmali, vurdumduymazlığı ve de sorumsuzluğu. Gazimağusa’nın eski belediye başkanı Oktay Kayalp, bir gün düzenlediği basın toplantısında konuşurken, “En büyük hayallerimden biri de, bir gün Mağusa Limanı’nda bir kruz (cruise) – turistik otel gemi – görmektir” demişti.

Kayalp bunu dile getirirken haklıydı da. Ancak işittiklerimize bakacak olursak, ‘böyle dev bir turistik gemi gelmesin daha iyi’ diyorum. Allah göstermesin; gelirse rezil oluruz. Son günlerde limanı ziyaret eden Cemal Özyiğit başkanlığındaki Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) heyeti, Liman İşçileri Şirketi yetkilileriyle görüşerek, tehlikenin çok büyük olduğuna işaret etti. Açıklamada, depolama alanının tavanının deliklerle dolu ve limanın durumunun da içler acısı olduğu belirtildi.

Parmak arkasına saklanmadan ifade etmek gerekirse, Mağusa Limanı çok ihmal edildi. Zamanında bakım yapılmadı, dolayısıyla da yılların birikintisi sonucu hoş olmayan bir manzara ortaya çıktı. Niye yıllardır çivi çakılmadı?

Bu limanın hiç mi geliri yok? ‘Kişiler zengin olsun, ama devletin malı da varsın mahvolsun’ siyaseti izlenmişse ki öyle görünüyor, dökülmeyecek de, dik mi duracaktı? Bir çivi çakılmadıysa ve kendi kaderine terk edildiyse, bunun da hesabı geçmişten başlayarak sorgulanmalıdır.

“Devlet malı deniz, yemeyen domuz” diye bir söz vardır. Popülizm girdabında bu ülke çok kayıplara uğradı. Girne Yat Limanı’nda benzeri olumsuzluklar yaşanmadı mı? Bunca yıl geçmesine rağmen CMC’nin atıklarını temizleyebildik mi? Kırk üç yıldır hâlâ konuşulur. Zaman zaman bazı önlemler alındı, ama hepsi de geçici.

Mesela birçoğumuzun yakından bildiği, bir dönem Gazeteciler Birliği’nin lokali olarak da kullanılan Derviş Paşa Konağı’nın Etnografya Müzesi olarak hizmete girmesi önemli ve sevindirici bir olay. Çünkü bu ülkede ‘orman fakiri’ olduğumuz gibi, ‘müze fakiriyiz’ de! Halbuki tarihi ve kültürel zenginlikte önemli bir yeri olan ülkemizde şimdiye kadar müze sayısının ikiye katlanması gerekirdi.

Her neyse; uzun süre ihmal edilen bu eserin topluma yeniden kazandırılmasını takdirle karşılamak gerek. Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, tarihi ve kültürel değer taşıyan binaların çoğalması için çalışmaların devam edeceğini söyledi, Kuzey Kıbrıs’ın gelecekte turizm alanında çok önemli gelişmelere sahne olacağını kaydetti.

Evet; Mağusa’nın yanı sıra, Lefkoşa’da da restore gerektiren o kadar çok bina vardır ki, bunların bir kısmı zamanla çökmekte ve ne yazık ki kaybolmaktadır. Tabii ki bu konularda mali imkân en önemli unsurdur. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’ne teşekkür etmek gerek.

AB yetkilileri, Kuzey’de Rumlardan kalan ne kadar kilise varsa, o konuda cömert davranmakta, ancak konu Türklere ait eserlere geldi mi cimrileşme başlamaktadır. Bu durum da kimsenin gözünden kaçmamaktadır. Adnan Işıman arkadaşımız bir gün bu konuda şöyle demişti: “Akıncılar köyünde ovaların orta yerinde sadece temelleri kalmış derme, çatma bir kilise kalıntısı AB’den destek alan birimler tarafından yeniden inşa ediliyor ve ibadete açılıyor. Sizce bu uygulama şekli sadece masumane ibadetten ibaret mi? Ben böyle olduğunu düşünmüyorum.”

***

“Türkiye’ye vermektense, Ürdün ve Lübnan’a veririm daha iyi…”

Rum lider Nikos Anastasiadis, zamana oynama ilkeleri çerçevesinde ahkâm keserken, Rum Yönetimi ile Ürdün arasında askeri işbirliği anlaşması imzalandı. Bu arada Avrupa Birliği’nin, Türkiye’ye göçmenler konusundaki ekonomik yardımı çerçevesinde, Güney Kıbrıs’ın, payına düşen 2,3 milyon Euro’yu, Türkiye yerine Ürdün ve Lübnan’a vermeye karar verdiği belirtildi.

Bu jestten dolayı Ürdün Kralı Abdullah, Rum tarafına teşekkür etti ve AB içerisinde Ürdün’e sağladığı destekten ötürü teşekkür etti ve geliştirilen kardeşçe ilişkilere övgüde bulundu.

İşte Rum’un politikası böyledir. AB, göçmenler konusunda 4 milyona yakın göçmene kucak açtığı için Rum Yönetimi’nin payına düşen 2,3 milyon doların Türkiye’ye verilmesine dair karar alıyor. Ama AB üyesi ülke Güney Kıbrıs, işine gelmediği için AB’nin kararına uymuyor ve “Türkiye’ye vermektense, bu parayı Ürdün ve Lübnan’a veririm” diyor.

O nedenle kimlerle dans ettiğimizi iyi bilelim.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup