Cyprus Today sol
  • 27 Şubat 2018, Salı 8:27
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Donald Tusk, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü körüklüyor!

Bazen bilgisayarın azizliğine uğrarız. Önceki gün de öyle oldu. Yanlış bir tuşa dokunduk, yazı gitti, bir daha da gelmedi. Ekran bomboş. O nedenle dün yazı çıkmadı.

Konu, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın, Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmalarına, Ege’de de Yunan maceracılarına destek çıkmasıydı… Amaç, her iki üyesini de okşamak, buna karşın Türkiye’yi suçlamak ya da aklınca tehdit etmek!

Turk’a göre; ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, ‘Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) hidrokarbon çalışmaları sürdürmesi, hem AB, hem de BM hukukuna uygunmuş, bu nedenle Türkiye rahatsızlık çıkarmasınmış!..

Rum tarafının, Kıbrıs sorunu çözümlenmeden ve de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin oluşumunu sağlayan anlaşmalara aykırı olmasına rağmen AB üyeliğine alınması, AB’nin veya BM’nin hukukuna uygun muydu? Evvela Tusk buna yanıt versin de, ona göre tehditler savursun. Zamanında AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen bile emekli olduktan sonra, acı bir itirafta bulunmuş ve “Sorun çözüme kavuşmadan, Rum tarafının üyeliğe alınması hataydı” demişti… Belki de vicdanından gelen ses söyletmişti bunları… Belki de Türklere yapılan haksızlı dile getirmek istemişti.  Ama emekli olduktan sonra!  Görevdeyken “Kıbrıs sorunu çözülse de çözülmese de, Rum tarafını üyeliğe alacağız” diyordu…

Avrupa Birliği, tek yanlı ve haksız kararla Rum tarafını üyeliğe almakla en büyük hatayı yapmıştı… Karar siyasi idi ve emir de büyük yerlerdendi. Sırf AB üyeliğiyle Rum tarafını ödüllendirmek, aynı zamanda kullanarak, Türkiye üzerinde baskı unsurları yaratmaktı. Hala aynı değil mi? Tek amaçları ‘Yama politikası.’

Şimdi de başımıza bir Tusk çıkıverdi. Ona göre; Yunanistan, Türkiye’nin burnunun dibindeki Kardak Kayalıkları’nda dilediği gibi at oynatacak, buna karşı Türkiye sesini çıkarmayacak. Rum, Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramalarını sürdürecek, ama Kıbrıslı Türklerle Türkiye ses çıkarmayacak!

Yağma yok! Ne Doğu Akdeniz Rum’un malı, ne de Ege Yunan gölüdür! Donald Tusk’ın sözünü ettiği o ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ 21 Aralık 1963’te silah sesleri arasında defnedilmişti… O günden bu güne de, Kıbrıslı Türkleri temsil etmeyen Rum egemenliğinde bir yönetimdir. Bir başka deyişle, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ aynı tarihte ortaklardan biri olan Kıbrıslı Rumlar tarafından işgal edilmiştir. İşgal halen sürmektedir. Kıbrıslı Türklerle birlikte oluşturulan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ iki ortaklı bir devletti. Şimdilerde tek kanatlı bir kuş!

Ne acıdır ki, AB Konseyi Başkanı Tusk, Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerde Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğuna dair tek bir kelime söylemiş değildir. Bu durum ‘Politis’ gazetesinin bile dikkatini çekmiş ve Kıbrıslı Türklerin haklarından söz edilmediği yazılmıştı…

AB, tamamen bir Rum-Yunan tezgâhı olan EAST-MED projesine milyonlarca Euro ayırırken, doğalgaz arama faaliyetlerinde Rum tarafı ve Yunanistan’ın arkalarını sıvazlarken, Kıbrıs sorununun çözümüne zerre kadar olumlu katkı yapmamakta, aksine çözümsüzlüğü körüklemekte, sorunu daha da çıkmazlara sürüklemektedir.

Arkası sıvazlanan, uzlaşmaz tavrında cesaret bulan Rum tarafının, masada bir uzlaşıya yanaşacağına ihtimal verilebilir mi?

Halbuki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın konuya ilişkin yaklaşımı gayet olumludur. Akıncı, Ada’nın çevresindeki doğalgaz ve enerji yataklarının akıl yolunda birleşmesi gerektiği uyarısını yineledi, bu zenginliklerden her iki toplumun da hakkı olduğunu anımsattı. Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami de, doğalgazın yönetimi için Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Rumlarla birlikte ortaklaşa söz hakkı olacağı bir formül bulunması gerektiğini vurguladı. Rum tarafının Türkiye’yi belirli eylemler üstlenmek zorunda bıraktığını, tüm bunlara karşın işbirliği önerilerinin hala masada bulunduğunu anımsatan Nami, Kıbrıslı Türklerle uzlaşı sağlanamaması durumunda Türkiye’nin 10. Parsele de müdahale edebileceğini söyledi.

Tüm bu gerçeklere karşın, Donald Tusk’ın hiç sıkılmadan ve araştırma gereğini bile duymadan, Rum tarafına Doğu Akdeniz’de, Yunanistan’a da Kardak konusunda destek çıkması ve Türkiye’ye yüklenmesi tam anlamıyla bir aymazlıktır. Tusk’tan cesaret alan Yunan maceraperestleri Kardak’ta yeni bir deneme yaparlar mı, bilmiyoruz.

Ancak geçmişte dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Kardak Kayalıklarına Yunan bayrağı dikilmesi üzerine ne demişti?: “O bayrak inecek, o asker gidecek.”

Hem bayrak inmiş, hem de asker gitmişti!

Yine efelenirlerse kendileri bilir!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek