Cyprus Today sol
  • 17 Ocak 2018, Çarşamba 9:14
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Dr. Küçük ve Denktaş dünyayı ayağa kaldırırdı…

Kıbrıslı Türkler olarak, geride bıraktığımız erken seçimin sonuçlarını tartışaduralım, hükümet modelleri üzerine de kafa yoralım; ama unutmayalım ki, başımızı devekuşu misali kuma gömmek hakkına sahip değiliz. Yanı başımızda gelişen olaylar karşısında seyirci kalma hakkına da sahip değiliz. Aksi halde, atı alan Üsküdar’ı geçer, biz de ağzımızı poyraza açarak hava alırız.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, “Türkiye’ye nüfuz kullanılmasını sağlamaya çalışıyorum” diyerek softa şaşırtması yapıyor. Amaç, Türkiye’yi Kıbrıs’tan dışlamak, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye ile bağlarını koparmak, ondan sonra da Rum egemenliğini tüm adaya yaymaktır…

Hakkını vermek gerekirse, bizde kısır döngülü ‘Sarayönü politikasına’ karşın, Anastasiadis çıktığı yolda hedefine adım adım ilerlemektedir. O, Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkarabilmek için hiçbir fırsatı kaçırmamakta, gerektiğinde şeytanla bile işbirliği yapmaktan geri kalmamaktadır.

Türkiye’ye karşı bu denli kinci, ama Yunanistan’la da sarmaş dolaş bir liderin, Yunanistan’la ele ele vererek, başta İsrail olmak üzere; bölge ülkeleriyle ittifaklar oluşturması, nice anlaşmalara imza atması, herhalde Türkiye veya KKTC’nin kara gözü karakaşı için değildir. Kendisi ve yakınları da, bir süre önce Türkiye etrafında bir yay oluşturma amacında olduklarını itiraf etmedi mi?

Anastasiadis’in “Türkiye üzerinde nüfuz kullanılmasını sağlamaya çalışıyorum” şeklindeki sözleri de aynı amaca yönelik değil midir?

Mesela Ürdün Kralı Abdullah ve Yunanistan Başbakanı Çipras dün Güney Kıbrıs’a geldiler ve çeşitli anlaşmalar imzaladılar. Bu anlaşmalar, eğitim, sağlık, tarım ve enerji alanlarını kapsıyor. Üçlü zirvede ayrıca üç ülke arasında 3 karşılıklı ‘anlayış memorandumu’ da imzalandı.

Kıbrıslı Türkleri azınlık durumuna düşürmek, Türkiye’yi de adadan dışlamak için her çareye başvuran Rum-Yunan ikilisinin bir başka hedefi de ‘MED 7’ (Güney Avrupa ülkeleri) Zirvesi’nde gün yüzüne çıktı. Buna göre; Rum tarafı Kıbrıs’ın kuzeyini de içine alacak şekilde tüm doğalgaz yataklarını kendi egemenlik sahası içinde göstererek, BM’ye başvuruyor. Bir başka deyişle Yunanistan ile denizlerin birleştirilmesini öngören bir anlaşma yapıyor. Bir nevi ‘Denizde ENOSİS!’

Kıbrıs Türk tarafı olarak bu zihniyette olanlarla çözüm diye diye boşu boşuna 50 küsur yılımızı harcadık. Şimdi bu tehlikeli gelişmeler karşısında ses çıkaranlar kimler oldu? Meclis Başkanı Sibel Siber, Anastasiadis’in ‘sıfır garanti’ isteğini Roma Zirvesi’nde ortak mutabakata çevirdiğini belirterek, BM’nin art niyet taşıyan tek yanlı Rum girişimlerine ve mutabakatlara gerekli hassasiyetleri göstereceğine inandığını söyledi.

Sibel Siber,”Güney Kıbrıs, müzakere sürecinin çökmesine neden oldu” dedi.

Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Hedefleri Kıbrıs’ı yutmak” derken, Hasan Taçoy, Rumların ateşle oynadığını kaydetti. Ersin Tatar da, Roma’da düzenlenen zirvede kabul edilen bildirgenin Kıbrıs bölümünün Rum yanlısı olduğunu ve kabul edilemez olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu ise, Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarının korunması yönünde adımlar atılması kaçınılmaz bir hal aldı” dedi ve Anastasiadis’in tek yanlı ve yanlış politikalarının bölge için ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.

Anavatan Türkiye bu günlerde ciddi sorunlarla boğuşurken, Rum tarafı da, anavatanı Yunanistan ile el ele vererek, gizliden gizliye değil, açık bir şekilde Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için Bizans entrikaları çevirmekte, her türlü tezgâhı döşemektedir. Biz ise bunun içinde üç buçuk kişi, sanki de dünyayı biz idare edermiş gibi, hükümetçilik oyunları oynamakta, naza çekilmekte ve halkımıza hizmetten kaçınmakta, ya da bazı hesaplar peşinde koşmaktayız.

Son gelişmeler karşısında Kıbrıs Türk halkının tepkisini dile getirenler vardır ve olacaktır da! Ancak bu tepkiler yeterli değildir. Geçen gün andığımız Dr. Küçük ve Denktaş hayatta olsalardı, bu acizlik karşısında isyan eder, ortalığı velveleye verir, Kıbrıs Türkünün öfkesini, tepkisini dünya kamuoyuna duyurabilmek için her çareye başvururlardı… Onlar en zor dönemlerde bile kapıdan kovulurken, pencereden girmeyi başarmışlar, Türkiye kamuoyunu uyandırmışlar, Türkiye’nin Kıbrıs davasına sahip çıkmasını sağlamışlardı…

Rehavet dönemi artık geride kalmalıdır. Zor günler kapıyı çalmadan bir plan ve program çerçevesinde birlik ve beraberlik halinde sorunlarımıza çare bulmak, sahip çıkmak bizleri bu adada görmek istemeyenlere karşı haklılığımızı haykırmak gerek. Gün, uyuma değil, uyanma, haykırma günüdür!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 19 11 4 4 13 37
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 19 3 6 10 -14 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık