Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

15.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Efsane Sendikacı Necati Taşkın…

Ha bugün, ha yarın derken, konuların ve sorunların çokluğundan kadim dostum Ahmet Tolgay’ın yazdığı ‘Efsane Sendikacı Necati Taşkın’ kitabına bu sütunda değinemedim. Ama ‘yer yerinden oynasa da, bugün yazacağım’ diye karar verdim.

Ön kapakta, daha dün gibi hatırladığımız bıyıklı, gözlüklü, her zaman yana taranmış saçları ve anlamlı bakışıyla Necati Taşkın’ın fotoğrafını görüyoruz. Kapak tasarımı Doç. Dr. Gökçe Keçeci tarafından hazırlanırken, kitabın arka kapağında, yazar Ahmet Tolgay’ın, Taşkın’ı anlatan sözleri özetle şöyle:

“Türk-Sen’in kurucusu, efsanevi işçi lideri Necati Taşkın, emekçi ve köylü bir ailenin çocuğu olarak halkın içinden gelmiş ve kendini çok iyi yetiştirmişti. Emeğin kudsiyetini ve gücünü içselleştirmişti. 1958’de başlayıp 1983’teki elim trafik kazasıyla son bulan 25 yıllık işçi liderliğinde Kıbrıs sendikacılık tarihine en parlak sayfaları yazarak silinmez imzasını onurla attı. İlk Kurucu Meclis üyelerinden olan Taşkın’ın yaşam öyküsü soluk soluğa izlenirken, Kıbrıs tarihinin müthiş dönemlerine ilişkin nice bilinmeyenlerle de yüz yüze gelinir. Yeni nesiller bu efsanevi yaşam hakkında bilgilenmeli, bu yaşamdan etkilenmeli.”

Kitap 288 sayfadan oluşurken, 7’inci sayfada eşi Hale Taşkın, oğulları Dr. Mert Taşkın ve Zafer Taşkın’la birlikte görülüyor. Sayfalara serpiştirilen siyah-beyaz fotoğraflarda Taşkın ailesi, Necati Taşkın’ın gerek burada, gerekse Türkiye ve çeşitli ülkelerde düzenlenen uluslararası işçi sendikaları toplantılarındaki çalışmaları yansıtılıyor. Esasen ‘İçindekiler’ bölümünü okuduğunuzda, kitabın ne denli zengin içerik taşıdığı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Madem öyledir, biz de bölüm başlıklarına şöyle bir göz atalım:

“Oğul Zafer Taşkın’dan, Taşkın ailesi adına, önsöz, söze özel anılarla başlamak, ölümle randevu, oğula öğütler, iz bırakanlar, Dr. Küçük dönemi arşivlerinden, Osman Güvenir’den aydınlatmalar, söz Hüseyin Şevketoğlu’nun, Akay Cemal’in gözlemleri, Denktaş-Dr. Küçük anlaşmazlığı, Ciyas’tan gelen çocuk, köylüsü Mehmet Civa anlatıyor, eski Baf’tan çocuksu anılar, Baf’ın güreşçi Necati’si, çok atılgan bir çocuktu, Necati Taşkın için bozulan sessizlik, 1953 Baf depremi, İngiliz Kaplan Alayı, Kıbrıs’ın en çetin günleri, günümüze dek uzanan o acılar, AKEL ve ENOSİS, kısaca EOKA ve TMT, EOKA ve TMT karşı karşıya, Sendikacı Kavazoğlu ve ENOSİS’çiler, Necati Taşkın öncesi Türk işçiler, bir bereketçinin gözlemleri, Denktaş’ın sağ ve sol kolları, Taşkın’ın dostu Emircan, Taşkın-Gültekin dayanışması, özel sektör sendikacılığı, tek kişilik bando gibiydi, Taşkın ailesi, Aydın Samioğlu: O Kıbrıs’ın en önemli sendikacısı, Hüseyin Alasya’dan kazanın öyküsü, Ekingen: Kazanımlarımız onun eseri, ülkede deprem etkisi, doğum gününde cenaze töreni, Halil Üçok’un infiali, Şemsi Kâzım: Ona çok önemli bir görev verildi, Taşkın Genel Komite’de, Türk işçisinin canı avucunda, sendikal yükseliş dönemi, ‘Kıbrıs Bayrağı Geldi’, işçi haklarının yükseltilmesi, muhteşem birliktelik: Taşkın-Kotak, Kotak’tan ağıt gibi yazı, mücahitlerin rehabilitasyonu projesi, kasa-kafa-gönül birliği, sendikacılık ve siyaset, eğitim ve etik, çok güvenilen araç, önce milli dava, Özel Tahsin: Çalışma yasalarının babasıdır, Özkardaş: Bana sendikacılığı sevdirdi, onun hakkında söylenenler, son sözler, büyük oğul Dr. Mert Taşkın’dan.”

Herhalde bu kısa kısa başlıklar sizlere çok şeyler anlatıyor. Taşkın ailesi adına oğul Zafer Taşkın, babasını anlatırken özetle şunları kaydediyor:

“Babamız çalışkanlığı, dürüstlüğü ve yardımseverliği herkes tarafından takdir edilmiş, milliyetçiliği son nefesine kadar görev bilmiş Efsane Sendikacıydı. Hafta sonları bizleri maçlara götürürdü. Sıkı bir Baf Ülkü Yurdu taraftarı idi ve bir seferinde Gençlik Gücü , BÜY’nu 5-0 yendiğinde çok üzülmüştü. Favori şarkıcısı Emel Sayın’dı. Kardeş Ocağı adeta ikinci eviydi.

Babam idealist ve dürüsttü. Kişiliğine en ufak bir gölge düşmemesi için çok dikkatli davranırdı. ‘Taşkınköy Projesi’ni hayata geçirirken, kendisine bir ev dahi ayırmamış, bunları ihtiyaç sahibi, hiç evi olmayan insanların alabilmesi için mücadele etmişti. Vefatından sonra sendikacı arkadaşları anneme destek olabilmek için oradan bir ev vermişlerdi. Ücretini de annem ödemişti.”

Kitapta ayrıca Necati Taşkın’ın yakın çalışma arkadaşlarından Lütfi Özter’in, Türk-Sen ve Taşkın’la ilgili önemli anıları da yer alıyor. Henüz 43 yaşında olan Necati Taşkın, arkadaşları Artemel Karal, Erdoğan Sonsal, Hüseyin Alasya, Ali Yusuf ve Mehmet Süleyman ile Mağusa’ya doğru yol alır. O zaman tek şeritli olan Lefkoşa-Mağusa yolunda eski bir kamyon, bozulduğu veya lastiği patladığı gerekçesiyle orada bırakılıyor, sendikacıları taşıyan araba da gece karanlığında kamyona arkadan süratle çarpıyor. Taşkın, Sonsal ve Karal olay yerinde ölüyorlar.

Kitapta Türk işçilerinin örgütlenmesine ilişkin Dr. Fazıl Küçük’ün çalışmaları da geniş bir şekilde anlatılırken, kitabın son satırları Dr. Mert Taşkın’ın şu sözleriyle noktalanıyor:

“Bize hayata dair bir sayfa öğüt ve gurur duyulacak temiz bir isim bıraktı. Bıraktığı bu manevi mirasın büyüklüğünü, büyüdükçe ve yaşadıkça daha iyi anladım. İnsanların hayatta bırakacakları en büyük miras gurur duyulacak temiz bir isimdir; Necati Taşkın gibi”…  Eline sağlık Ahmet Tolgay dostum.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.