Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

20.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Eğitimde ve her alanda hareketli günler başlarken…

Uzun tatil sonrası yeni bir döneme adım atmış bulunuyoruz. Yeni eğitim yılı ile birlikte yeni adli yıl da açıldı. ‘Nerde hareket orda bereket’ derler ya; gerçekten her taraf hareketli mi, hareketli! Trafiği çekmekte zorlanan yollarda bir yoğunluktur gidiyor.

Yoğunluğun yanı sıra, doğal olarak karmaşa da var. Çünkü çoğu yollar bakıma muhtaç. Hele anayolların hali daha bir berbat! Ağır yük kamyonları, tırlar anasını ağlattı yolların. Çoğu yerde derin oluklar oluştu. Tonajı 10 ton olan kamyona ‘daha fazla kâr’ amacıyla 15 ton yüklerseniz, sonuçta olacağı bu değil miydi?

On beş ton koymuşsun, 20 ton koymuşsun, kim arar kim sorar? Hâlbuki Güney’de bu işlerin sıkı kontrolü vardır. Yarım ton bile fazlalık olsa, caydırıcı cezalar uygulanır. Okulların yeni açıldığı şu günlerde bu konulara dikkat çekmeyi görev addediyoruz.

Eğitim, her ülkenin en fazla önem verdiği sektörlerin başında gelmektedir. Anaokulundan üniversite sonuna kadar çocukların ve gençlerin eğitimlerini en iyi bir şekilde, geniş bilgilerle donatılarak hayata atılmaları en büyük idealdir. Araştırmacı, sorgulayıcı bir gençlik yetiştirebilmek, ülkenin geleceğini emin ellere bırakmak demektir ki, onlar yarının yöneticileri olarak, gerek kamuda, gerekse özelde önemli görevler üstleneceklerdir.

Bu nedenle diyoruz ki, eğitime yapılan yatırım, aynı zamanda insana yapılan yatırımdır ve ülke geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir.

Daha önceleri de uyarı nitelikli yazılarımızda, yeni ders yılının mümkün olduğunca eksiksiz başlaması için ne gerekiyorsa yerine getirilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulamıştık… Her yeni eğitim yılında rutin hale gelen sorunların artık tekrarlanmaması ve büyük ölçüde giderilmesi gerektiğini dile getirdik… Tamire muhtaç, eksiği gediği olan nice okul binalarının elden geçirildiğini memnuniyetle karşılarken, elden geçirilememiş olanların da bulunduğunu biliyor, onların da gündeme alınması gerektiğini anımsatıyoruz.

Okulunu, sınıfını çocuğa sevdirmek, güle oynaya okula gitmesini sağlamak esastır. Hiçbir çocuğun boynu bükük halde, buruk bir şekilde okula gitmesine vicdanlar razı değildir. Onun için tüm okul binaları cezp edici, tertemiz, pırıl pırıl olmalıdır. Bu konuda bütçenin yetersizliğinden şikâyet edilebilir, gerekirse ek bütçe olanaklarıyla çocuğu mutlu edecek koşullar yaratılmalıdır.

Bir avuç ülkede, artık bunlar sorun olmaktan çıkarılmalıdır. Türkiye’nin doğusunda, Güneydoğu’da terörden etkilenen binlerce okul bile elbirliğiyle, köylünün kentlinin, askerin polisin, öğretmen ve öğrencinin hep birlikte seferber olmasıyla yeniden açıldığını dikkate aldığımızda, bizim içinde bulunduğumuz koşullarda ve ortamda artık okulların eksikliği diye bir olayın olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu duygularla yeni eğitim yılının başarılı geçmesini dilerken, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova’nın da dediği gibi, ülkenin geleceğine, kültürüne ve öncelikle bu vatan topraklarına sahip çıkacak, gelişip kalkınmasına katkı koyacak, bilgi dağarcığı dopdolu çağdaş gençlik yetiştirmeye özen gösterilmeli, özveriden kaçınılmamalıdır!

-----------------

Amiral Polat: Kıbrıs’tan anlamayan, sadece kahvede tavla oynar…

Geçen akşam Türkiye’de gazeteci Halit Kakınç’ın ‘Ne Yapmalı’ programında, gazeteci Yazgülü Aydoğan  “Bitsin artık şu Kıbrıs sorunu… Kıbrıslılar da bitmesini istiyor…” demiş. Program yöneticisi de ‘Her ne pahasına olursa olsun mu?” dediğinde Yazgülü sustu, yanıt veremedi.

Konunun uzmanlarından Amiral Soner Polat ise şunları söyledi:

“Ada’da tek bir Türk olmasa bile Türkiye, Kıbrıs’tan vazgeçemez! Bunu anlamayan sadece kahvede tavla oynar! Modern Cumhuriyet’in üç büyük hamlesi Montrö, Hatay ve Kıbrıs’tır. Bunu göremeyen siyaset olur mu? Kıbrıs giderse, Mersin, Antalya ve İskenderun limanları da kullanılamaz. On beş gün içinde ekonomi felç olur.

Türk dış ticaretinin yüzde doksanı denizler yolu ile yapılır. Bir kriz veya çatışmada Ege kapanır. Akdeniz’e kalırız… Türk Silahlı Kuvvetleri çekilirse, kâğıtta ne yazarsa yazsın, Kıbrıs uçup gitmiştir… Türk askeri çekilirse Kıbrıs, Girit olur.”

Bunun üzerine Lâle Gürman da “gazetecilere değil, işin uzmanı olanlara itibar edilmesi dileğiyle” şeklinde görüş beyan etti.

Kıbrıs konusunun yoğun olarak tartışıldığı bu günlerde, Türkiye’de çıkan değişik sesleri ve yankıları hakkında bilgi edinilmesi açısından sütunuma alma gereksinimi duydum.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.