HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

28.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

En nihayet bakla ağızdan çıktı: Eşitlik kim, siz kim?

Müzakere sürecinin kopmasından sonra Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, en nihayet ağzındaki baklayı çıkardı ve “Azınlık, çoğunlukla eşitlenmez” dedi.

Rum lider, ENOSİS kararıyla ilgili “Bağımsız bir kurum olan meclise müdahale etme niyetim yoktur. Akıncı öyle istiyor ve değiştirilmezse diyaloga geri dönemeyeceğini savunuyor diye, anayasaya aykırı işlem yapamam” diye de maşallah inci gibi döktürüyor. Anastasiadis, Akıncı ve Türkiye’ye hitaben de “Azınlığın çoğunlukla eşitlenmesi talep edilemez” dedi ve asıl Türk tarafının Kıbrıslı Rumların endişelerine cevap vermesi gerektiğini kaydetti.

Meşhur bir söz vardır. ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ derler… Anastasiadis de öyle! ELAM’ın ENOSİS plebisitinin okullarda kutlanmasına ilişkin önerisi mecliste kabul edilmeseydi, bir başka deyişle müzakere masasının altına dinamit yerleştirilmeseydi, müzakereler çöker miydi? Ağır aksak da olsa gittiği yere kadar sürer giderdi… Ama Anastasiadis’in partisi bile buna karşı çıkmadı, göz yumdu ve meclisin onaylamasını sağladı.

Müzakerelerin çökme ya da kopma nedeninin ne olduğunu herkes de bilmektedir. Seçim havasına kendini iyice kaptıran Anastasiadis boşuna “Türk tarafı müzakereleri kesmenin yolunu arıyordu” iddiasında bulunmasın. Esas bahane arayan kendisiydi, çünkü buna ihtiyacı vardı… Malum seçimler var ya!

Gelelim eşitlik meselesine…

Meğer bu güne kadar Kıbrıs Türk tarafı adına Cumhurbaşkanı Sn. Mustafa Akıncı boşuna zaman harcamış. Akıncı öteden beri üç nokta üzerinde ısrarlıydı: Siyasi eşitlik, özgürlük ve güvenlik.

Gel gör ki, Anastasiadis’e göre, Kıbrıs Türk halkı olarak bizler azınlıkmışız ve çoğunluk dediği Rum toplumuyla eşitlenmeyi talep ediyormuşuz da, böyle saçmalık olabilir miymiş?..

Onun için ‘Dört Yunanlıya karşı 1 Türk’ hikayesini uydurdulardı… Onun için Türklerin nüfusu şu kadar olacak ve o rakamı aşmayacak demişlerdi… Ne zaman ki, AB’nin dört özgürlüğünden Yunan vatandaşlarının yararlandığı gibi, Türk vatandaşlarının da aynen yararlanacağı istendi, hemen sırt çevirdiler.

Nüfus olayına gelince; kaç kez yazdık, dünya üzerinde bir toplumun, bir milletin nüfusu, bir başka millet, bir başka toplum, bir başka devlet tarafından sınırlandırılabilir mi? Dünyada böyle bir kural var mıdır? Böyle bir uygulamada ısrar etmek, en basit insan haklarına bile aykırı değil midir?

Ama Rum yöneticileri ve başkan olarak Anastasiadis, Kıbrıs Türk halkını devamlı olarak, ilanihaye azınlık statüsünde görebilmek için 1950’lere, 1960’lara döndüler. O zamanki nüfusumuzu baz olarak almayı yeğlediler. Fazlalıkları kısırlaştırmayı mı düşünüyorlardı?

Halbuki o günlerden bu yana köprülerin altından akan suların haddi hesabı yok! Nüfus üzerinde bu kadar hassas davranmanın elbet bir nedeni olsa gerek. Yani onlar bu adada ilelebet çoğunluk ve yöneten, Türkler de azınlık ve yönetilen olarak mı kalmalı? Onların kitabı böyle öngörüyor diye, biz o kitaba uymak zorunda mıyız? Bunun adına maskaralık denmez de ne denir? Rumlar da bu kelimeyi kullanmakta ve ‘maskaraliki’ demektedirler…

21 Aralık 1963 ile 20 Temmuz 1974 döneminde on binlerce Kıbrıslı Türkü uyguladıkları baskılarla ülkeden zorla göç ettiren Rum Yönetimi değil miydi? Başta Türkiye, İngiltere, Avustralya ve Kanada’ya göç ettiren kimlerdi? Bugün sadece İngiltere’de buradaki nüfus kadar Kıbrıslı Türk vardır. Her giden Kıbrıslı Türkün arkasından ‘Bir kişi daha eksilttik’ diye kadeh tokuştururlardı…

Ama onlar, Lübnan iç savaşından kaçıp da Kıbrıs’a gelenleri vatandaş yaptılar. Binlerce Pontusluyu vatandaşlığa geçirdiler… Yunanlıları ha keza!

Gelinen noktada Rum tarafının niyetleri bir kez daha ortaya çıktı. Hem de ilk ağızdan! Rum lider Nikos Anastasiadis, “Azınlığın çoğunlukla eşitlenmesi talep edilemez” diyerek, ağzındaki baklayı çıkarıverdi. “Siz kim?  eşitlik kim?” dercesine…

Niyet ve amaç belliydi… 21 Aralık 1963’te ‘Kanlı Noel’le birlikte giriştikleri mücadele ENOSİS ile sonuçlanmadı, ama en azından silah zoruyla gasp ettikleri ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni sırtlayıp götürdüler… Hala da götürüyorlar. Bizimle paylaşmak, ortaklık kurma niyetleri kesinlikle yok! Kıbrıslı Türklere sadece azınlık statüsü yakıştırıyorlar, ‘Azınlık olarak idaremiz altında yaşamak, yönetilmek istiyorsanız, yamalanmaya razı olunuz’ diyorlar.

Anastasiadis’in son açıklamalarının anlamı budur. Meğer boşuna zaman harcanmış bu güne kadar! Kafa yapısı değişmediği sürece ne çözüm olur, ne de bunlardan köy veya kasaba!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.