HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

15.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

ENOSİS kararını bilseydi, Akıncı harita verir miydi?

Rum Temsilciler Meclisi’nin, Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleştirme anlamına gelen ENOSİS’i anma, okullarda okutma ve kutlama kararının tepkileri, yankıları yoğun bir şekilde sürerken, müzakere sürecinin de bundan payını aldığına kuşku yoktur. Tabii ki sürecin de bir anlamı kaldıysa…

Cumhuriyet Meclisi, ortak deklarasyonla kararı kınarken, Melis Başkanı Sibel Siber, ENOSİS’in Rum tarafında gündeme getirilmesini kınadı, tarihi yanlıştan dönülmesini istedi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da “Karar düzeltilmezse, müzakerelerin bir anlamı kalmaz. Rum lideri bir kez daha akıl yoluna çağırıyoruz” dedi. Gerek Cumhurbaşkanı, gerekse Meclis, bu konuda BM’nin de dikkatini çekti.

Peki; bundan sonra ne olabilir?

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in bu konuda geri adım atması beklenebilir mi? Kesinlikle atmaz, zaten atmayacağını da açıklamış bulunuyor. Tepilere karşı hemen bir kulp uyduran Rum Lider, “Siz de 20 Temmuz’u, 15 Kasım’ı kutlamayın” dedi.

Bunlar, olayın ciddiyetini hafifletici bahanelerdir, gerekçelerdir. Sen, 15 Temmuz 1974’te ENOSİS için Yunanistan’la birlikte son hamleyi yapmasaydın, 20 Temmuz olacak mıydı? Kıbrıs Rum halkına bu gerçekleri niye anlatmıyorsunuz? İyi ki 20 Temmuz oldu da, Kıbrıs Türk halkı esaretten kurtuldu, özgürlüğüne kavuştu. İyi ki, bu Ada’da sadece Rum halkı değil, Kıbrıs Türk halkı olduğu gerçeği de tüm dünyaya bir kez daha duyuruldu. 15 Temmuz başarılı olsaydı, arkasından da 20 Temmuz gelmeseydi, Kıbrıslı Türkler ‘Ay tarafından yutulacaktı.’

Konuyu biraz daha açalım. Zamanında Girit’te de ENOSİS gerçekleştirilirken, Osmanlı’nın bir zayıf anında harekete geçen Yunan çeteleri, bir gecede 20 bin Türk’ü yok etmişlerdi… Avrupa basını ve birçok yetkili, ‘Burada Türkler de yaşıyordu, ne oldu onlara?” diye sorduklarında, Yunanlıların yanıtı “Bir gecede Ay kendilerini yuttu” şeklindeydi…

Esas amacı ENOSİS olan 15 Temmuz 1974 darbesiyle, Türkiye’deki hükümet, durumun ciddiyet ve hassasiyetini kavramasaydı, Ada’ya müdahale kararı alınmasaydı, Kıbrıs Türkü’nün akıbeti de aynı olacak, Ay tarafından yutulacaktık…  Bu gerçekler maalesef Rum halkından gizleniyor ve Kıbrıs sorununun 20 Temmuz 1974’te başladığı safsatasında bulunuluyor. Halbuki darbenin gerçekleştirilmesiyle ‘Cumhurbaşkanı’ Makarios’un koltuğuna oturan ünlü EOKA’cı Nikos Samson, Rumların denetimindeki Kıbrıs Radyo Yayın Korporasyonu’ndan yaptığı ilk konuşmasında, “Burası Kıbrıs Elen Cumhuriyeti’ demişti… Gidilecek köyün minarelerini göstermişti... Bunlar yakın tarihin yaşanan gerçekleridir.

Tarihi bu kadar ters çevirmek, tarihe karşı da büyük saygısızlıktır.

Kıbrıs Türk halkı niye 15 Kasım’ları, 20 Temmuz’ları kutluyormuş?. Mecbur kalmasaydı, kendi devletini ilan eder miydi, mecbur kalmasaydı, merhum Bülent Ecevit, müdahale kararını aldırır mıydı?

Hepsi bir yana, 1950’de ENOSİS Plebisiti’ni yeniden gündeme taşıyarak, bunun okullarda kutlanmasına karar vermek hangi amaca hizmet etmektedir? Müzakere sürecine yıkım getirmez mi? ENOSİS ideali uğruna nice canlar gitti bu Ada’da… Nice ocaklar söndürüldü… Türkü de, Rum’u da, İngiliz’i de bundan nasibini aldı. Yara tedavi edileceğine, onu kaşıyarak çıbana dönüştürmenin ne alemi vardır? Yeniden ısıtarak gündeme taşımak, iki taraf arasındaki köprüleri berhava etmekten başka bir işe yarar mı?

Her şeye karşın, genelde Rumların içlerinde beslediklerinin ne olduğu bu vesileyle bir kez daha gün yüzüne çıkmış ve ENOSİS sevdasının hâlâ geçer akçe olduğu anlaşılmış bulunmaktadır.

Bu konuda Kıbrıs tarihinin derinliklerine inmek istemiyoruz. Sadece 1 Nisan 1955’ten bu yana bakacak olursak, ENOSİS uğruna bu topraklarda nice canların yitirildiğini görebiliriz. 1 Nisan 1955’ten 1958’e kadar ENOSİS için yapılan hamlelerde masum insanlar öldürüldü, ama Ada’yı Yunanistan’a ilhak çabaları sonuç vermedi. Ardından 21 Aralık 1963’te uygulamaya konulan ‘Akritas Planı’ da ENOSİS’i sağlamaya yetmedi. Son hamle 15 Temmuz 1974 tarihinde yapılırken, sıçrayan çekirge 5 gün sonra, yani 20 Temmuz 1974’te vurularak yaralandı ve yere düştü…

Ama görüyoruz ki, Ada’ya felaketten başka bir şey getirmeyen bu idealden dönülmüş değil. O kadar ki, 1950’de Rumların yüzde 96’sının ENOSİS’e ‘evet’ dediği Plebisit güncelleniyor ve Rum okullarında kutlanmasına karar veriliyor. Gerçekleri çarpıtarak, belirli bir ideal uğruna yürüyen bu insanlarla aynı adayı paylaşmanın ne demek olduğunu biliyor musunuz?

Bu arada Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, böyle bir şey olacağını, bir başka deyişle 1950’de gerçekleştirilen referandumda yüzde 96 oranında oyla alınan ENOSİS kararının Rum Meclisi’nde hortlatılacağını bilseydi, acaba o çok tartışılan haritayı verir miydi?..

Bizce vermezdi, ya sizce?..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.