Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

30.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Erdoğan Naim, fikirleriyle yön veren bir düşünürdü…

Erdoğan Naim’in ilk işyeri, surlar içinde Abdi Çavuş Sokağı’ndaydı… Aynı zamanda bir nevi kulis merkeziydi… Hani bir zamanlar merhum Hikmet Afif Mapolar’ın ‘Kitap Sarayı’ vardı ya, onun küçüğü, ama bir benzeri.

Bizim gibiler orada buluşur, ülke sorunlarını konuşur, sohbet eder, görüş alış verişinde bulunurdu… ‘Aklın yolu birdir’ misali çoğu kez sağlıklı sonuçlar da çıkardı ortaya.

Erdoğan Naim, bir dönemler siyasette etkinliğini kabul ettiren Toplumcu Kurtuluş Partisi’nin (TKP) kurucularındandı… Ancak ofisine yalnız TKP’liler değil, her siyasi partiden ileri gelenler uğrar, kahvesini içer, sohbetini yapardı…

Sonraları bürosunu oğlu Gökhan Naim’in çalıştırdığı Şehitler Abidesi yakınlarındaki ‘Gesfi Döviz Bürosu’na taşımıştı… Dostlarıyla sohbetlerini orada da sürdürmekteydi… Bu ülkeyi seven, Kıbrıs Türk halkının ve de Türkiye’nin bu ada üzerindeki haklarını her zaman savunan bir kişiliğe sahipti… Bir fikir adamıydı ve toplumun varoluş ve demokratikleşme sürecinde olumlu izleri bulunmaktadır.

Zamanında aynı partiden olmalarına rağmen, müzakere sürecinde zaman zaman arkadaşı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı uyarmaktan geri kalmaz, hatta eleştirirdi de! Akıncı’nın her yılın sonlarında basına verdiği resepsiyonda birlikteydik… Cumhurbaşkanı, Kıbrıs sorununa ilişkin son gelişmeler hakkında bilgi verdikten sonra, Erdoğan Naim bana dönerek, “Pek bir şey açıklamış değil, bunları zaten biz de biliyoruz” demesin mi?

Kıbrıs müzakere süreci ile ilgili haberleri çok iyi takip eder, tahlil eder ve satır aralarını iyi okurdu. Karşı tarafta atan nabzı daha iyi öğrenebilmek için İngilizce  ‘Cyprus Mail’ gazetesinden de haber ve yorumları izlemeden edemezdi… Özellikle mülkiyet konusunda, iki toplumun ekonomileri hakkında bilimsel araştırmalara dayanarak ‘Vatan’ gazetesinde kaleme aldığı yazıları unutabilmek mümkün değildir.

Bir yazısında özetle şöyle diyordu:

“Parlak beyanatlara bakmayın. Türkiye, bu konjüktürde taviz vermeye hiç de niyetli değildir. Böyle giderse mülkiyet konusunda çıngar çıkacak. Böyle çözümler bir referandumda Türk halkının ‘evetini’ alamaz! Velhasıl işler hikâye. Dönüşümlü başkanlık konusunda da hâlâ bir sonuç alınmış değil. Velhasıl işler karmakarış… Ve bu halk, bu müzakerelerin dışında. Bu büyük bir sorumluluk ve vebali de büyük.”

Naim, aktif siyasette yer almadı, ancak siyasetten de hiç kopmadı. Toplumun var oluş mücadelesinde karşılaştığı haksızlıklara, çektiği acılara tanık oldu, o dönemleri yaşadı. Henüz televizyonun olmadığı günlerde,  toplumun en büyük ihtiyacı olan Bayrak Radyosu’nun kurulmasında önemli hizmetleri geçen bir mücahitti, bir mukavemetçiydi o.

Değerli dostum Erdoğan Naim dün gözyaşları arasında askeri törenle toprağa verildi.

Allah’tan rahmet dileriz. Nur içinde yatsın. Tüm ailesi, sevenleri ve basın camiasının başı sağ olsun.

 

***

 

Bulutoğluları’nın kulaklarını çınlattık

 

Geçen akşam BRT’de Neşe Ergüçlü’nün ‘Açık Gündem’ adlı televizyon programındaydık Ahmet Tolgay’la birlikte… Bir buçuk saate yakın süren programda Kıbrıs sorununu enine boyuna irdelerken, programa ‘Dünya Tiyatro Günü’ nedeniyle tiyatro ile başlamıştık…

Bu yıl tiyatro sanatçıları hüzünlü idi. Radyo ve televizyon programlarında, yayınladıkları bildirilerde siyasilere serzenişlerde bulunurken, Lefkoşa’daki tiyatro binasının hala tamamlanamamasını şiddetle eleştirdiler ve sitemlerini dile getirdiler. Bunları hep yansıttık o geceki programda.

Söz konusu bina, eski Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları döneminde başlatılmış ve epeyce de mesafe alınmıştı… Ancak bunca yıl oldu hala bitirilemedi. Hem yazık, hem de ayıp! Bu vesileyle Cemal Bulutoğluları’nın da kulaklarını çınlattık.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Haksız da değiller. Bu aralar yolları asfaltlama çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Vatandaş, sırada ‘Ecvet Yusuf Caddesi de var mı?’ diye de sormadan edemiyor.

Tekrar Cemal Başkana dönecek olursak, öyle ani ve beklenmedik kararları vardı ki, belki de bir yerlerden bulur, buluşturur ve tiyatro binasını hizmete sokabilirdi… Ne dersiniz?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.