Cyprus Today sol
  • 06 Aralık 2017, Çarşamba 8:42
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Erdoğan’ın ziyareti ve karmakarışık duygular

Biz bu küçük toprak parçasında erken genel seçime endekslenirken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın Atina’ya gidiyor. İki gün sürecek resmi ziyarette ikili ilişkilerin yanı sıra, bölgesel sorunlar ve elbette Kıbrıs konusu da ele alınacak. Bu nedenle ziyaret çok çok önemli… Yalnız iki ülke açısından değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk ve Rum toplumları açısından da! Rumlar da seçim havasında olmasına rağmen, açık konuşmak gerekirse, bu ziyarete bizden kat kat fazla önem veriyorlar.

‘Fileleftheros’ gazetesi, ziyaretin Güney Kıbrıs için özellikle milli meseleler bağlamında önem arz ettiğini kaydederken, başkanlık seçiminin hemen ardından, müzakerelerin yeniden başlamasına ivme kazandıracak adımlar atılmasının beklendiğine işaret etti.

Her şeyden önce Türkiye, Yunanistan ile komşu olduğu kadar, NATO müttefikidir de! Böyle olmasına rağmen ‘ilişkiler iyi midir’ sorusuna olumlu bir yanıt vermek mümkün değildir. Hele 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra bazı subayların Yunanistan’a kaçması, siyasi iltica talepleri ve tüm ısrarlara rağmen iade edilmemeleri ilişkileri olumsuz etkilemişti… İlişkilerle ilgili olarak kısaca ‘Amerika ile nasılsa Yunanistan ile de öyle’ denilebilir.

İlişkileri düzeltmek için her iki ülkenin de karşılıklı adım atması gerektiği inancındayız.

Her ikisi için de en başta gelen pürüzün Kıbrıs olduğunu düşünürsek, bu ziyaretin sonuçlarından Rum tarafının büyük beklentileri vardır. Hatta Yunanistan’ın gelmiş geçmiş hükümetleri, “Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesi Kıbrıs’tan geçer” şeklindeki görüşü ilke edinmiş bulunmaktadırlar. Nitekim Rum Sözcü Nikos Hristodulidis, Yunan Başbakanı Çipras’ın, Erdoğan’a aktaracağı Rum tarafının tezlerinin net olduğunu ve Yunan hükümetiyle birlikte şekillendirildiğini söyledi.

Sözcü ayrıca Türkiye’nin garantörlük ve ordu konusundaki yaklaşımını değiştirmesi gerektiğini, ısrarı halinde müzakerelerin yeniden başlaması için bir sebep olmayacağını kaydetti. Hatta Türkiye’de Kıbrıs konusunda büyük kararlar alabilecek kişinin Erdoğan olduğunu vurguladı.

Zaten Rum lider Nikos Anastasiadis de, Çipras’la yaptığı telefon konuşmasında, Kıbrıs konusunda Erdoğan’a aktarması gerekenleri bir kez daha söyledi.

Anlayacağınız, Rum tarafı, Erdoğan-Çipras görüşmesinden çok şeyler umut ediyor. Farkındaysanız, öteden beri her ağzını açtığında Türkiye’ye, Türklere veryansın eden Yunan Dışişleri Bakanı Çohas bile bu ziyaret arifesinde oldukça yumuşak dil kullanmaya başladı. ‘Acaba dereyi geçene kadar mı?’

Türkiye bölgede büyük ve güçlü bir ülkedir. Ama büyük sorunları da vardır. Gerçi Yunanistan’ın da sorunları vardır da, Türkiye’nin yanında devede kulak!..

Türkiye bu sorunlarla boğuşur, daha doğrusu uğraştırılırken, Yunanistan, Rum tarafı ile birlikte Türkiye’yi çembere alabilecek üçlü ve çoklu ittifaklar oluşturmada önemli mesafe almış vaziyetteler. Başta İsrail ve Mısır olmak üzere; çeşitli bölge ülkeleriyle yapılan siyasi, ekonomik, askeri işbirliği anlaşmaları, elini kolunu bağlayarak, Türkiye’yi doğalgazdan uzak tutmak, köşeye sıkıştırmak, böylelikle avantaj sağlamak ve istenilen ödünleri koparmak amacına yöneliktir. Zaten kendileri de, amacın Türkiye etrafında bir yay oluşturmak olduğunu itiraf etmişlerdi…

Tüm bu gelişmeler ve bölge coğrafyasındaki duruma baktığımızda, Rum tarafı yoğun bir çalışma temposunda seçim sonrasının hesabını yaparken, bizde tam tersine bir rahatlık vardır. Bu da hayra alamet değildir. Kıbrıs konusu bir şekilde fokur fokur kaynamaktadır. İki garantör ülkenin, bir diğer deyişle anavatanların liderlerinin görüşmesinden daha doğal bir şey olamaz.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kıbrıs’la ilgili duyarlılığını biliyoruz. Ada’daki Türk askeri varlığının kimleri, hangi ülkeleri rahatsız ettiğinin de bilincindeyiz. Ancak askeri varlığın ve garantörlüğün buradaki soydaşlarının yanı sıra, Türkiye’yi çembere alma girişimlerine karşı ve bölge istikrarı açısından da çok önemli olduğu kanısındayız.

Günün sonunda nice pürüzlere rağmen, zamanında Atatürk ile Venizelos tarafından iki ülke arasında oluşturulan dostluğun Erdoğan’ın ziyaretiyle yeni bir dönüm noktasına varacağı ve bunun Kıbrıs’a da olumlu yansıyacağı umudundayız.

Ancak Kıbrıs Türk tarafı olarak, gerekli değerlendirmeleri yapmaz ve mesajları almazsak işimiz kolay değildir. Konuya ilişkin olarak dün kendisiyle telefonda görüştüğüm eski görüşmecilerden Osman Ertuğ’un, bir tek cümle ile yaptığı “Ortaya çıkabilecek sonuçlar, korkarım seçimden sonra yüzümüzde patlamasın” deyişiyle yazıyı noktalıyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık