Cyprus Today sol
  • 13 Mart 2018, Salı 8:01
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Et konusunda Türkiye bile başa çıkamazken...

Bu ülkede et kaçakçılığı ne itti, ne de bitti!..  Anlarız; uyuşturucu kara sınır kapılarından da geçirilebilir. Hatta başka maddeler de! Ancak et kaçakçılığı kapısı olmayan sınırlardan geçer. Ne kadar önlem alınsa veya alınmış gibi görülse de, bu sorunla başa çıkmak kolay, hatta mümkün değildir!

Peki; niye Kuzey’den Güney’e değil de, Güney’den Kuzey’e?

Arz-talep meselesi. Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları diyor ki, “Bizde devlet, hayvan üreticisini desteklemiyor, Güney’de destekliyor. Bu nedenle de bizde 340 bin olan küçükbaş hayvan sayısı bu yıl 230 bine indi. Büyükbaş da 82 binden 60 bine. Güney’de ise 800 bin olan küçükbaş hayvan sayısı her yıl 100 bin artıyor.”

Maliyet arttıkça doğal olarak fiyatlar da artıyor. Naimoğluları, ancak fiyat farkının dengelenmesi halinde kaçakçılığın noktalanabileceğini, halbuki yem ve mazota sürekli zam yapılmasının etin fiyatını artırdığını kaydediyor. Bir başka önemli etken de, Güney’de kooperatifler olduğunu ve etin aracı olmadan tüketiciye ulaştığını açıklıyor. Tüketiciler Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık da, et fiyatlarının olması gereken düzeyden 2 kat yukarıda seyrettiğini dile getiriyor.

Her konuda olduğu gibi, et konusunda da Türkiye’de olup bitenleri de izlemeden edemiyoruz. Türkiye’nin bizden geri kalır yanı yok! Orada da et fiyatları el yakıyor. Bir süre önce fiyatları dengeleyebilme açısından mecburen Bulgaristan’dan et ithalatı gerçekleştirildi…  Seksen milyon nüfuslu geniş arazileri olan bir ülkede demek ki hayvancılık sektörü çeşitli nedenlerden dolayı gelişme kaydedememiş ve Türkiye et ithal eder duruma gelmiş…

Ancak unutulmaması gereken bir önemli husus var. Türkiye’de hayvancılık daha çok Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yapılmaktadır. Terör odaklarının yıllardan beri sürdürdükleri faaliyetler sonucu, diğer sektörlerin yanı sıra, hayvancılık sektörü de gerileme gösterdi. Şimdilerde bu sektörlere günün koşullarına göre yeniden el atılmakta ve bu ve diğer sektörlerin gelişmesi yönünde çabalar gösterilmektedir.

Işık’ın dediği gibi, ülkede et lüks oldu. Çok eskilerde de öyleydi. Özellikle 1960 öncesi, hatta sonrası dönemlerde… Ama o zamanlarda fukaralık vardı. Evine et götürebilen parmakla sayılırdı. Fakir aileler bu nedenle Kurban Bayramı’nın gelmesini iple çekerlerdi… Hiç olmazsa çocuklarını bayram üstü etsiz bırakmamak için çırpınıp dururlardı…

Şimdilerde artan nüfus dikkate alınarak, hayvancılığın da bir devlet politikasına dönüştürülmesi gerekir. Tarım Bakanı Erkut Şahali’nin bu konuya el atacağından kuşkumuz yoktur. Nüfusun artması bir yana, ülkede yüz bin üniversiteli öğrenciyi, turisti ve askeri de hesaba kattığımızda hayvancılık politikasında bir reforma gidilmesi kaçınılmazdır. Mesela bir süre önce Bafra’daki turistik otellerden birinin satın alma sorumlusu, 500 kilo kadar et istemiş… Muhatap olduğu kişinin bu talebi karşılayacak hali yok! O zaman başının çaresine bakmak zorunda.    Ama nasıl?

Bu ülkenin önde gelen lokomotif sektörleri turizm ve eğitimdir. Gelen turistin sofrasında etin eksik olduğu nerde görüldü? Dün gazetelerde de yayınlandı. Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs’a getirilecek bütün turistlerin sağlığını garantiye alan uluslararası anlaşmanın Berlin Turizm Borsası’nda imzalandığı belirtildi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi, bu kapsamda 15 farklı Avrupa ülkesinden 350 binden fazla turiste sigortaları ile sağlık hizmeti verecek. Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, söz konusu anlaşma ile daha fazla turistin Kuzey Kıbrıs’ı tercih edeceğini söylerken, Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Ahmet Savaşan da sağlık imkânlarının turistlerin destinasyon tercihlerini etkilediğini kaydetti.

Peki; bunca olumlu gelişmeler karşısında elbette hükümet edenlere de önemli görevler düşmektedir. Turizmde hayvancılık sektörüyle birlikte, narenciye ve patates sektörü, kiralık araba işletmeleri, lokantalar ve hatta taksicilerle esnaf da ilintilidir. Sektörler birbiriyle bağlantılıdır ve çarkların dişlilerinin aksamadan dönmesi gerekir.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu çarkı aksatmadan döndürebilirsek, hem vatandaşın yüzü güler, hem de ülkede olumlu yönde çok şeyler değişir. Hadi kolay gelsin!

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek