KTV
  • 15 Ağustos 2017, Salı 10:08
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Gelirler veya gelmezler; hazırlığımızı yapalım da…

Crans-Montana bozgunundan sonra, farkındaysanız Kuzey’de yeni söylemler, Güney’de ise panik demeyelim, ama bazı çevrelerde bir huzursuzluk, bir pişmanlık havası hakim… Aldatmaca mı, timsah gözyaşı mı, o ayrı mesele…

Örneğin Rum müzakereci Andreas Mavroyannis, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin en yakın zamanda yeniden başlaması gerektiğini, aksi takdirde görüşülen her şeyin kaybedilmesi tehlikesinin bulunduğunu savundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki KKTC ve TC heyetleri, Crans-Montana’da iyi niyetle ve ciddi öneriler üzerinde uğraşırken, odada valizlerini toplayanlardan biri değil miydi Mavroyannis ? Şimdi nesine oldu da, müzakerelerin derhal yeniden başlamasını savunuyor?

Sanırım daha önce de yazmıştık… Buna verilecek en güzel yanıt, “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” şeklinde olabilir.

Kaldı ki Başbakan Hüseyin Özgürgün, Lefke’de yaptığı konuşmada, iki toplumlu, iki kesimli federasyon parametrelerinin ortadan kalktığını ve bu parametrelerde görüşmelerin olamayacağını vurguladı. Başbakan, “Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini, iki kesimliliği, Kıbrıs Türk halkının kayıtsız şartsız eşitliğini ve iki kurucu devletin eşit statüsünü kabul ederse, kabul ettiğini beyan ederse görüşme ancak o zaman başlayabilir” dedi.

Kısacası; Kıbrıs Türk halkının, bir 50 yıl daha Rum’un kuyruğunda maşrapa olmaya, sümüğünü çekmeye hiç de niyeti yoktur. Onların gideceği yol varsa, elbette bizim de gideceğimiz yollar vardır.

Gelelim Maronitler meselesine…

KKTC’nin, Güney’deki bir kısım Maronitin dönüşüne yönelik yapmakta olduğu açılımlar, Rum Yönetiminde baş ağrısı ve huzursuzluk yaratmış bulunuyor. “Türk idaresi altında köylerine dönmesinler” diye dua etmek bir yana, bu konuda her türlü önlemi almak için de uğraşıyorlar. Kapalı kapılar arkasında neler olmuyor ki! Zaten bu güne kadar Maronit topluluğunu asimile etmediler mi? Bu gerçeği yabancı diplomatik çevreler de pek ala bilmektedir.

Nitekim Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Crans-Montana’da bazı ‘yabancıların’ Anastasiadis’e Maronit köylerinin Rum idaresine iadesinde ısrar etmemesini telkin ettiğini iddia etti. Demek ki sözünü ettiği ‘yabancılar’ da, Rum liderden, Maronitlere baskı yapılmamasını ve özgür bir şekilde KKTC’deki köylerine dönmelerine zorluk çıkarılmamasını istiyorlar. Hristodulidis, KKTC idaresi altında dönmek isteyen hiçbir Maronit’i engelleyemeyeceklerini ifade ediyor.

Öyle anlaşılıyor ki, Güney’deki Maronitler deyim yerindeyse ‘İki arada bir derede.’ ‘Köyümüze dönsek vay, dönmesek vay!’ Böyle bir ikilemle karşı karşıyalar… Hali vakti yerinde olanın bu konuda bir sıkıntısı olmayabilir. Köyüne dönmenin mutluluğunu tadacak, Rum toplumu içinde daha fazla asimile olmaktan kurtulacak. Üretim tutkusu da olduğuna göre, kim karışabilir? Genelde yaşlı kesimin de bir sıkıntısı yok! Tek özlemi kendi köyüne dönebilmek…

Ama Rum Yönetimi’nden maaş çekenler varsa, kamu görevinde çalışanlar varsa – ki muhakkak vardır – onlar tereddütlü… ‘Şu veya bu şekilde baskıya maruz kalır mıyım?’ düşüncesinde olanlar karar vermekte zorlanabilir.

Ancak her şeye karşın, devletimizin açıkladığı bir karar vardır ve dönüşe olanak sağlamak üzere, Koruçam (Kormacit) dışındaki Maronit köylerinin altyapılarının tamamlanarak, belirlenen yol haritasından şaşmamak gerek. Evlerin restoresi ve tüm eksikliklerin tamamlanması için çalışmaları hızlı bir şekilde sürdürmek gerek. Gelirler veya gelmezler; biz hazırlığımızı yapmak durumundayız.

***

Durduran’dan bıçak gibi yanıt

Erenköy direnişinin 53’üncü yıldönümünde sınır kapısında yaşananlarla ilgili olarak bir açıklama yapan Erenköy Mücahitler Derneği Başkanı Mustafa Arıkan,  “Yıllardır yapılan törenler neden bu kez protesto edildi?” diye sorarken, bunu anlamakta güçlük çektiğini belirtti. Erenköy direnişinde bulunanlardan Yeni Kıbrıs Partisi Sekretarya Üyesi Alpay Durduran da, Türk savaş uçaklarının Erenköy’de napalm bombası kullandığına ilişkin Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas’ın iddialarını değerlendirdi. Durduran. “Yunanistan, Türkiye’yi suçlarken, kendinin orada topçu birliğinin ne aradığını sordu.

Erenköy’de görev yapan ve olaylara tanık olanlardan Durduran’ın bu yanıtı karşısında eski defterleri karıştıran Kocas’ın ne diyeceği merak konusudur…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup