Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

13.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Görüşmeler tabutuna son çivi de çakılırken...

Rum Meclisi’nin, Ocak 1950 Plebisitinin (referandum) tüm okullarda kutlanmasına ilişkin aldığı karar, müzakere sürecine ‘darbe üstüne darbe’ niteliğindedir.

Ortak cumhuriyetin kurulmasıyla ilk cumhurbaşkanı seçilen Makarios, 1950’de Başpiskopos olmasıyla Rumlar arasında bir referandum gerçekleştirilmiş ve halkın yüzde 96’sı ENOSİS’e (Ada’nın Yunanistan’a ilhakı) destek vermişti… Beş yıl sonra da 1 Nisan 1955’te ENOSİS amacına ulaşmak için terör örgütü EOKA kurulmuştu.

Kıbrıs müzakerelerinin en kritik aşamasında, Rum tarafında ırkçı ve şoven duyguların kabarması, bununla da kalmayarak, ENOSİS’le ilgili kararın okullarda kutlanmasına onay verilmesi, karşımızdaki unsurun gerçek niyetlerini bir kez daha ortaya koyması bakımından çok önemli ve anlamlıdır.

Faşist ELAM’IN önerisi 19 oyla kabul edilirken, AKEL’in 16 milletvekili ‘hayır’ oyu kullandı, Nikos Anastasiadis’in partisi DİSİ de çekimser kaldı. DİSİ’nin milletvekilleri niye ‘hayır’ diyemedi de, çekimser kaldı? Kolay mı ‘hayır’ demek? Çekimser kalmak, bir yerde destek beyan etmektir ki, bu davranışla karar meclisten onay almış bulunmaktadır. DİSİ çekimser kalmasaydı, karar meclisten geçemezdi…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Anastasiadis’ten açıkça bu karara karşı çıkmasını ve iptal ettirmesini istiyor. Kolay mı karara karşı çıkmak, ya da iptal ettirmek? Sıkar mı? Sonra iş ola karara karşı çıksa ne yazar, çıkmasa kaç yazar? Rum meclisinde yıllar önce alınan ENOSİS kararı hâlâ durmuyor mu, hâlâ geçerliliğini korumuyor mu? Kıbrıs Türk tarafı tüm bunlara rağmen, müzakere masasında oturmaktadır.

Aslında kararı meclise getirenlere, önerenlere ve geçirenlere Kıbrıs Türkü’nün bir teşekkür borcu olması lazım… Çünkü gerçek yüzlerini yeniden ortaya koyuyorlar, hiç çekinmeden de “Biz buyuz” diyorlar…  Helal olsun. 1950 yılında gerçekleştirilen ENOSİS plebisitinin ne olduğu, ne amaçla yapıldığı artık resmi olarak etkinliklerle kutlanacak, konuşmalar yapılacak, konferanslar verilecek, Yunan bayrakları her zaman olduğu gibi göndere çekilecek. Ve bizdeki bazı siyasi parti ve çevreler, hatta bu güne kadarki ırkçı davranışlar nedeniyle Rumlara toz kondurmayan, Güney’de Türklerin darp edilmeleri karşısında sus pus olmayı tercih eden bazı sivil toplum örgütleri, ‘İki toplumlu etkinlikçiler’ tepki gösterebildi mi, karşı çıkabildiler mi?

Ne gezer!

Rum meclisinde alınan karar aynı zamanda bize ‘Uyanın ey ahali’ gibisinden ciddi bir uyarıdır. Kim bilir, belki de bu girişimler bir danışıklı dövüştür ve Türk tarafını müzakere masasından kaçırarak, dünya kamuoyu önünde suçlama yolunda atılan bir adımdır…

AB üyesi olmakla övünen Güney Kıbrıs’ta tarih kitaplarında hiçbir değişiklik yapılmaz, ırkçılık tırmandırılırken, şimdi de Türklere karşı kin ve düşmanlığı daha da körükleyecek olan bu tür kararlara imza atılması, Kıbrıs Türk halkının güvenlik konusundaki kaygılarında ne denli haklı olduğunu kanıtlamaktadır. Türkiye’nin garantörlüğünde ve kendi güvenliği açısından Ada’daki Türk askerinin varlığından ödün vermemesinde ne denli haklı olduğunu ortaya koymaktadır.

Açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde görülmektedir ki, Rum tarafı aradan yıllar geçse de hedefinden ve amacından sapmış değildir. ENOSİS hedefiyle Makarios’un ‘Uzun süreli mücadele’ siyasetini yürütmekte, uygulamaktadır.

Bu gerçekler dikkate alınarak, gerek Anastasiadis, gerekse herhangi bir Rum yetkilinin Türk askeri veya garantiler konusundaki söylemlerine bundan böyle çok daha sert yanıtlar verilmeli, Kıbrıs Türk halkının isteklerine ve içişlerine karışma hakkı olmadıkları kesin bir dille anlatılmalıdır. Bu konularda daha dik bir duruş sergilenmesi, Kıbrıs Türk tarafının kararlığını göstermek bakımından kaçınılmazdır.

Onlar, müzakereleri olumsuz yönde etkileyeceğini bile bile geçmişi kaşıyarak, yeni icatlar peşinde koşar ve tarihi gerçekleri gözlerden kaçırırken, KKTC’de de bazı önlemlerin alınması zamanı gelmiş, hatta geçmiştir. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, geçen gün yaptığı açıklamada, Rum tarafının artık kendi halkını bazı gerçeklere hazırlaması gerektiğini söylemişti…

Biz de bunun üzerine değerlendirmeler yapmış ve Rumların Kıbrıs gerçeklerini bilmeleri gerektiğine işaret etmiştik… Akıncı’nın “Rum halkının artık bazı gerçeklere hazırlanması gerektiğine” dair sözlerinden sonra Rum meclisinin böyle bir karar üretmesi de ilginçtir.

Ancak sonuçta, ENOSİS’i öngören ve 67 yıl önce yapılan bir referandumun yeniden, hem de resmi bir şekilde gündeme getirilmesi, onaylanması güven artırıcı önlemleri sıfırla çarptığı gibi, ‘görüşmeler cenazesinin tabutuna’ da son çiviyi çakma anlamındadır!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.