Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

22.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hala Sultan İlahiyat Koleji ve din - inanç özgürlüğü…

KKTC Anayasası ne diyor?

“Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve törenler serbesttir. Kimse dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.”

Öyle olmasaydı, her hafta sonu Rumlar kafileler halinde, KKTC’de ismi cismi dahi duyulmamış kiliselerde özgürce ayin yaparlar mıydı? Varsın yapsınlar. Hangi milletten olursa olsun, herkesin dini inancına saygı duymak gerek! Yeter ki istismar edilmesin, din kisvesi altında başka şeyler yapılmasın, siyasetten uzak durulsun…

Kıbrıs Türk İlkokul Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin kapatılması talebiyle dava açmış… Acaba niye? Çünkü orada laik eğitim veriliyor, din ve vicdan hürriyeti ön planda tutuluyor. Dahası Hala Sultan İlahiyat Koleji mezunları adına konuşan Ümit Kaynarca ve Öğrenci Konseyi Başkanı Furkan Seçkin’in de ifade ettikleri gibi, okul; vatan, millet için hayırlı, kaliteli, milli değerlere bağlı bir eğitim anlayışı içerisinde…

Okulun bu denli ilgi görmesinin milli, manevi değerlere bağlı gençler yetiştirilmesi ve karakter eğitimi verilmesinden kaynaklandığı kaydediliyor.

Milli değerlere bağlı gençler yetiştirilmesi KTÖS ve KTOEÖS’nın işine elverir mi, bilemiyoruz. Her vesile ile toprakları üzerinde yaşadığın devleti ve aynı zamanda seni himaye eden Türkiye’yi eleştirirsen, ‘Başım üstünde yerin var’ anlayışını ön planda tutarlar. Halbuki meselelere her zaman gerçekçi açıdan yaklaşmak ve ona göre davranmak gerek. Mesela sendikanın, İngiliz Okulu’nda Türk öğrencilere karşı ayırımcı tavırları kınadıklarında yine yazmış ve görevlerini yerine getirdiklerini ifade etmiştik.

Esasında konumuz Türk veya Rum değildir, ayrımcılık da değildir. Konumuz din ve inanç özgürlüğüdür. Ama bu adada yeni nesillerin karşılıklı dostluk köprüleri kurabilmesi için de güven ortamının oluşturulması şarttır. Kıbrıs Türk tarafı bu konuda ders kitaplarında değişiklik yaparak, ‘ırkçı’ diye nitelenen bazı bölümleri çıkarmasına rağmen, AB üyesi Rum kesiminde bu konuda niye adım atılamadı? Adım atmak isteyenler niye engellendi? Her iki sendika bu konularda ne tür girişimlerde bulundu?

Hala Sultan İlahiyat Koleji öğrencileri, veliler ve okula destek çıkanlardan oluşan binlerce kişinin katıldığı mitingde, ‘Okulumuza Dokunma’ sloganları atılırken, her iki sendikanın yöneticileri protesto edildi. Mitingdeki konuşmalarda, demokratik ülkelerde uygulanan eğitimde ve inançta özgürlükçü anlayışın KKTC’de de olmasından rahatsız olanlara tepkiler ortaya konuldu.

Halbuki söz konusu okul, KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır ve okulda bakanlığın müfredatı uygulanmaktadır. Öğretmenler de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atanıyor. Dini alet ederek yobaz yetiştirirse, ona en başta biz karşı çıkarız.

Bu ülkede bir öğrenci dilediği okulu seçmekte serbesttir. İngiliz döneminde bile orta ve lise öğrencilerini namaz kılmayı öğretmek için Cuma günleri, hocaları eşliğinde camiye götürürlerdi… Din dersi de vardı ve bazı duaları öğrenme olanağı sağlanırdı… Şimdilerde bir Fatiha suretini gençlerin kaçta kaçı bilir, bir sorun ve öğrenin bakalım. Mezarlıkta bir cenaze töreninde bunları görüyor, izliyoruz. Herkes de görüyor.

Kıbrıs Türkü, modern din anlayışını öteden beri benimsemiş bulunmaktadır. ‘Dinine bağlı değildir’ denilemez! Ancak dinin istismar edilmesine, suiistimaline şiddetle karşıdır. Kendine göre dini vecibelerini yerine getirir. Kimsenin akıl hocalığına da ihtiyacı yoktur. Atatürk ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Modern ve çağdaş din anlayışı da, dinsizlik ve imansızlık değildir.

Kıbrıs Türk halkı, zamanında din tacirlerine karşı da mücadele vermemiş olsaydı, bugün gelinen noktaya varabilmek mümkün değildi. Sırf toplumu geri bıraktırmak, çağdaş medeniyet düzeyine ulaştırmamak için sömürge idaresinin özel olarak kasıtlı bir şekilde Adaya getirtmiş olduğu İngiliz uşağı yobazlara karşı liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün önderliğinde mücadeleler verilmiş, kampanyalar yürütülmüştü… Bunun yanında, aynı dönemlerde ve daha önceleri sırf Ada Türklerini Hıristiyanlaştırmak için Yunanistan’dan gönderilen misyonerlerle de mücadele edilmiş, bazı köyler Hıristiyan olmaktan kıl payı kurtarılabilmişti…

Akıncılar (Lurucina) en başta gelen örnekler arasındadır.

Bilinmesi bakımından biraz da geçmişten bahsetmeye çalıştık.

Onun için rahat bırakın bu koleji. Madem ki Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimi altındadır, madem ki, laik ve milli, manevi değerlere dayalı bir eğitim veriyor, dokunmayın! Aslında dokunulması gereken o kadar çok şey var ki!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Ahmet AKBULUT
    22.11.2016

    Doğru söze ne denir. Akay CEMAL gerçeği görmüş.

  • HALA SULTAN İLAHİYAT KOLEJİ. VARDIR VE VAR OLMAYA DEVAM EDECEKTİR KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ. FAKAT. YÖNETİMİ SIKINTILI. SİYASİCİLERE. ZEMİN HAZIRLAMAK. VE YALTAKCILIK YAPILMAYA. ÇALIŞILİYOR. HİKMET KAYNARCA. MEHMET DEMİRCİ. BURDAKİ YÖNETİMDEN. UZAKKAŞTIRILMALI. ÇÜNKÜ. MÜSLÜMANKARIN DAVASINA ZARAR VEEİYORLAR. EĞİTİM BAKANLIĞINI MECLİSİ. EYLEME TABİ TUTACAKLARINA. ZAVALI SENDİJAYİ. HEDEF ALMALARIN ANLAMIŞ DEĞİLİM. HÜKÜMET BU OKULUN YASALAŞMASINI İSTEMİYOR. TÜRKİYEDE. TAYİP BEY GİDERSE OKULU KAPATILMASI ÇOK KOLAY OLUR. ANLAYİN OYUNLARI

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.