HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

08.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hanzade, bir amaç uğruna elini taşın altına koydukça

Yapılan istatistiklere göre Çin’de, günde 7500 kişi kanserden ölüyor. Demek ki yılda KKTC nüfusunun iki katına tekabül ediyor. En fazla görülen de akciğer ve meme kanseri…

Bu kahredici illet karşısında tıp dünyası henüz çaresiz… Bazı hallerde çare üretiliyor da, bir yere kadar. Daha ileri gidilemiyor. Nice buluşlar, icatlar umut vaat ediyorsa da, hastalığı frenlemeden öteye gidilemiyor. Freni bir gevşettin mi, kanser hücresi aradan sıvışıverir. Hani, ne kadar engellesen de, ‘Su, yolunu bulur’ derler ya, kanser hücresi de öyle!

Gene de morali bozmamak gerek. Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, “Gönül isterdi ki kanser vakaları artmasın. Ancak görüyoruz ki artarak ilerliyor. Fakat sevindirici olan, eskide kanserden yaşamını yitirenlerin oranı yüzde 95 iken, bugün yüzde 5’lere kadar düşmesidir” diyor.

Varsın tıp alemi bu konularda çalışmalarını sürdüredursun, morali her zaman yüksek tutmakta yarar vardır. Esasında moral önemli ve etkili bir ilaçtır. Ancak ilacı da, morali de yüksek tutabilmek için konuya her zaman duyarlı olmak ve ilgiyi esirgememek lazım. Bunun için de ilaca, çağdaş donanıma ve bunların olabilmesi için de maddi desteğe ihtiyaç vardır.

Maddi destek bir yerde kanser hastalarının reçetesi gibidir. Maddi destek olmayınca ne ilaç alınabilir, ne de moraller tamam olur!..

İşte bu noktada devreye girmek çok önemlidir. Bu nedenle Merit Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Özbaş ve ekibini kutlamak gerek. Sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde ellerini taşın altına koydular ve örnek oluşturdukları gibi, bir ilke de imza attılar.

Kanserle mücadele konusunda bu güne dek çok etkinlikler düzenlendi. Ancak bu denli büyük boyutta ve de profesyonelce olmadı. Geliri Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı’na bağışlanmak üzere geçen hafta sonu Merit Royal Hotel’in ev sahipliğinde ve İstanbul’da bir marka olan Dilek Hanif’in ‘Haute Couture 2017’ İlkbahar Yaz Koleksiyonu’ adlı defilesi gerçekleştirildi. Tek kelimeyle muhteşemdi. Koreografisini Uğurkan Erez’in yaptığı defilede Burhan Öcal’ın sahne şovunda tanınmış mankenlerin teşhir ettikleri giysiler ilgiyle izlendi. Defileden sonra birçok izleyici, defilenin baş mankeni olarak podyuma çıkan Türkiye’nin en iyi kadın mankenlerinden Çağla Şikel ile anı fotoğrafı çektirdi…

Ama gecenin esas yıldızı pek tabii ki bu etkinliğe imza atan, gerçekleştirilmesi için yoğun uğraş veren Hanzade Özbaş idi.  “Sosyal sorumluluk projeleri toplumların yolunu aydınlatan, yaralarını saran önemli girişimlerdir” diyen Hanzade Hanım, iyi bir başlangıç yaptıklarına inanç belirtti.

Bu toplum ne zaman kararlılık gösterdiyse, meyvelerini de aldı. Özellikle varoluş ile yok oluşun arasındaki ince çizgide olduğumuz dönemlerde 11 yıl, şimdi söz konusu otellerin bulunduğu mekânlara gidebilmek meseleydi… Daha çok Rumların denetimindeydi oraları. Hatta Cristal Cove’un, eski ismiyle Zefiros’un açılışı 15 Temmuz 1974 gibi bir tarihteydi anımsadığım kadarıyla… Davet edildiğim halde gidip gitmemekte kararsızdım. Lapta’da eskiden beri Türkler de oturmaktaydı. Oradaki bir arkadaşıma (Halil Şah) telefon ederek, danışmak durumunda kaldım ve tavsiyelerine kulak vererek, otelin açılışına gitmedim. Çünkü durum alabildiğine gergindi ve nice barikatlardan geçmek gerekirdi.

Bugün oralarda ve diğer bölgelerde Kıbrıs Türk turizmine hizmet veren nice turistik tesisler boy gösteriyor. Hatta Güney’deki otellerle de rahatlıkla boy ölçüşebilirler. Dipkarpaz’dan Yeşilırmak’a kadar yaratılan eserler elbette KKTC adına kalıcıdırlar. Bunların ülke ekonomisine katkıları inkâr edilemez.

İşte bu noktada önemli kuruluşların toplum sorunlarıyla da ilgilenmesi, sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde sağlık sorunlarına el atması, hastalara şifa olabilme yolunda gösterdikleri istek ve çaba takdirle karşılanır. Kendilerini toplumdan soyutlamayı tercih eden nice yatırımcılar, toplumda silik bir iz bırakırken, kendilerini toplumdan soyutlamayan, aksine halkı motive eden, üreten ve üretilenden başkalarının da yararlanmasını sağlayanlar her zaman olumlu izler bırakmaktadır.

Kıbrıs Türk toplumu kadirşinastır. Kendisine yapılan iyiliği de bilir, kötülüğü de! Ama kendi yarasına merhem olanları, olmaya çalışanları da baş tacı yapar.

Kanser illeti yüzyılın hastalığıdır. Bunun için tüm ülkeler kendi olanakları çerçevesinde seferber olurken, elbette burada da devlet olarak, kurumlar olarak, hatta vatandaş olarak üzerimize düşen görevler vardır. Bunlardan kaçamayız. Zaten kaçış, çare değildir. Öyle sanıyoruz ki, Sn. Hanzade Özbaş bu konularda bir rehber oldu ve anlamlı da mesaj verdi. O mesajı algılamak ve de gereğini yapmak, bu ülkeye olan borcumuzdur.

Kısacası birileri el atacak ki, bilinç sağlansın, rekabet oluşsun ve olanaklar ölçüsünde yaralar sarılabilsin.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.