Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

21.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Haritaların çarpışması bir türlü dinmek bilmiyor

‘Haritalar kavgasında duruşumuz ne olmalı?’ başlığı altında 18 Ocak 2017 tarihli yazımızda, bu konuya değinirken, sonunda da “Öyle anlaşılıyor ki şu haritalar meselesi daha çok konuşulacak” demiştik…

Nitekim de yanılmadık.

Harita konusu alabildiğine tartışılıyor. Türkiye Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, birkaç gün önce yaptığı açıklamada, “Anlaşma gereği zaten her iki tarafın da haritası ortaya çıkarılmayacaktı. Dolayısıyla bir oldubitti yapılmaya çalışıldı. Türkiye bu oldubittiye gelmeyecektir” şeklinde görüş beyan etmişti…

Söz konusu yazımızda özetle şunları da vurgulamıştık:

“Bilinen o ki, Rum tarafı, Türklere bırakılacak toprağı yüzde 28. 2 olarak belirledi. Türk tarafı da yüzde 29.2 diye saptadı. Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş da, zamanında yüzde 29+ diye bir kâğıda yazmış ve dönemin BM Genel Sekreterine vermişti… Ancak o zamanki koşullar ile bu günkü koşullar aynı mıydı?

Denktaş, iki bölgeliliğin kesinlikle sulandırılmaması için mal-mülk konusunda global takas ve tazminatla halledilmesi gerektiğini söylemiş ve bunun üzerine söz konusu yüzdeliği ortaya koymuştu… Kabul edilmeyince de geçerliliği kalmamıştı… Nasıl ki Annan Planı geçersizdir, bu da aynı! Ama biz dört özgürlüğü kabul etmişiz… Eğer birincil hukuk olmazsa, iki kesimlilik havada kalır. Bunlar son derece önemli hususlardır.”

Hatırlıyorum, o günlerde Denktaş’ın ayaklarında derman kalmamıştı… ‘Kanal T’de program yaptığım günlerde onu sık sık televizyona çıkarmıştım… Bana hiçbir zaman ‘Hayır’ demedi. Kanal T’nin basamaklarını inmek kolay, çıkmak zordu… O nedenle ricası üzerine kendi ofisinde yapardık televizyon programlarını…

Şu yüzde 29+ olayını kaç kez anlatmıştı bana… Dönemin Rum Yönetimi Başkanı Spiros Kiprianu ile New York’ta Kıbrıs pazarlığındaydı Denktaş… O zamanın BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar, Kıbrıs sorununa çok vakıftı, çünkü Genel Sekreterin Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak uzun süre burada görev yapmıştı… Kıbrıs meselesini halletmeye ramak kalmıştı… Denktaş’la Kiprianu kıyasıya pazarlık yaparken, Genel Sekreterin bir ricası olmuştu Denktaş’tan… “Ne olur şu toprakta biraz aşağılara in de bu işi bitirelim. Ben de rahatlayım, Rum tarafı da” demişti…

Bunun üzerine Denktaş, Cuellar’a dönerek, “bana beyaz bir kağıt ver” deyince, Cuellar kâğıdı hemen uzatmış, Denktaş da üzerine iri harflerle ‘Yüzde 29+’ yazmıştı…

Cuellar ‘bu iş bitti’ diyerek sevinçle kâğıdı almış ve Kiprianu’ya vermişti… Rum lider de şaşkındı, ama sorması gereken merciler vardı… “Bana müsaade edin, Atina’ya gidip geleyim” demişti… Gidiş o gidiş… Bir daha da geri dönmedi. Denktaş ise boşu boşuna New York’ta bir hafta bekledi ve Genel Sekretere “Tek başıma burada oturup da ne yapayım. Kiprianu gitti, bir hafta oldu dönmedi. Ben de ülkeme dönüyorum” diyerek ayrılırken, “Şu yüzde 29 + da artık geçerli değildir” şeklinde görüş beyan etmışti…  Hem de öfkeli bir şekilde.

Tabii ki Denktaş’ın bir takım şartları da vardı bu oranı kâğıda yazarken… Mülklerin çözümü konusunda pratik bir yaklaşımda bulunmuş, “Global takas ve tazminat” demişti… Ayrıca iki bölgeliliğin kesinlikle sulandırılmaması gerektiğini dile getirmişti… Şimdiki haritada bunlar var mıdır, bilmiyoruz. Bu arada toprakla ilgili bazı kriterler vardı, onlar aynen geçerli midir? ‘Verimlilik’, ‘yeterlilik’ ve saire gibi…

Şimdilerde Denktaş’ın oğlu, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, babasının ‘yüzde 29 artı’ yaklaşımının bugünkü yaklaşımdan çok farklı olduğunu ifade etti, “Bahse konu görüşme sürecinde Denktaş ‘yüzde 29 artı’ yaklaşımını ortaya koyduğunda, Rumların içimize gelerek yerleşmesi paket içerisinde yer almamakta ve mülkiyet açısından da ‘global takas’yöntemi konuşulmakta idi” dedi.

Bu arada UBP de, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Türk tarafı olarak Cenevre’de sunduğu haritadan tüm siyasi partilerin bilgi ve onayının olduğuna ilişkin açıklamasının gerçekleri yansıtmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise, söylediklerini çarpıtmaya gerek olmadığını, ‘Merhum Denktaş’ın Kıbrıs Türk tarafına kalacak toprağın yüzde 29+ olmasını kabul ettiğini, bunu meclise de önerdiğini, meclisteki tüm partilerin de bunu onayladığını hatırlattı. Akıncı “bundan rahatsızlık duymaya gerek yoktur” dedi.

Hal böyle iken bu harita polemiği veya gerginliği niye?

Ancak bildiğimiz kadarıyla yüzde 29 + ile yüzde 29. 2 arasında esaslı fark vardır. Toprakta 1 metrenin bile önemi bulunmaktadır. Örneğin ‘Yeşit Hat’ta mücahitlerin veya Rum Milli Muhafız Ordusu’nun mevzilerini bir adım ileriye taşıması büyük olaydı ve BM Barış Gücü’nün bu gibi hallerde başı çok ağrımıştı… Kaldı ki toprakta ‘yeterlilik’ ve ‘verimlilik’ başta olmak üzere; bir takım kriterler büyük önem taşımaktadır.

Tüm bunlar dikkate alındığında, kafalardaki soru işaretlerinin ortadan kalkması için Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın kamuoyuna bilgi vermesi kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor. Bu konuda ileri bir adım atılmış mıdır, yoksa geri adım mı atılmıştır? Bunların bilinmesi gerek. Aksi halde bu harita polemiği biteceğe benzemiyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.