Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

09.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hürriyet ve TÜRSAB bir işe el attı mı, gerisi gelir…

Değerli meslektaşım Ertuğrul Özkök salona girdiğinde, ‘tanıdık var mı’ gibisinden etrafına bir bakındı, beni görünce de doğrudan yanıma geldi. Birbirimize sarıldık, hal hatır sorduk. Ardından Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’le göz göze geldiğimizde, ‘Vay Akay ne alemdesin’ diyerek onunla da kucaklaştık ve hasret giderdik. Kolay değil; Türkiye basınına da 30 yılımızı verdik. Bu yüzden geçmişte bizim kuşaktan meslektaşlarla çok anılarımız oldu.

“Kuzey Kıbrıs’ı Keşfet” adlı tanıtım etkinliği nedeniyle Elexus Otel’deydik… Hürriyet Gazetesi ile kısa adı TÜRSAB olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ve Taşyapı Ltd’in katkılarıyla düzenlenen etkinlikte Başbakan Hüseyin Özgürgün, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Kemal Dürüst, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, TÜRSAB Genel Sekreteri Çetin Gürcün ve Taşyapı Ltd Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı yaptıkları konuşmalarda, Kuzey Kıbrıs turizmine daha fazla katkı üzerine odaklandılar ve görüşlerini ortaya koydular.

Bir turizm ve eğitim adası olan Kuzey Kıbrıs’ın, geride bıraktığımız yılda çeşitli nedenlerden dolayı turizmde beklentilerini gerçekleştirdiği söylenemez. Üstüne üstlük Türkiye dışında dünyadan direk seferler olmayınca elbette ki, turizmde beklentiler gerçekleşemez.

Ne acıdır ki, Kıbrıs sorununu çözebilme umuduyla yıllardır hâlâ müzakere masasındayız, ancak Avrupa’nın da ambargosu altındayız. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) geçmişte aldığı insanlık dışı kararlarına boyun eğmek durumundayız. Bu nasıl bir adalettir anlayabilmek mümkün değildir. Kıbrıs Türk halkını bu denli rencide eden karar karşısında bizim elimiz kolumuz bağlı, ancak Rum tarafı da dilediği gibi hareket edebiliyor. Böyle bir tutsaklık dünyanın hiçbir yerinde görülmüş değildir. Ve böylesine adaletten yoksun bir müzakere masası dünyanın hiçbir yerinde görülmüş değildir.

Ve biz hâlâ daha karşımızdaki unsurdan medet ve adalet bekliyoruz… Daha çok bekleriz.

Turizm konusuna el atınca toplumun sırtına yıllardır kene gibi yapışan acı gerçeklere de değinmeden edemedik.

Tekrar esas konuya dönecek olursak, “Kuzey Kıbrıs’ı Keşfet’ adlı tanıtım programının KKTC turizmine olumlu katkıları olacağına inanıyoruz. Hürriyet Gazetesi, geçmişte de TÜRSAB ile Hatay, Aydın, Mersin ve Gaziantep’te ‘Kent Buluşması’ adıyla kampanyalar yürütmüştü… Bu tanıtımlardan her seferinde çok iyi tepkiler aldıklarını belirten Sedat Ergin, KKTC’ye ve burada yaşayan insanların büyük bir izolasyon, kuşatma ve uluslararası baskılar altında yaşamak zorunda kaldığını anımsattı. Ergin, kendi ayakları üzerinde duran ülkeye hala uluslar arası haksızlıkların sürdüğüne dikkat çekti.

Geçenlerde ilgili bakanın yaptığı açıklamaya göre, bu güne kadar KKTC’ye Türkiye nüfusunun yüzde 8-9’u gelebildi. Bu rakamı yüzde 15’lere, 20’lere çekebilirsek, ne demek olduğunu anlamak zor değildir. Yapılacak kampanyalar mutlaka ses getirecek, “Ha, Kıbrıs’ta şu da varmış, biz buraları görmemiştik” diyerek, daha önceleri gelmiş olanlar da inanın tekrar geleceklerdir. Çünkü Kıbrıs, yabancı turistlerin olduğu gibi, Türk turistinin de aradığı tüm olanaklara sahiptir ve sinesinde nice güzellikler barındırmaktadır.

Doğu Akdeniz çanağında bir inci gibi duran Kıbrıs adasının güzellikleri saymakla bitmez. Hele de Kuzey parçasının… Tarihi, kültürel ve doğa zenginliği Güney’e kıyasla kat kat fazladır. Lefkoşa ve Gazimağusa’nın surlar içini dolaşan turistler, o kadar çok güzel görüntüler karşısında fotoğraf makinelerini bir an olsun ellerinden düşürmüyorlar. Şimdi Türkiye’nin 10 değişik ilinde tanıtım organizasyonlarının gerçekleştirilecek olması, turist sayısını tetikleyeceğine muhakkak nazarıyla bakılmaktadır.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun da işaret ettiği, bizim de her zaman vurguladığımız gibi, Kuzey Kıbrıs yılın 365 günü güneş, deniz ve kumun neredeyse kullanılabilir durumda olduğu bir yer. Bunun yanında sağlık, doğa, kültür ve spor alanlarında da geniş turizm potansiyeli bulunuyor.

Turizmden söz ederken, çevre olayına değinmeden geçemeyiz. Çünkü turizmle çevrenin ilgisi iç içedir. Temiz bir çevre turisti cezp eder, kirli bir çevre de adeta kovar. Bu bakımdan başta Turizm ve Çevre Bakanlığı olmak üzere; tüm bakanlıklar ve ilgili makamların bu konuya daha fazla el atmaları gerekmektedir. Madem ki turist sayısını artırıcı kampanyalar düzenleniyor, madem ki, ülkeyi tanıtma yolunda adımlar atılıyor, çevre konusunda da bir şeyler yapmak durumundayız. Gelen turist bunlara dikkat eder. Onların izlenimleri önemlidir ve uyartıcı niteliktedir. Yoksa, temiz bir çevre yaratmadan tanıtım etkinliklerinin tam olarak amacına ulaşabilmesi kolay değildir.

Bunları da yeniden gündeme getirdikten sonra, başlığı tekrarlayarak, “Hürriyet ve TÜRSAB, bir işe el attı mı, gerisi gelir” diyor ve yazıyı noktalıyoruz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.