Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

09.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İlla ki Eide’ye de ayar çekecekler…

Diyeceksiniz ki, bu güne kadar kimlere ayar çekmediler ki?

Hangi Özel Temsilci veya hangi BM Özel Danışmanı doğruları söylemişse, uzayıp giden görüşmeler hakkında görüş beyan ederek, gerçekleri dile getirmişse ya ayar çekildi, ya da aforoz edilerek, görevi bırakmak zorunda kaldı.

Müzakere sürecine ilişkin olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, son günlerde ‘ayağını denk al’ gibisinden uyarı üstüne uyarı alıyor. Eide, Kıbrıs Türk tarafı lehine bir laf etmedi ki! Türkiye’nin de tavrını çok iyi biliyor, Kıbrıs Türk tarafının da! Ama aynı zamanda Yunanistan’ın ve Rum tarafının tavrını da gayet iyi bilmekte…

Hal böyle iken, kendisini Genel Sekreter’e şikâyet ettiler. Bu da yetmezmiş gibi, gerek siyasiler, gerekse Rum basını sürekli hırpalıyor. Hani ‘Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur’ derler ya, Özel Danışman Eide de şimdilerde o durumda.

Geçenlerde Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas, Eide’ye fena halde yüklenmiş ve Genel Sekreter nezdinde de düşüncelerini dile getirmişti… Ama Genel Sekreter Guterres, Eide’ye sahip çıkmış ve görevini tarafsız bir şekilde sürdürdüğünü açıklamıştı…

Şimdi bir Yunanistan Dışişleri Bakanı, Eide’yi şikâyet eder ve hakkında ileri geri konuşursa, Rum tarafı durabilir mi, seyirci kalabilir mi? ‘Kraldan kralcı olmak’ zaten Rum’un karakterinde vardır. Yunanistan, birine öfkelendi mi, birini beğenmedi mi, onlar daha fazla ses çıkarır, etrafı toza dumana katarlar. Buna karşın Özel Danışman, farz edelim Türk tarafını suçlamış olsa, onu baş tacı ederler, öve öve göklere çıkarırlar.

Kim ne derse desin, onları iyi tanıyanlardanız.

Son olarak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Eide’yi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, “Eide’nin köprü kurucu öneriler getirmesi, ancak bunu her iki liderin de istemesi gerektiği” tezini benimsediği açıklaması nedeniyle eleştirdi.

Eide’yi ‘bütün tezleri dinlemeden veya iletmeden taraflardan biri tarafından dile getirilen tezleri benimseme meylinde olmakla’ suçlayan Anastasiadis, prosedürün Kıbrıs aidiyetinde olduğunu, herhangi bir takvimi veya hakemliği kabul etmeyeceklerini defalarca hatırlattıklarını ifade etti. Rum lider, Eide’yi “açıklamalarla veya şantajlarla aksi sonuçlar alındığını anlamaya” çağırdı.

Daha da ileri giden Anastasiadis, “Eide başka konularla ilgileniyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik tehditleri ve çeşitli navtekslerle Barbaros’un varlığı ile yaratılan güvensizlik ortamını görmemeye çalışıyor” diyor. ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne gerçek tehditler bulunduğunu iddia eden Anastasiadis, buna rağmen Rum tarafının temsilcisi olarak müzakere masasından kalkmadığını, Eide’nin bunu takdir etmediğini söyledi. Anastasiadis son olarak, “Özellikle Sayın Eide ne kadar az konuşursa o kadar iyi eder” dedi.

Anlaşılıyor ki, böyle giderse Eide’ye de yol görünecek. Ya ağzını kapatacak konuşmayacak, ya da konuşsa bile Rum tarafının işine gelenleri söyleyecek. Hem takvim ve hakemliği kabul etmiyor, hem de ‘Çabuk hırsız ev sahibini bastırır’ misali yağ gibi suyun üstüne çıkmaya çalışıyor. Barbaros’a yükleneceğine, tek yanlı olarak doğalgaz konusunda yaptıklarının Türkiye’yi ve Kıbrıs Türk tarafını provoke olduğunu iyi bilen Anastasiadis, Yunanistan’la birlikte Türkiye’ye karşı ‘şer ittifakı’ oluşturma peşinde olduğunu inkâr edebilir mi? İsimlerini tekrar saymak istemiyoruz, ama bu güne kadar birçok ülke ile yapılan anlaşmalar, sözleşmeler neyin nesi oluyor?

Sanki de ‘Doğu Akdeniz, Rum yönetiminin malıymış gibi’ davranmak, bir nevi voyvoda kesilmek de neyin nesi oluyor? Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin, Doğu Akdeniz’de onlardan çok daha fazla hakkı vardır. Bunu anlayabilmek için Doğu Akdeniz’deki haritaya bakmak yeterlidir.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, önceki gün “9’uncu Evvel Zaman İçinde Lurucina Panayırı’nı ziyarette yaptığı konuşmada, “Akıncılar, dün de bugün de yarın da KKTC toprağıdır” demişti ya, bizim de ona eklemek istediğimiz vardır.

Rum Yönetimi, Yunanistan ve bazı macera heveslileri de bilsin ki, ne Kıbrıs toprakları, ne de Doğu Akdeniz suları ne Anastasiadis’in, ne de babasının malı değildir!

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.