KTV
  • 14 Eylül 2017, Perşembe 8:24
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Irkçılık tırmanışa geçerken ne yakınlaşması?

Güney Kıbrıs’ta, eğitim kilisenin idaresinde… Kısacası eğitim kiliseden sorulur. Buna bir ekleme daha yapılarak, kamuya ait kreşler de Ortodoks Kilisesi’ne bağlandı. Anastasiadis yönetiminin bu kararı AKEL tarafından tepkiyle karşılanırken, parti sözcüsü Stefanos Stefanu, hükümeti suçladı, Başpiskoposluğun eğitime müdahalesini çeşitli yöntemlerle artıracağını söyledi. Stefanu, “İktidardakiler mevzuatı ve verilmekte olan eğitimin laikliğini güvence altına almakla ilgilenmiyor mu?” diye sordu.

Kiliselerden sorumlu olan Başpiskopos Hrisostomos… İzlediği politikayı bilmeyen yok! Kıbrıs’ta Türklere zerre kadar hak tanımayan, Rum egemenliğinin Ada’nın kuzeyine de yayılması için gece gündüz dua eden bir papaz. Dahası Güney Kıbrıs’ta her geçen gün daha da tırmanan ırkçılığın teşvikçisi, destekçisi, koruyucu ve kollayıcısı… Parmak arkasına saklanmadan amaçlarının ne olduğunu ifade etmekten çekinmeyen, “Türkçe söylüyorum: Çözüm yok” diyen bir din adamı (!)

“Çözüm olacaksa, bizim istediğimiz şekilde olacak” anlamında…

Hani bir süre önce Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Tüm kötülüklerin anası ENOSİS’tir” demişti ya, ‘Baş destekçisi’ işte bu kilise! Kuzey’deki kiliselerde her hafta ayinler düzenleterek, “Buraları hep bizimdi, inşallah tekrar kavuşuruz” dercesine dua ettiren bir Başpapaz. Irkçı ELAM örgütünün palazlanması ve yeterli taraftar bulmasına yardımcı olan, meclise girmesini sağlayan bir zihniyet…

1950’de ENOSİS plebisitini yaptıran da aynı kiliseydi… Kısacası tüm kötülüklerin anasını yaratan Rum Ortodoks Kilisesi’nden başkası değildir.

Yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre; AB üyesi ülkeler içinde en fazla ırkçılık Güney Kıbrıs’tadır. Bunun da nedeni eğitim sitemi ve kilisedir. Eğitim, kiliseden sorulduğuna göre, kilisenin hakimiyetinde olduğuna göre ne bekleyebilirsiniz? Başka türlü bir sonuç mu?

Tüm bu yetkilere ek olarak, şimdi kamuya ait kreşlerin de kiliseye bağlanmasıyla artık seyreyleyin cümbüşü.

Geçen gün bir araya gelen Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ile AKEL heyetlerinin görüşmesinden sonra yapılan ortak açıklamada, sanki son olarak Crans-Montana’da oynanan oyunlar bilinmiyormuş gibi, müzakerelerin bir an önce başlaması ve görüşmeler başlayana kadar da iki toplumun birbirine yakınlaşmasının sağlanması gerektiği belirtildi.

Sorunu çözüme bağlayabilecekse, müzakerelerin başlamasını herkes istemektedir. Ama 50 yıl kurban edildiğimiz Rum tarafının oyalama taktiklerine daha fazla kurban edilme niyetimiz yoktur. Elbette Kıbrıs Türk tarafının da koşulları olacaktır. Mont Pelerin’den, Cenevre’den ve son olarak da Crans-Montana’dan elde ettiği acı deneyimlerden sonra, hiçbir şey olmamış gibi, kuzu kuzu müzakere masasına oturmasını kimse bekleyemez, beklememelidir.

Hepsi bir yana, “İki toplumun birbirine yakınlaşması sağlanmalı” deniliyor. Hem de müzakereler başlayana kadar… Geride bıraktığımız 43 yılı saymayalım. Ama en azından iki toplumun birbirine yakınlaşmasında en önemli etken olması gereken kapıların açıldığı 23 Nisan 2003’ten bu yana geçen bunca zaman içinde iki toplum birbirine yakınlaşamadı da, bundan sonra mı yakınlaşacak?

Hele kilisenin yeni yetkilerle donatılmasından sonra, kreşlerin bile kiliseye bağlanmasından sonra… Değil yakınlaşma, bu kararla Güney’de ırkçılığın daha da tırmanacağına kuşku yoktur.

Şimdi kalkıp “biz de kreşleri Müftülüğe bağladık” demiş olsak, bu ülkede kızılca kıyamet kopmaz mı? Gerçi bizde öyle bir şey olmaz ve biz ırkçılığa oynamayız da, Kemal Sunal gibi ‘mesela’ diyoruz.

Konu açılmışken, Güney Kıbrıs’ta AKEL’i de endişelendiren eğitimdeki yeni uygulamalar hakkında Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) bu konuda ne düşündükleri doğrusu merak konusudur. Hemen her konuda ses veren bu sendikaların, Güney’de kamuya ait kreşlerin de Ortodoks Kilisesinin idaresine verilmesi karşısında herhangi bir görüş beyan ettiklerini göremedik, duyamadık. Bize göre bu konu sessizlikle geçiştirilecek kadar önemsiz bir gelişme değildir.

Güney’de eğitimden kaynaklanan ırkçılığın bu karardan sonra daha da artacağı ve bunun görüşmeleri de olumsuz etkileyeceğine şüphe yoktur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup