Cyprus Today sol
  • 19 Kasım 2017, Pazar 13:34
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Irkçılık zirveye çıkarken Ulutaş bile isyan ederse...

Bugün Pazar ya, gönül arzu ederdi daha hafif konuları irdeleyelim. Ama öyle konular var ki, bekletmeye gelmez. Bekletirsen de güncelliğini yitirir.

Geçtiğimiz günlerde KKTC’nin kuruluşunun 34’üncü yıldönümü kutlandı ya, karşı yakadaki komşularımız hop kalktı hop oturdu. Türkler için neler söylemediler?

Bir AB üyesi olan Güney Kıbrıs’ta ellerinde Yunan bayraklarıyla protesto gösterilerinde bulunan orta ve lise öğrencileri, Türklere kin ve nefret kustu, ırkçılığın şampiyonluğunu yaptılar. O kadar ki, “Türkler; Helen toprağında öleceksiniz”, “Türkler, Moğol katiller” diye tempo tuttular.

Eylemi düzenleyen de Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in partisi DİSİ’nin gençlik kolları… Şimdi bunların tartışması yapılıyor Güney’de. ‘Bu kadarı da olmaz’ diyen bazı siyasiler var.

Aslında Güney’de ırkçılığın tavan yapmasına hiç de şaşmamak gerek. Bir süre önce AB üyesi ülkeler arasında yapılan bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarına göre, en ırkçı ülkenin Güney Kıbrıs olduğu açıklanmadı mıydı?

O nedenle Güney Kıbrıs’ta bu tür davranışları, eylemleri doğal karşılamak gerek. Kendi kendilerini değiştiremeyeceklerine ve de böyle bir niyet olmadığına göre, adada ortaklıktan da, çözümden de söz edilemez.

Değerli dostumuz Taner Ulutaş bile umudunu yitirdikten sonra, başka söze gerek var mı? Ulutaş, sosyal medyadaki paylaşımında şöyle dedi:

“Ben çözüm yanlısıydım. Ancak bugün itibarıyla Rumlarla bir çatı altında yaşayabileceğimize dair umudumu yitirdim. Oğlum, Çin Büyükelçiliği’nden vize almak için Güney’e geçtiğinde yolda yürürken, yüzlerce Rum gencinin tacizine, hatta darp teşebbüsüne maruz kaldı. Oğlumun durumunu görünce, inanın artık ben de ‘olmayacak duaya amin dememe’ durumuna geldim. Rum öğrenci gençlerin bu denli beyinlerinin yıkanmışlığı sonrasında ‘En iyi Türk ölü Türk’tür’ mantığından nasıl vazgeçebileceklerini de bilmiyorum.”

Evet; Taner Ulutaş dostumuzun, meslektaşımızın gündeme taşıdığı konu, bizim açımızdan hiç de yabancısı olmadığımız bir konu. Madem ki Güney’de ırkçı bir nesil, bir gençlik vardır, yeni bir ortaklık hiç de kolay değildir, hatta imkânsız gibidir. Madem ki Güney’de eğitimden kilise sorumludur, ırkçılık azalacağına, daha da tırmanacaktır. Dün de vurguladık ve dedik ki, iki toplum arasında güven duygusu yoksa, güven tesis edilememişse, sağlıklı bir çözüme ulaşabilmek hayal ürünüdür.

Hal böyle iken ve de bu denli hakaretler yağdırılır, Türklere karşı küfürler savrulurken, ‘Türklere ölüm’ diye sloganlar atılırken, bizim öğrencilerimizden, gençliğimizden bir günden bir güne benzeri eylemler geldi mi? Bir günden bir güne Kuzey’e geçen Rumlara karşı darp teşebbüsü veya tacizde bulunuldu mu? Çünkü bizim öğrencilerimiz, gençliğimiz haddini bilmektedir. Onlar gibi ırkçı değildir.

Bazı Rum siyasileri bile çileden çıkarmaya yeterli Rum öğrencilerin ırkçı eylemleri karşısında,  haklı veya haksız ikide bir KKTC ve TC makamlarını her fırsatta eleştiren öğretmen sendikalarının suskunluğu da anlamlıdır. Liseli Türk gençliği benzeri bir harekette bulunmuş ve de ellerinde Türk bayraklarıyla “Rumlar; Türk toprağında öleceksiniz” diye slogan atsalardı bizdeki öğretmen sendikalarının tepkisi nice olurdu diye merak etmemek elde değildir. Ancak Rum öğrencilerin tahrik dolu eylemleri karşısında sessizliğe bürünmeleri, görmezden ve duymazdan gelmeleri ilginç ve de anlamlı değil midir?

Çıksınlar ve kınadıklarını açıklasınlar. Bu tür davranışların barışın ve çözümün önünde en büyük engel olduğunu dile getirsinler.

Bizim kuşaktan emekli Başöğretmen Eşref Çetinel, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil’i eleştirirken, “Pisliklerin içinde boğulun diyen, çarpık yapılaşmaları emreden, trafiği perişan eyleyen Ankara’nın emirleri mi?  Falan… Vazgeçin bu TC fobisinden ve biraz da Güneye bakın Güneye! Orayı da eleştirin ki hiç olmazsa dengeli olasınız kardeşim” demişti…

Haksız mı?

Değerli dostumuz Taner Ulutaş bile Güney’deki ırkçılığın çok tehlikeli boyutlara ulaştığını görüp de isyan noktasına geldiyse varın gerisini siz düşünün! Güneyin kin ve nefret temeli üzerine kurulan eğitim sistemi düzeltilmedikçe, olası bir çözümün sürdürülebilirliği de söz konusu olamaz!

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
ubp popup