Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

01.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İsviçre’de ‘Kurtlar sofrasına’oturmaya hazırlanırken...

Türk’ü olsun, Rum’u olsun; BM’lisi, AB’lisi veya ABD’lisi olsun; herkesin kendine göre bir beklentisi var İsviçre’den… Olumlu ya da olumsuz!

Bazılarının ise herhangi bir beklentisi yok. Bu gibiler daha çok ‘Böyle gelmiş böyle gider’ havalarında… Bel bağlayanlar da var, bağlamayanlar da! Bir kısım vatandaş, “İsviçre’de dananın kuyruğu kopacak” diyor, bir kısmı da ‘kedinin kuyruğu bile kopmayacak’ diyor.

CTP Genel Başkanı Talat, “toprakta ciddi bir ilerleme olursa beşli konferansa geçilebilecek” derken. TDP Genel Başkanı Özyiğit de, toprak konusunda her iki tarafın beklentileri olduğunu ifade ediyor. BKP Genel Sekreteri İzcan “Sonuna yaklaştıkça işler zorlaşır”, YKP yetkilisi Durduran da “Görüşmelerin seyri olumsuz” yorumunu yapıyor.

Peki; HP Genel Başkanı ve deneyimli müzakereci Kudret Özersay ne diyor?: “Bir an önce dengeli ve adil bir çözüm olmasını istiyoruz. Garanti sisteminin devamı tek çıkış yoludur. Her müzakerecinin kırmızı çizgileri olmalıdır.” Bu arada Yunanistan Komünist Partisi bile iki bölgeli, iki toplumlu federasyonu reddettiğini açıklarken, buradaki Rum siyasi partilerinden de her zaman olduğu gibi şartlı şurtlu açıklamalar yapılıyor. Haritalar yayınlanıyor, alınacak-verilecek köy isimlerinden bahsediliyor…

Dahası siyasi parti temsilcilerinin İsviçre’de Anastasiadis’e eşlik etmeyecekleri açıklanırken, gerekçe olarak da “İki bölgeli iki toplumlu federasyona karşı çıkan partiler olduğu için ortak bir çizgiye varmak mümkün olmadı” deniliyor. Yalnız onlar mı? Güney’de federal çözüme inanmayanları bir sıralayacak olursak, burada bazı meslektaşlarımız gene gücenecek diye yazmıyoruz.

Bu beklentiler içinde Güzelyurt’ta, hatta Yenierenköy’de, Sipahi ve daha bazı köylerde oturanların bitmez tükenmez sancılarına ne demeli?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, toprak konusunda çıkış yolları bulunduğu ve bir uzlaşıya varılabildiği takdirde, ardından ‘Beşli Konferansın’ geleceğini söylerken, Rum lider Anastasiadis, dışişleri bakanı Kasulidis ve diğerleri ‘Çoklu Konferans’tan bahsediyorlar. Burada bile bir tilkilik yatıyor. Beşli konferansa katılacak taraflar belli. Ama karşı taraf bir süreden beri bunu ‘Çoklu’ diye pazarlamaya çalışmakla, işin içine AB ve başka ülkeleri de çekebilme gayretkeşliğinde…

Nice oyunlar, tezgâhlar olacak Mont Pelerin’de… Varsın olsun, ne çıkar yani? Olmaması doğal değil. Çünkü orada kurulacak olan müzakere masasının adı bir yerde ‘Kurtlar sofrasıdır.”

İsviçre öncesi gelişmelerde öyle dalgalanmalar var ki, durmadan köpük saçıyorlar. Gene de endişeye hiç gerek yok! Yeter ki sağlam durulsun, dik duruş sergilensin!

--------------

“Sizde yağmur var mı?”

Kıbrıs’ın Kuzeyi ve Güneyinde saat farkı olayı çeşitli esprilere neden olurken, şöyle bir eskileri anımsamaya çalıştım. Bizim çocukluğumuzda saati olanı parmakla gösterirlerdi… Kimde saat vardı ki!

Zamanı, saati en iyi ve en doğru bilen çobanlar ve çiftçilerdi… Televizyonun, radyonun, internetin, teleksin olmadığı dönemlerde dinlenebilen tek radyo vardı, o da ‘Ankara Radyosu… Uzun dalgadan yayın yapardı… Frekansı ayarlayabildinse ne ala! Aksi halde onu da dinleyemezdin. Evlerde çalar saatler, kimilerinin kollarında

İsviçre malı ‘Nisus’ marka saatler vardı…

Dedik ya; zamanı en iyi bilen çiftçiler ve çobanlardı… Şöyle elini alnına koyarak havaya bir bakar, saatin kaç olduğunu söylerlerdi… Hele öyleleri vardı ki, hiç şaşmazdı…

Kıbrıs Rum Gazeteciler Birliği’nin uzun yıllar başkanlığını yapan Andreas Kannavros ile sıkı bir dostluğumuz vardı. Kapılar kapalı olduğu dönemlerde bile, dilediğimizde Güneye geçebiliyor, onlar da Kuzeye gelebiliyorlardı…

Bir gün Ledra Palace Kapısı’nda buluştuğumuzda Kannavros espri kabilinden bana “Sizde yağmur var mı?” diye sormuştu… “Bizde olsa, sizde de olur” demiştim…

Saat farkı nedeniyle bu espri geliverdi aklıma. Hani aynı adada yaşamamıza rağmen, çok da farklılıklar var değil mi?..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.