KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

17.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İt ürür, kervan yürür!

Kıbrıs ve Türkiye’nin kaderiyle oynanan iki tarihi geride bıraktık.  Her iki tarih de felaket çağrışımı idi.   Birincisi Kıbrıslı Türkler, ikincisi de Türkiye ve Türk Milleti için…

Geçen yılın 15 Temmuz’unda gerçekleştirilmek istenen, ancak milletin direnişi sonucu akamete uğratılan darbe girişiminin yıldönümünde Türkiye tek yürek oldu. 15 Temmuz’un Türk Milleti’nin zaferi olduğu vurgulandı. Bayraklarını alan bir yıldönümünde yollara düştü, bir yıl önceki aynı azim, inanç ve kararlılığı yeniden sergiledi.

Türk Milleti vatanına, devletine ve bayrağına sahip çıkarken, dış dünyaya da mesajlar verdi. Bu, Türkiye üzerinde oyun oynamak isteyenlere verilen mesaj olarak da nitelenebilir. Aslında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Şehitler Köprüsü’nde yaptığı konuşmada, bu konuya da açıklık getirmiş oldu.

Türk Milleti ile kıvançta ve tasada bir olan, aynı duyguları paylaşan Kıbrıs Türk Halkı da, Lefkoşa’da Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği önünde düzenlenen törende, Türkiye’deki heyecana ortak oldu. ‘15 Temmuz Şehitlerimizi Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Toplantısı’nda FETÖ’ye lanet yağarken, darbeye karşı kahramanca direnerek şehit olanlar rahmetle anıldı.

Türkiye ve KKTC’de bunlar olurken, Güney Kıbrıs’ta da 15 Temmuz tarihinde bayraklar yarıda idi. Yas tutuyorlardı… 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki Albaylar Cuntası’nın, Güney’deki EOKA ‘B’ ve Yunanlı subayların komutasındaki Rum Milli Muhafız Ordusu’yla dönemin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’  Başpiskopos Makarios’a karşı gerçekleştirdikleri darbe başarıya ulaşmış, ancak esas hedefe varılamamıştı…    Esas hedef ENOSİS idi ve önüne takozu koyan da Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri idi…

İşte esas hedefe ulaşılamadığı, üstelik de Türkiye’nin adaya müdahalesine zemin hazırladığı ve bu günkü duruma gelindiği içindi bu öfke. Bayraklar bu nedenle yarıya indirilmişti… 20 Temmuz’da da indirilecek. 15 Temmuz 1974 ENOSİS yolunda son adımdı ve Kıbrıs Türk halkı için de tehlike çanları son kez çalıyordu.

Anlayacağınız, uçurumun kenarındaydık. Ya kurtulacak, ya da tümden yok olacaktık…

Makarios’un iktidardan düşürülmesine rağmen, Türkiye’nin sessiz kalmasıyla darbe hedefine ve amacına ulaşmış olsaydı, ne bayraklar yarıya indirilirdi, ne de gözyaşı akıtılırdı. Ama tek bir Rum siyasi parti yetkilisi çıkıp da, bunları Rum halkına anlatma ihtiyacı duymadı. Hepsi de bildiri yayımladı, ancak darbenin esas hedef ve amacı konusunda Rum halkını aydınlatmadı.

“Darbenin esas amacı ENOSİS’ti, ama başarılı olunamadı” diyemediler, diyebilecek cesareti gösteremediler. Bununla birlikte her zamanki gibi, suçlu sandalyesine Türkiye’yi oturtmaya kalkıştılar. Darbeyi Türkiye yapmadı, yaptırmadı ki! Sadece darbecilerin daha ileri gitmelerine engel oldu ve Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağladı.

Ve aradan 43 yıl geçti. Lefkoşa’da ‘Ara Bölge’deki görüşmeler, New York, Mont Pelerin, Cenevre, Crans-Montana derken, müzakere süreci çöktü, uzlaşı sağlanamadı. Rum tarafı şimdilerde hidrokarbon yataklarıyla meşgul… Rum Lider Nikos Anastasiadis’in ilk günden itibaren uğraşı da doğalgaza yönelik değil miydi?

Yunanistan’la el ele vererek, Mısır, İsrail, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerle anlaşmalar imzalaması da, Türkiye’nin olası girişimlerine karşı ‘önlem alma’ mahiyetinde değil miydi?

Doğalgaz çıkar mı, çıkmaz mı? Çıkarsa da kurtarır mı, kurtarmaz mı? Ya da astarı yüzünden pahalı olur mu, göreceğiz. Ancak Yunan Başbakanı Aleksis Çipras’ın, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de Rum tarafının sondaj çalışmalarına gösterdiği tepkiye ‘İşe yarayan köpek havlamaz’ sözü ile yanıt vermesi, komşuluk ilişkileri ve nezaket kuralları ile hiç de bağdaşmıyor. Çipras, “Dış politikada bir atasözü hep aklımdadır. ‘İşe yarayan köpek havlamaz.’ Biz öyle çok havlamıyoruz. Komşularımız da bu atasözünü akıllarında tutsun” ifadesini kullandı.

Türkçedeki ‘Havlayan köpek ısırmaz’ atasözünün bir benzeri de Yunancada bulunuyor.

Çipras yatıp kalkıp da AB’ye dua etsin. AB imdada yetişmese, kredi akıtmasaydı, açlıktan ağzı kokan Yunan halkı, verdiği sözleri tutmadığından kendisini çoktan alaşağı etmişti.

Bir Rum gazetesi olan ‘Politis’ bile, ‘West Capella gemisinin sondajı açmak için çalışırken, Türkiye’nin bölgede varlığını hissettirmek istediğine, ancak varlığının yasadışı olmadığına dikkat çekti.

Çipras’ın bilmesi gerekir ki, ne Ege Yunan denizidir, ne de Doğu Akdeniz!

Üstelik bizde bir atasözü daha vardır: “İt ürür, kervan yürür.”

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.