Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

03.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kanbay’ın sitemleri ve yapılması gerekenler…

1970’li yıllardan bu yana su konusunda çok yazılar yazdık. Çünkü eninde sonunda bu Ada’ya Türkiye’den su getirileceğine inanıyorduk…‘Anamur Suyu’ Kıbrıs’a gelmeden önce de yazdık, geldikten sonra da!

Gün oldu, Amerikalıların organize ettiği bir masada Rum meslektaşlarımızla da tartıştık. Suyun Ada’ya gelmesi halinde, bu topraklara çok büyük faydası olacağını söyledik. İçimizdeki bazı önyargılı kişiler gibi, Rumlar da suyun geleceğine inanmıyorlardı… Ama sonunda bir hayal gerçeğe dönüştü. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet bu konuda kararlılığını sürdürdü, böylelikle de suya kavuşmuş olduk.

Kısacası; ‘Asrın Projesi’ uygulamaya konuldu. Ancak tam olarak değil!

Bunun nedenlerini geçtiğimiz günlerde sık sık seslendirmeye çalıştık. Nitekim geçen gün Türkiye Büyükelçisi Derya Kanbay’ı ziyaret eden Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar başkanlığındaki yeni yönetim kurulu da aynı konuda dert yandı. Akar, hala altyapı eksiklikleri nedeniyle suyun ulaşamadığı bölgeler için üzüntü duyduğunu, KKTC’nin Güney’den daha iyi bir ekonomik yapıya kavuşmasının mümkün olduğunu kaydetti.

Evet; Kıbrıs Türkü olarak, bizim tek çıkış kapımız Türkiye. Başka çalacağımız bir kapı yok. Başımız ağrısa anavatanı arar, çare bulunmasını isteriz. Çözüm olsa da, olmasa da!

Hani Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Sığınabileceğimiz tek liman Türkiye’dir” dememiş miydi?..

Su konusu çok önemli… Öyle de, KKTC olarak üzerimize düşeni yerine getirebildik mi? İşte bu konuda sözü Büyükelçi Derya Kanbay’a bırakalım.

“Su projesi istenilen çalışma planı içinde ilerleyemedi. Gelinen aşamada bizi en çok üzen şey ana isale hatlarının son aylarda uğradığı tahribattır. İsale hatları akıllı sisteme bağlı olduğundan herhangi bir zararın bilgisini hemen alabiliyoruz. Bugün elime ulaşan rapora göre, doğu bölgesine su ulaştıran hatta tahribat olduğundan, o bölgedeki insanlar mağdur edilmektedir.”

Hem yerel yönetimlerden, hem de şebekeleri olan kuruluşlardan zeminde yaptıkları çalışmalarında su şebekesinin planlarına özen göstermelerini isteyen Kanbay, “Devlet Su İşleri, kendi döşediği su şebekesinin bilgilerini birkaç kez ilgili makamlara verdi. Ama bu dosyalar raflara atılıp hiç bakılmıyorsa ya da ilgililere ulaştırılmıyorsa bu bir eksiklik ve zafiyettir. Bir an önce giderilmesi gerekir” dedi.

Kanbay “Bu şekilde lakayt uygulamalarla biz bu adada bırakın suyu, hiçbir şeyi yönetemeyiz” şeklinde konuştu.

Kanbay’ın bu haklı sitemleri yalnız bugünkü iktidar için değil, gelmiş geçmiş tüm yönetimler içindir de! Ülkemizde Türkiye’nin yardım ve katkılarıyla çok şeyler yapıldı, çok işler başarıldı. Altyapılar, barajlar, göletler, hava ve deniz limanları, yollar, camiler, okullar… Hangi birini sayalım?

Buna karşın KKTC olarak, üzerimize düşen görevleri yerine getirebildik mi? Ticaret ve Sanayi Odalarının da dile getirmekte olduğu bürokrasi başka ülkelerde olduğu gibi sıfırlayabildik mi? KKTC mekanizmasının en iyi bir şekilde çalışabilmesi için elzem olan kamu reformunu yapabildik mi? Ülkede asayişi bozanlara karşı caydırıcı önlemler alınabilindi mi? Polis sayısını yeterli düzeye çıkarabildik mi?.. Orman fakiri bir ülke olmamıza rağmen, ağaç katillerine karşı herhangi bir önlem var mıdır?

Avuç içi kadar bir ülkede trafik karmaşasına çözüm getirilebildi mi? Herkesin, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret eden turistlerin şikâyet konusu olan çevreyi kirletenlere, çevre güzelliğini bozanlara karşı ne tür önlemler alındı? Başkent Lefkoşa’daki tiyatro binası bunca yıldır niye bitirilemedi?

Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail’in de dediği gibi, kanser konusunda bir ‘devlet politikası’ oluşturulabildi mi?

Hangi konuda oluşturuldu ki!

Ülkenin turizm potansiyeli malum… Bu büyük bir avantaj… Bir de ‘Eğitim (Üniversite) sektörü’ var ki, bu ikisi KKTC ekonomisinin lokomotifi. Doksan bini aşkın öğrenci sayısına ulaşmak büyük bir başarıdır. Elbette bu rakama devletin değil, üniversitelerin kendi çabalarıyla ulaşıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen, değişik kültürleri taşıyan bu öğrenciler konusunda devletin de sorumlulukları olduğu unutulmamalı!

Velhasıl yapılması gereken, yarım bırakılıp da tamamlamayı bekleyen çok işler vardır. Su konusundaki ihmal ve sorumsuzluklar ortaya olumsuz bir tablo çıkardıysa da, bunu düzeltmek, su konusunda Büyükelçinin haklı sitemlerine kulak vermekle mümkündür. Bu ülkeye sudan sonra kablo ile elektrik de gelecektir. Bu konuda gerekli anlaşmalar yapılmış bulunmaktadır. Peki; su konusunda ve diğer konularda lakayt tavırlar sergilenmeye devam edilirse, elektrikte de aynı şeyler olacak değil midir?

Kendi ayakları üzerinde durabilen bir devlet yaratmak istiyorsak, boş vermişliği terk ederek, bir an önce kendimize gelmemiz gerek!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.