Cyprus Today sol
  • 22 Aralık 2017, Cuma 8:43
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Kelle koltukta 3 mücahit: Kotak, Y. Turgut ve O. Yak

Bundan tam 54 yıl önceydi… Hızla gelen bir araba ‘Halkın Sesi’nin arkasına park ederken, silah sesleri de ortalığı çınlatıyordu…  Merhum şair-yazar Özker Yaşın’la birlikte matbaanın arka kapısına koştuk. Silah seslerine alışmıştık da, gelen arabanın cayırtısı dikkatimizi çekmişti…

Önemli bir şey var diye düşünürken, mermi yağmuruna tutulan İtalyan Lancia marka arabadan üç mücahit çıkmıştı… Direksiyonda İsmet Kotak bulunuyordu. Beraberinde Yenağralı Turgut ve Osman Yak vardı…

Şimdilerde hayatta olan Turgut Yenağralı, varoluş mücadelesinin içinde yetişmiş gözü pek bir mücahit komutanıydı…  Ünlü gazeteci-yazar, milletvekili ve bakan olarak çeşitli görevlerde bulunan merhum İsmet Kotak’ın en yakın arkadaşlarından biri…  İnönü (Sinde) köyünden olan Osman Yak da öyle!.. . Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün yakın dostlarındandı ve 1940’lı yılların başlarında Halkın Sesi’nde baskı makinesinde çalışmışlığı vardı…

Her neyse; üç kafadar, daha doğrusu TMT ruhlu üç gözü pek mücahit, toplumlararası çatışmaların başlamasına neden olan Akritas Planı’nın 21 Aralık 1963’te uygulama alanına konulmasına aldırış etmeden kelle koltukta Mağusa’dan Lefkoşa’ya gelmeye karar verirler. Ancak Türk kesimine girmek üzereyken Regis Dondurma Fabrikası’nın damına yerleştirilen makineli tüfek tarafından taranırlar ve araba delik deşik olur.

Merhum İsmet Kotak çok hızlı, ama dikkatli araba kullanmaktaydı…  Büyük bir şans eseri yara almadan sağ salim gelerek, yukarıda sözünü ettiğim yere park ederler. Üçüyle de sarılıp kucaklaştıktan sonra ‘Saraya gidiyoruz’ diyerek bir telaş ve aceleyle ayrıldılar.

Tüm bunlardan Kotak’ın eşi, Kız Lisesi’nin eski müdürlerinden Şermin Hanım’ın haberi yoktu… O günlerde İsmet Kotak’ı da uyarmış, “Sakın bir delilik yapmayın… Ortalık çok karışık ve tehlikeli… Sakın ola yola falan çıkmayın” diye tembihlemişti…  Kelle koltukta Lefkoşa’ya geldiklerinden haberi yoktu…  Üç kafadar Dr. Küçük, Denktaş ve diğer ilgililerle görüştükten sonra, gün boyu çeşitli temaslarda bulundular ve gece Lefkoşa’da kaldıktan sonra, ertesi gün Mağusa’ya döndüler.

Yollar o denli tehlikeli ve riskliydi ki, Mağusa’ya nasıl gittiklerini hala merak ediyorum. Hayatta olan Turgut Yenağralı’ya dün bir türlü ulaşamadım. Ancak değişik güzergahlardan Mağusa’ya vardıklarını tahmin ediyorum. Yanlarında Turgut Yenağralı gibi her yeri avucunun içi gibi bilen biri olduktan sonra…

Meğer Şermin Hanım gece nerede olduğunu İsmet Kotak’a sorduğunda, çok işleri olduğunu, hazırladığı bir mektubu Osman Yak ile Lefkoşa’ya gönderdiğini söylemekle yetinmiş…  Geçirdikleri tehlikeli maceradan Şermin Kotak günler sonra bilgi sahibi olmuş. Şermin Hanım, “Yeni evlendiğimizde almıştık o Lancia marka arabayı. Süratli bir arabaydı” dedi.

Türk Mukavemet Teşkilatı’nda (TMT) görevli mücahitlerin ne denli tehlikeli görevler üstlendikleri ve bu görevleri yerine getirirken, eşlerinin, çocuklarının dahi bile bilgi sahibi olmadığı dönemler yaşandı. Bu gizlilik olmasa ve Kıbrıs Türk halkı TMT etrafında birlik olarak bütünleşmeseydi, herkes sorumluluk bilinci içinde üstlenmiş olduğu görevi yerine getirmemiş olsaydı, bugün burada bir Türk varlığı bulunamazdı… Aynen zamanında Girit’te olduğu gibi, bir gecede adanın kaderi değiştirilir ve kimseden bir tepki de gelmezdi…

Aynı dramı bugün Arakanlı Müslümanlar yaşamıyor mu? Türkiye’nin dışında bu insanlık dramını işiten, ses veren, tepki gösteren kaç ülke vardır? İşte Kıbrıs Türkü de 21 Aralık 1963’te başlayan etnik temizlik hareketine karşı top yekun direniş göstermemiş ve o günlerin iletişim olanaksızlıklarına rağmen Türkiye’yi uyarmamış, bilgilendirmemiş olsaydı, sonunda Türkiye müdahale kararını almamış olsaydı halimiz nice olurdu?

Bu günlere nasıl gelindiğini, ne zor şartlar altında mücadele edildiğini, hangi aşamalardan geçilerek bir devlet sahibi olduğumuzu yeni nesillerin bilmesi kaçınılmazdır. Güney’deki tarih kitaplarında her şey ters çevrilirken, bizim kendi çocuklarımıza gerçekleri detaylı bir şekilde anlatmamız gerekmektedir. Herkesin iyisiyle kötüsüyle kendi geçmişini, tarihini bilmesi, gelecek açısından elzemdir. Kaldı ki, Kıbrıs Türkünün 11 yıl boyunca verdiği mücadele bir onur mücadelesiydi. Varoluş mücadelesini en ince detayına kadar bilmek ve bilmeyenlere de aktarmak, anlatmak tarihi bir görevdir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek