HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

21.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs konusunda hatalar ve Mont Pelerin’den beklentiler

Kıbrıs sorunu zincirinin son halkasında Türkiye’deki muhalefetin ses vermeye başlaması ilginç değil mi? Hani, ‘kafalara tuğla mı düştü?’ desek yeri mi acep?

Kısa bir süre önce Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bir konuşmasında, Kıbrıs sorununa ilişkin gelişmelere de değinerek, kaygılarını dile getirmişti… Ardından KKTC’nin kuruluşunun 33’üncü yıldönümü kutlamalarına katılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Öztürk, buradaki temaslarında parti görüşünü ortaya koymuştu…

“Kıbrıs, sadece AKP’nin değil, partiler üstü milli bir meseledir. Müzakereler, Türkiye tavize hazırmış, psikolojik olarak yenilmiş gibi yürütülmektedir” diyen Yılmaz Öztürk, “Biz, nereye kadar taviz vereceğimizi biliyoruz” tarzında açıklamalar talihsizliktir” şeklinde görüş beyan etmişti…

Şimdilerde Mont Pelerin zirvesinin ikinci turunda partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da konuştu. “Annan Planı ile geldiler, Türk kesimi kabul etti, Rum kesimi reddetti. Bitti kardeşim, neyin pazarlığını yapıyorsun, kime nereyi peşkeş çekeceksin sen? Bunu kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iktidarın olduğu kadar, muhalefetin de sesine kulak vermek gerek. Kıbrıs, Yunanistan’da olduğu gibi, Türkiye’de de milli bir mesele ise, hem iktidarı, hem de muhalefeti bilgilendirmek lazım. Bu da, başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere; siyasi parti başkanları Hüseyin Özgürgün, Serdar Denktaş, Tufan Erhürman ve Cemal Özyiğit’e düşen görevdir.

Sadece AKEL ve DİSİ’nin kapılarını çalmak yeterli değildir!

Ha; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan herhangi bir çekinme durumu söz konusu ise, o ayrı mesele. Ama inanınız, öyle bir mesele yoktur ve Erdoğan da, karşılıklı temaslara hoşgörü ile bakmaktadır.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, 1’inci Mont Pelerin zirvesinde talep ettiği bir haftalık iznini kullanır ve Atina’nın yolunu tutarken, orada Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın yanı sıra, cumhurbaşkanı ile, dışişleri bakanı ve Yunanistan’ın siyasi parti liderleriyle de görüşmeler yapmıştı… Demek oluyor ki, bizde bu konularda bir eksiklik vardır. Ve bu eksiklik uzun zamandan beri doldurulamamaktadır. Bundan da zarar gören elbette onlar değil, KKTC’dir.

Halbuki eskiden böyle değildi… Resmi davet olsa dahi, protokol gereği ziyaretler yapılır, görüşmeler gerçekleştirilir, bu arada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) temsil edilen siyasi partiler de ziyaret edilerek, Kıbrıs konusunda bilgi aktarılırdı…

Muhalefet partilerine yapılan ziyaretlerden iktidardaki parti veya partiler gücenmez, aksine memnun olurdu…   Şimdilerde AKP de aynı pozisyonda değil midir? Devlet Bahçeli’yi, ya da Kılıçdaroğlu’nu ziyaretten nem mi kapacaklar? KKTC’de böyle düşünenler varsa yanılırlar. Çünkü Kıbrıs meselesi, tüm Türk milletinin milli meselesidir aynı zamanda! Yunanistan’da olduğu gibi…

Kaldı ki bu toplum, 2 binli yılların başından itibaren çok sancılar çekti… Kıbrıs davasını derinliğine bilmediğine inandığımız kadroların işbaşına gelmesi, kafalarda nice soru işaretlerine neden olmuştu… Örneğin AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’ın, Kıbrıs konusundaki çelişkili beyanları kaygılara neden olmuş, bu davaya baş koyan insanların uykularını kaçırmıştı… Acaba Rumları ve Yunanlıları bizim kadar iyi tanımadıklarından mıydı?.. Bilmiyoruz. Ama zaman içinde daha sağlıklı ve bilinçli politikalar ortaya konuldu.

Büyük bir olasılıkla dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da yanıltılmıştı… “Biz, Kıbrıs sorununun çözümünde Rumlardan ve Yunanlılardan beş adım öndeyiz” diyerek, gerçek iyi niyet ve samimiyetini dünya kamuoyu önünde ortaya koyan Erdoğan, Burgenstock’tan sonra hayal kırıklığına uğramıştı…  Kendisinin ve hükümetinin destek verdiği Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin hazırlanan Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türklerin ‘evet’, Rumlarınsa ‘hayır’ demesi Türk dış siyasetinde geç de olsa toparlanmalara neden olmuştu…

İsviçre’nin Burgenstock kentinde dönemin Yunanistan Başbakanı Karamanlis ile el sıkışan ve çözüm için başarılar dileyen Erdoğan, Karamanlis’in “Kıbrıs Rumlarının iradesine saygılıyız” sözleriyle karşılaşmış, referandumdan da ‘hayır’ çıkmıştı…

Bu önemli günde geçmişten örnekler de vererek, yanlışlıkları ve yaratılan boşlukları anlatmaya çalıştık.

Tüm bunlardan sonra, Mont Pelerin’den hayırlı haberler dileğiyle…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.