Cyprus Today sol
  • 14 Şubat 2018, Çarşamba 9:14
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Kırnı, Fota ve Bilelle emirnamelerle inliyor!

Geçen gün, 10 Şubat 2018 tarihinde ‘Ne zaman kurtulacağız şu emirnamelerden?’ başlığı altında bir yazı yazmış ve konuya ilişkin görüşlerimizi dile getirmiştik… Söz konusu yazıyı, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars Kadri’nın, “Tüm bölgelerin ivedilikle emirnamelerden kurtulup, birer imar planı ve ülkesel fizik planıyla bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum” şeklindeki sözleri üzerine kaleme almıştık…

Aynı yazıda Karpaz’dan da örnekler vermiş ve geçmişte yapılan emirnameler nedeniyle mağduriyetlerin yaşandığına dikkat çekmiştik…

Yazı üzerine çok telefonlar, mesajlar geldi. “Akay abi, siz Karpaz’dan örnekler verdiniz. Ya burnumuzun dibindeki emirnamelere ne diyelim? Bugün Pınarbaşı (Kırnı), Dağyolu (Fota) ve Göçeri (Bilelle) köyleri keyfi emirnameler yüzünden adeta inim inim inliyor.  Bu emirnameler yüzünden evlerimize çivi çakamaz durumdayız” diye dert yandılar.

Emirnamelerin hangi hükümet veya hangi parti tarafından konulduğunu yazmayacağız. Ancak konu gelip geçen hükümetlere anlatılmasına rağmen, değişen bir şey olmadı ve emirnameler kaldırılmadı. “Barış Harekâtı’nda da askere en büyük yardımı bu köylerin halkı yaptı. Lefkoşa’nın iki adım ötesinde olan köylerimiz şimdilerde ilkçağları yaşıyor” diyen vatandaşlardan biri, bazı arkadaşlarını alıp da bölgeyi gezdirdiğinde, içlerinden birinin ‘Burası Şırnak mı?’ diye sorduğunu ifade etti.

Aynı bölgede, örneğin Boğaz’da birbiri ardına apartmanlar dikilirken, bahse konu köylerin zamanında ne amaçla konulduğu bilinmeyen emirnameler yüzünden gelişememesi, kalkınamaması, adeta Ortaçağ’ı yaşaması ayıp değil midir? Üstelik buraları halis Türk toprağı olmasına rağmen, niye emirname konulduğu da, beraberinde bir takım soru işaretleri getirmektedir.

Kıbrıs Türk halkına her alanda ambargo uygulanırken, bizim de kendi kendimize emirnamelerle ambargo koymamızın ne tür bir izahı olabilir? Bu köylerin insanları evlatlarına bir göz ev yapabilmek için Gönyeli’ye, Hamitköy’e veya başka yerlere mi gitsinler? Bu durumu anlayabilmek gerçekten güçtür. Kendi devletimizin çatısı altında, kendi egemenliğimizdeki köyleri mamur edemezsek, bu hizmeti Rum Yönetiminden mi bekleyeceğiz?

Üstelik bu köyler, sınır köyleri de değildir. Rum tarafı, sınırdaki köylerini birer modern kente dönüştürürken, bizim kendi köylerimizi bu denli ihmal etmemiz, üstüne üstlük bir de ‘emirname saçmalığı’ çıkarmamızın amacı açıklanmalıdır. Örneğin sınır köylerinden Akıncılar’a (Lurucina) Barış Harekâtı’ndan 43 yıl sonra bir yol yapılabilmiştir. Köylüler bu konuda memnuniyetlerini dile getirirken, çok geç kalmış olsa da, projenin hayata geçirilmesiyle köyün toparlandığını, hatta yatırımların başladığını belirtmektedirler.

Hal böyle iken, güzide yerleşim birimlerinden Dağyolu, Pınarbaşı ve Göçeri’nin emirnameler altında inin inim inlemesine kimin gönlü razı olabilir?

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars Kadri’nin göreve gelir gelmez, “Tüm bölgelerin ivedilikle emirnamelerden kurtulup, birer imar planı ve ülkesel fizik planıyla bütünleşmesi gerekir” şeklindeki sözleri, emirname baskısı altında yaşayan halkımızda bir umut ışığı ve beklenti yaratmış bulunmaktadır.

 

***

 

İbrahim Ramadan dan söz

etmemek haksızlık olur…

 

Biz ona hep ‘Bülükboy’ derdik… Şehit İbrahim Ramadan’ın lakabıydı ve öyle bilinirdi… 1974 Barış Harekâtı’nda Beşparmak Dağları’ndaki Doğru Yol’da şehit olan İbrahim Ramadan, Boğaz Şehitliği’nde askeri törenle defnedildi. Kısa adı KTAMS olan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası’nın kuruluşunda bulunan İbrahim Ramadan için Boğaz Şehitliği’ndeki tören öncesinde KTAMS önünde tören düzenlendi. Sendika Başkanı Ahmet Kaptan konuşmasında, Ramadan’ın önce Genel Sekreter, 1973 Ocak ayında da Genel Başkan olduğunu söyledi, “Bugün biz başımız dik yürüyebiliyorsak, bu onun attığı temeller sayesinde oldu” dedi.

Nisan 1964’te Rum ve Yunan birlikleri, Girne yolunu kesmek için önce Bozdağ’a, ardından da Doğru Yol’a var güçleriyle saldırmışlardı… Aralarında İbrahim Ramadan’ın da bulunduğu mücahitler, saldırganlara geçit vermemişti…

İbrahim Ramadan o dönemlerde kabına sığmaz, vatanını seven bir delikanlıydı… Sık sık ‘Halkın Sesi’ gazetesine uğrar, Dr. Küçük’le şakalaşırlardı… Getirdiği bildirilerde biraz kısaltma yapıldı mı, bana gülerek taşını atmaktan çekinmezdi. Çok hareketli bir gençti ve Gençlik Gücü’nün kuruluş aşamasında da hizmeti olmuştu. Bir ara Şehit Hüseyin Ruso ile Küçük Kaymaklı’da futbol oynamıştı…

Mekânı cennet olsun. Bir kez daha ailesine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek