Cyprus Today sol
  • 01 Haziran 2018, Cuma 9:50
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Kulağının arkası terlemeyen bir Rum: Nikos Anastasiadis

Güney Kıbrıs’ta bir Rum lider var; ne yapsanız, ne etseniz kulağının arkası bile terlemez. Adını mı merak ettiniz? Nikos Anastasiadis.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Ada’da kalıcı bir barış, uzlaşma ve sonunda adil bir çözüm konusunda ne denli iyi niyetliyse, o da tam aksine! Akıncı, ne kadar alttan alırsa alsın, Anastasiadis’in o yoldan geldiği yok!

Mustafa Akıncı, 30 Nisan’daki çağrısına kesin bir dille olumsuz cevap veren Rum liderin ‘kaygı verici’ bu tutumunun sürpriz olmadığını ifadeyle, üzüntü duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, yaptığı çağrının, Anastasiadis tarafından kesin bir dille reddedilmesi üzerine, “Crans-Montana’dan itibaren ‘Guterres Çerçevesi’ni benimsediğini defalarca tekrarlamış olsa da, gerçekte durumun böyle olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.

Akıncı’nın şu sözleri son derece önemli:

“Anastasiadis bir kez daha siyasi eşitlik kavramını ve tarafların yönetime etkin katılımını reddederek, kararların basit çoğunlukla alınabileceği bir düzeni istediğini tekrarlamaktadır. Rum liderliği bu tavırla Ada’da statükonun devamını tercih ettiğini ortaya koymaktadır.”

Meselenin özü budur. Yalnız garantiler ve Türk askeri konusu değil, Rum tarafı aynı zamanda siyasi eşitliği de kabul etmemekte, Türklerin yönetime etkin katılımını reddetmekte, kararların basit çoğunlukla alınabileceği bir düzen istemektedir.

Kısacası; Akıncı ne kadar didinirse didinsin, uğraşırsa uğraşsın, halk deyimiyle canın yese de Anastasiadis’in umurunda değildir. Kulağının arkası bile terlemez. AKEL de saldırsa, bir başka parti de saldırsa, onun için vız gelir, tırıs gider. Hatta yağ gibi üste çıkmayı da marifet sayar ve “çıkmazın sorumluluğunun Rum tarafına yüklenmesini kabul edemem” diye açıklama yapmaktan kaçınmaz.

Kaldı ki, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu da, “Garantiler ve müdahale hakları kaldırılmalı” diyor.

Ne farkları var birbirlerinden? Al birini vur ötekine. Kıbrıs’ta Türk’ün varlığını ne Anastasiadis hazmeder, ne de Andros! Tek istedikleri garantisiz ve korumasız kalmış, kolu kanadı kırılmış bir Türk toplumudur!

Söylemlerinde biraz farklılık varsa, hedefte ve amaçta bu farklılık ortadan kalkar. Anastasiadis daha açık konuşur ve “siyasi eşitliği de, yönetime Türklerin etkin katılımını da kabul edemem” diyerek kartlarını ortaya koyar. Dahası “kararlar da basit çoğunlukla alınacak” der.

Bunun adına ister ‘dayatma’ deyin, isterse emrivaki.

Bunları geçen gün de yazmıştık… İki tarafın beklentileri farklıdır ve arada derin bir uçurum vardır. Kıbrıs Türk tarafı olarak, beklentimiz; bu adada barış, huzur ve güven içinde yaşamaktır. Adil ve kalıcı bir çözümdür. Geçmişte çekilen acıları dikkate alarak, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askeri varlığının bu adada devamıdır. Karşı tarafın beklentisi ise 1974 öncesine dönüştür. Kıbrıs’ın bir ‘Elen adası’ olduğu saplantısından kurtulacaklarına, her geçen gün bu duyguya daha da sarılmaktadırlar.

Bu topraklarda, Kıbrıslı Türklerin de, en az kendileri kadar hak sahibi olduğu gerçeğini kabullenemiyor, Türk varlığını hazmedemiyorlar.

İşin özü budur!

Onlar öyle istiyor diye ‘yes be annem’ mi demek lazım? Sümme haşa!

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) ambargo kararları bu toplumun sırtından kalkmadığı ve Kıbrıs Türkünü cezalandırmaktan vazgeçilmediği sürece, ne yapılsa da, ne edilse de Anastasiadis’in kılı kıpırdamaz, kulağının arkası da terlemez. Bu konuda kendine göre haklı nedenleri vardır. AB üyesidir ve avantajını da Kıbrıs Türk tarafına karşı baskı unsuru olarak kullanmaktadır.

Bunları Brüksel’de oturanlar görmüyor, bilmiyorlar mı? Pek ala görüyorlar da, biliyorlar da! Ancak onlar da aynı telden çalıyorlar. Öyle olmasaydı, Annan Planı’na evet diyen tarafı cezalandırır, hayır diyen tarafı da ödüllendirirler miydi? AB’nin tepesindekiler o dönemde bu vahim yanlışı yaparken, elbette bilinçli yapmışlardı… “Kıbrıslı Türklerin ağzına bir kaşık bal çaldık, bir süre sonra, onları Rumların yönetimine yamalar, böylelikle bu dertten de kurtuluruz” hesabıyla hareket etmişlerdi.

Halbuki böyle davranmakla sorunun içine tam etmiş oldular.

Şimdi anlayabiliyor musunuz, Anastasiadis’in kulağının arkasının niçin terlemediğini? Hele de doğalgaz ve konu ile ilgili anlaşmalardan sonra…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık