KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

29.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Lefke’ye en güzel yeni yıl hediyesi: Hadi ilçe oldun!

Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’den sonra Lefke de altıncı ilçe oldu. Karar Cumhuriyet Meclisi’nde oybirliğiyle kabul edildi.

CTP milletvekili Ferdi Sabit Soyer’in dediği gibi, Lefke, Osmanlı ve İngiliz dönemlerinde merkezi bir bölge ve önemli bir yerleşim yeriydi… 21 Aralık 1963 – 20 Temmuz 1974 dönemi, varoluş veya yok oluş dönemiydi… Toplumsal mücadele içindeydik… Lefke’nin değil ilçe olması, yarınımızın bile ne olacağı belirsizdi…

Barış Harekâtı’na kadar Girne, İskele ve Güzelyurt Rumların kontrolündeydi… Mağusa hemen hemen surlar içine sıkıştırılmıştı… Bu durumda neyi, nasıl ilçe yapacaktık? Bu ülkede bize ilçeleşmeyi getiren ve sağlayan da mutlu Barış Harekâtı’dır. Mücahitlerimizin kahramanca direnişi ve bu direniş sayesinde kahraman Mehmetçiğin adaya ayak basarak, mücahitle omuz omuza vererek, varoluş mücadelesinde son noktayı koymalarıdır.

Dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit de aynı şeyleri dile getirmiş, “Siz direnmeseydiniz, biz Kıbrıs’a çıkamazdık” demişti…

Velhasıl elde edilen barış, huzur ve güven ortamında, yorgunluğu üzerimizden attıktan sonra kolları sıvadık ve yapılması gerekenleri yapmaya başladık. İlçeleşme de öyle oldu. Yoksa; asker Güzelyurt’tu aldıktan sonra durmuş, “Bize verilen emir buraya kadar” demişti… Nihayet 16 Ağustos 1974’te Lefke de özgür bölgeye katılmıştı… Ancak Lefke’den öte onca yıl Yeşilırmak’a kadar direnen soydaşlarımız ne olacaktı? Boşuna mı direnmişlerdi? Nitekim bölge yetkilileri durumu Denktaş’a ve komutanlara anlattıktan ve onlar da ikna olduktan sonra asker biraz daha yürümüş ve bu günkü sınır Yeşilırmak’a kadar uzatılmıştı…

O günlerden bu yana köprülerin altından çok sular aktı. KKTC, Türkiye’nin destek ve katkılarıyla nice eserlere kavuştu. Hele ‘Asrın Projesi’ diye anılan ‘Anamur Suyu’ Kıbrıs Türküne en büyük hediye oldu. Ancak esas iş bundan sonrasıdır. İlçe kararı kâğıt üzerinde kalmamalı, 1 Ocak 2017’den itibaren kollar sıvanmalı, eksikler ve aksaklıklar giderilmelidir. Özellikle altyapının hızla tamamlanması gerekmektedir. Bunları yaparken yarını, öbür günü değil, 20-30 hatta 50 yıl ileriyi düşünerek, hesap ederek taşlar sıralanmalıdır.

Son günlerde sıkça gündeme gelen sağlık turizmi için Lefke, Ada’nın en ideal yerlerindendir. Nem oranı sıfırdır. Turistik bir kent olmaya aday olan Lefke ve ilçeye bağlı köylerin sağlık sorunlarına öncelik verilerek Cengiz Topel Hastanesi her bakımdan takviye edilmeli, planlı yapılaşmada örnek bir kente dönüştürülmelidir. Aman ne olur, Lefke’yi de Girneleştirmekten şiddetle kaçınılsın, beton binalara mahkûm edilmesin.

Ne olur sistemsizliği götürmeyin Lefke’ye… İlçe oluşla birlikte yeni ve çağdaş bir sistem yaratın, laçkalığı aktarmayın. Böylelikle vatandaşa anında hizmet verebilecek bir mekanizma yaratmakla takdir toplayın.

Lefke’nin ilçe olmasına herhalde en fazla sevinenlerden biri de, kuşkusuz kente bir canlılık, hareketlik kazandıran Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Rektörü, yakın dostumuz Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen’dir. Yeniden yapılanma aşamasında birkaç kez uğramış, yeniliklere tanık olmuş, hatta bir panelde konuşmuştuk… Havanın güzel olduğu günlerde kızlı - erkekli öğrencilerin çam ağaçları altında ders çalışmalarını izlemiştik…

Bir defasında bir market sahibi “Buraları şimdilik cıvıl cıvıl… Tatil döneminde ise tam aksi. Üniversite öğrencileri buraya hayat veriyor. Onlar gittikten sonra işlerimiz çok azalıyor. Lefke’ye önem vermek, yatırım yapmak gerek” demişti… Bu sözlere rahmetli meslektaşlarımızdan Özer Hatay’ın oğlu, genç işadamlarımızdan Mehmet Hatay da tanık olmuştu… Herhalde diyorum, karara en fazla sevinenlerden biri de, ismini hatırlayamadığım o market sahibi oldu...

Evet; ilçe olmak, belediyeye kavuşmak demek değildir. İlçe olmak bambaşka bir olaydır. Bugün ülkede 28 adet belediye vardır, ancak çoğunun karşı karşıya bulunduğu sorunlar diz boyudur ve içinden çıkılmaz bir haldedir.

Kesinlikle küçümsemiyoruz. Örneğin bir Akıncılar’ın ilçe olma olasılığı yüzde kaçtır diye de sormadan edemiyoruz. Akıncılar Belediyesi, başkan dahil, 4 kişilik çalışanı ile sorunlarla boğuşurken, ‘Keşke benim köyüm de ilçe olabilse’ diye iç geçirir mi acep? Sonuçta her belediyesi, yerel yönetimi olan da ilçe olamaz.

Aslında Lefke’nin ilçe olması kararı ve bunun mecliste oybirliğiyle onaylanması, bir yerde iade-i itibar anlamındadır. Çünkü Lefke, yıllar öncesinden uluslararası camiada tanınmış bir belediyedir. Geçen süreçte çeşitli nedenlerle çok ihmale uğradı. Köşede bucakta kalmanın burukluğunu yaşadı. CMC’nin atıklarından şikâyet edip durdu. Ancak yörenin sivil toplum örgütleri boş durmadı, ümitsizliğe kapılmadı ve morallerini her zaman yüksek tutmaya özen gösterdi.

Yeni ilçe Lefke, öyle bir konumdadır ki, bir tarafta Beşparmaklar, diğer tarafta Trodos Dağları… Avlanması yasak Kıbrıs’a özgü muflonların da eteklerine kadar indiği bir Lefke… Hadi bu tarihi kararla şirin Lefke’yi daha da güzelleştirelim, cazibe merkezine dönüştürelim. Yeter ki kazanan Lefke ve KKTC olsun…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.