Cyprus Today sol
  • 09 Nisan 2018, Pazartesi 8:12
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Lefkoşa’nın surlar içine KAÜ’nün eli değerken…

Dünya üzerinde üniversitelerin, ülkelere katkı payı büyüktür. Uzman kadrolar harıl harıl çalışır, araştırmalar yapar ve verileri kamuoyu ile paylaşır. Üniversite sektöründe Güney Kıbrıs’a fark attığımız bir gerçektir. Hatırlıyorum da bizde, ilk olarak Yakın Doğu Üniversitesi’nde (YDÜ) tıp fakültesi açılacağında, Rum tarafında paçalar tutuşmuş, Rum Yönetimi de yoğun eleştiriler karşısında Güney’de de tıp fakültesi açılmasına yönelik adımlar atmak zorunda kalmıştı…

Suat Hoca, bir zamanlar tilkilerin kol gezdiği kıraç Koçero Tepeleri’nde bir ilim kenti yaratırken, Girne Amerikan Üniversitesi (GAü) de Girne Karaoğlanoğlu’nda gittikçe gelişen bir ilim yuvası oluşturdu… GAÜ’nün kardeş kuruluşu Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) de Başkent Lefkoşa’nın surlar içine el atmış bulunuyor. Bir süreden beri faaliyette.

Geçen gün KAÜ’nün, Arabahmet Kültür ve Sanat Evi’nde düzenlediği basın toplantısındaydık… Bir diğer deyişle eski ‘Ermeni Mahallesi’nde… Yıllar önce surlar içindeki bazı bölgeleri Ermeniler mesken tutmuştu… Arasta çarsısında iş yerleri, Baf Kapısı ve özellikle Arabahmet semtinde, hatta Köşklüçiftlik’te evleri vardı. O dönemde KOP’un kurucularından olan Ermenilerin ‘Ayma’ takımı da Viktorya Caddesi üzerindeydi…  Çetinkaya gibi 1’inci ligdeydi, ama genelde mağlubiyetten de kurtulmazdı…

Arabahmet’te KAÜ’nün kuruluş, vizyon, misyon ve hedefleri Kurucu Rektör Serhat Akpınar, KAÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Doç. Dr. Asım Vehbi ve KAÜ Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker tarafından dile getirildi. Hedef 2500 öğrenciyle butik bir üniversite oluşturmak ve Bologna sürecine uygun yapıda eğitim vermek.

KAÜ’nün merkezi, Baf Kapısı’nda eski Viktorya Caddesi üzerinde… Bölgeyi ziyaret edenler, oraya bir üniversite eli değdiğini hemen fark edebiliyor… Nitekim Serhat Akpınar, burada asli hedefleri arasında yıllarca terk edilmiş halde ve kendi geçmişinden her gün biraz daha uzaklaşan Lefkoşa’nın yeniden tüm değerleriyle gelecekle ilişkilendirilmesi amacıyla bir yükseköğretim merkezi çerçevesinde şekillenmesini sağlamak olduğunu kaydetti.

Rektör Özgöker de, “Biz, sayısal olarak büyük bir üniversite değiliz, butik bir üniversiteyiz. Bizde her bölüm yok. Ama olan bölümlerde de çok iddialıyız “ dedi.

Üniversitenin kuruluşunun 4’üncü yılında düzenlenen basın toplantısında konuşan Doç. Dr. Asım Vehbi ise özetle misyonlarının, bölgenin tarihi dokusunu ve özelliklerini koruyup hayata kazandırmak olduğunu vurguladı.

En önemli hususlardan biri, havacılık pilotaj süreciyle birlikte, önümüzdeki yıldan itibaren ‘havacılık taksi’ taşımacılığının denemelerine başlanacak olması ve Osmanlı arşivinin buraya getirilmesi…

Yüz bin öğrencinin olduğu bir ülkede, uçak bilet fiyatlarının ne denli pahalı olduğu hepimizce malum. Türkiye bir yana, Afrika ülkelerinden, üniversiteli evladını ziyaret amacıyla gelmek isteyen ailenin, bilet fiyatları karşısında iki kez değil, beş kez düşünmesi gerek! Aslında ‘havacılık taksi’ denilen bir nevi ‘Shuttle Service’tir. Dolmuş uçak servisi.

Hani turizmci Aziz Kent’in 30 yıldan fazla bir zamandan beri dilinde tüy bitercesine söylediği bir yöntem. Bu uygulama dünyanın birçok ülkelerinde vardır ve bir kentten öteki kente seyahatlerde kullanılmaktadır. Bekleme söz konusu değildir ve aynen dolmuşlarda olduğu gibi, sayı tamamlandığı an hareket etmektedir.

Ambargolar altında bulunan KKTC’de, hava ulaşımında sorunlarımız varken, İstanbul ile Ercan arasında böyle bir sistemin yaşama geçirilmesi ve önce küçük uçaklardan başlayarak, daha sonra büyük uçaklarla denenmesi mümkün değil midir?

Genelde Lefkoşa surlar içinin acınası durumuna sık sık değiniyoruz. Tüm gazeteler de sahip çıkılmadığından yıkılan, terk edilen tarihi binaların haberini yapmaktadır.  İyi, güzel de bunlara kim sahip çıkacak? Özel mülk ise iş kolay, ama Vakıflara ait ise? Ya kendi kaderine terk edilecek, ya da ‘Uzayıp giden tren yolları’ şarkısında olduğu gibi bürokratik engeller alıcıyı vazgeçirecek.

Surlar içini çok ihmal ettik. Bu ihmalde herkesin sorumluluğu vardır. Başta gelmiş geçmiş hükümetlerin, yerel yönetimlerin ve de mal sahiplerinin! Hani bir yere girildiğinde imrenilecek bir manzara karşısında ‘buraya kadın eli değdi’ denilir ya, işte en azından Arabahmet bölgesine de bir KAÜ eli değdi. Surlar içinin canlanması, her bakımdan kalitenin artması hedefiyle atılan adımların başkente çok şeyler kazandıracağına inanıyoruz. Bu konularda bürokratik engeller kaldırılmalı, surlar içi nice Avrupa ülkelerinde görüldüğü gibi, tarihi ve kültürel yapısıyla yeniden hayat bulmalıdır.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek