Cyprus Today sol
  • 09 Mayıs 2018, Çarşamba 8:51
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Müdahale hakkı, Türkiye ve KKTC’nin sigortasıdır!

‘Guterres Belgesi’ veya ‘Çerçevesi’ mi, ne haspadır,  gündemi meşgul etmeye devam ediyor. O kadar ki, çok sert açıklamalar da yapıldı, yapılıyor da! Hem KKTC’den, hem de Türkiye’den! Konuya ilişkin yorumların, bildiriler ve değerlendirmelerinse haddi hesabı yok!

   Güney’de dün ‘Üçlü Zirve’ gerçekleşirken, biz burada nelerle uğraşıyor, zaman geçiriyoruz diye düşünmemek, hatta hayıflanmamak elde değil. Doğalgaz konusunda Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasında gerçekleştirilen zirve, elbette Türkiye’nin, dolayısıyla KKTC’nin doğalgazdan dışlanmasını, uzak tutulmasını amaçlıyor.

   Hal böyle iken ve Türkiye 24 Haziran seçimlerine odaklanırken, Rum tarafının, bizi adam yerine koyması beklenebilir mi? Bu noktada yapılması gereken, ‘O seni adam yerine koymazsa, sen de onu adam yerine koymayacaksın.’

   Nasıl mı?

   Onların tek istediği, Türkiye’nin müdahale hakkını ortadan kaldırmak ve buradaki Türk askeri varlığına son vermektir. Halbuki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ‘Sıfır asker sıfır garanti olmaz’ derken bir mesaj vermek istiyor. Madem ki hiçbir şeyi kabul etmiyorlar, isteklerimizi daha belirgin bir şekilde ortaya koymak gerekir. “Garanti Anlaşmaları ve müdahale haklarından asla taviz verilmeyecek” dediğinizde, Rum tarafı da ‘Hanya’yı Konya’yı belki anlamış olur.  

   Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Rum tarafının, Guterres çerçevesi konusundaki öneriyi kabul etmek yerine, 4 Temmuz 2017 tarihli, olmayan başka bir belgeden söz ettiğini açıkladı, “Bu tartışmayı artık sonlandırmak istiyoruz” dedi. Sözcü, Akıncı’nın, her zamanki gibi üzerine düşeni yapma sorumluluğuyla hareket ettiğini söyledi.

   Tartışmaları daha da ileri götürmek yerine, Garanti Anlaşmaları ve buna dayanarak müdahale haklarının özellikle Kıbrıs Türk halkı açısından ne denli yaşamsal önemi olduğuna bir kez daha işaret etmek isteriz. Bu haklar zamanında anlaşmalara boşuna konulmuş değildir. Dr. Küçük, Rauf Denktaş ve Osman Örek, Türkiye’nin müdahale hakkını Zürih ve Londra Anlaşmaları’na yazdırmak için, Başbakan Adnan Menderes’e, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya az mı dil dökmüşlerdi? Rumların ve Yunanistan’ın ENOSİS’e ilişkin niyetlerini bildiklerinden, Türkiye hükümetini ikna edebilmek için az mı uğraşmışlardı?

   Nitekim haklı da çıktılar. Ada’nın Yunanistan’a bağlanması ve ENOSİS’in gerçekleştirilmesi için kaç kez girişimde bulunulduğuna ve bu toprakların kan gölüne döndüğüne hepimiz de tanık olmadık mı? Ellerine en ufak bir fırsat geçse yine aynı maceraları tekrarlamayacaklarını kim garanti edebilir?

   Suriye’de Beşar Esat, Doğu Guta’da çok sayıda insanın ölümüne neden olan zehirli gaz kullandı diye, Güvenlik Konseyi kararına bile ihtiyaç duymadan ABD, İngiltere ve Fransa Suriye’ye müdahale ederken, Kıbrıs’ta anlaşmalara dayanan müdahale hakkının, çeşitli ve dayanaksız gerekçelerle ortadan kaldırılmak istenmesi kabul edilebilir değildir. Yıllar geçse de, uluslararası anlaşmaların geçerliliği söz konusudur.  İşlerine gelmeyince Türkiye’nin müdahale hakkı konusunda mangalda kül bırakmayanlar, dünyanın öteki bölgelerinde, son olarak da Suriye’de karakuşi üçlü müdahale konusunda seslerini çıkarma cesaretini gösteremiyorlar.   

   Günümüzde dünyada ve bölgemizde yaşananları görerek ve değerlendirerek adım atmak zorundayız. Garanti Anlaşması,  bölgede kirli ittifaklara karşı Türkiye’nin en büyük kozu, Kıbrıs Türk halkının da can damarıdır, yaşam sigortasıdır!

 

 

 

                                                                                 ***

 

Ali Zeybekoğlu: Hayatta tek kaldım!

 

   Küçük Kaymaklı Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Asbaşkanı emekli polis Ali Zeybekoğlu, bu günlerde üzgün ve moral bozukluğu içinde… Kendisi gibi emekli polis memuru olan abisi Ahmet Kemal Zeybekoğlu geçen gün Lefkoşa Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. Ahmet Kemal Zeybekoğlu aslen Limasol’lu olup, Güzelyurt’ta ikamet etmekteydi.

   Bu arada İskele’de ikamet eden Dudu İlerici’nin eşi Yusuf Ziya İlerici İskele’de toprağa verildi. Aslen Anglisiyalı olan ve bölgede saygın bir kişi olarak bilinen, ailenin direği İlerici, 6 evlat, birçok torun ve torun çocukları sahibiydi...  6 Mayıs tarihinde bir değerli insanı, Sadi Karacaoğlu’nun eşi emekli öğretmen Gülbül Karacaoğlu’nu da yitirdik. Bugün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğuna uğurlanacak.

   Diğer yandan aslen Dohni’li olup, şehitler diyarı Taşkent’ta ikamet etmekte olan ve herkes tarafından sevilip sayılan, iyiliksever insan Adnan Adakul da geçen Pazar günü Taşkent’te dualarla defnedildi. Dişilırık ailesinin büyüğü ve Hatice hanımın eşi Mahmut Dişilırık ise Lefkoşa’da toprağa verildi.

   Tümüne de Allah’tan rahmet, aileleri ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek