Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

10.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mustafa Hacı Ali’den devlete ve gençlere yol haritası…

Bir süreden beri vergi konusunda KIBRIS Gazetesinde yer alan röportajlardan yola çıkarak, en fazla vergi verenlerin görüşleri, önerileri ve hatta deneyimlerine dayanarak tavsiyelerini duyurmaya çalışıyoruz.

2015 yılı kişilerde vergi 1’incisi Ramadan Cemil İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Direktörü, işkadını Işın Ramadan Cemil, bu konuda görüşlerini beyan ederken, vergi vermeyenden hesap sorulması gerektiğini ifadeyle, gelirlerin doğru yere kanalize edilmesinin önemine işaret etmişti… Cemil, “Yasal boşluk kapatılmazsa vergi vermeyenin ödüllendirildiği sistem doğar” demişti…

Sıralamada üçüncü olan işadamı Günay Çerkez, hem adaletli vergi toplanamadığını, hem de toplananların iyi değerlendirilmediğini söylemiş, 4’ncü olan Eziç Restoranlar Zinciri Direktörü Mehmet Eziç de, “Çok kazanıp vergi ödemeyen şirketler var” demişti…

Bu ülkede en fazla vergi verenlerin dediklerini devletin ilgili ve yetkili birimlerindeki görevlilerin çok iyi değerlendirmesi gerekir. Kendi ayaklarımız üzerinde durabilmek, ülkeye refahı getirmek ve de gençlerin önünü açmak için, kendi alanlarında nice başarılara imza atmış insanların fikirlerinden yararlanmak esastır. Örneğin 2015 yılı ‘kişilerde vergi ikincisi’ olan toplumumuzun tanınmış işadamlarından Mustafa Hacı Ali de vergi ödenmesinin şart ve elzem olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkının geçirdiği en zor günlerde mücahit olarak arkadaşlarıyla birlikte önemli hizmetlerde bulunan başarılı ve deneyimli işadamı Mustafa Hacı Ali, kamuya fazla istihdam yapılmasını siyasilerin hatası olarak değerlendirdi, “Bini aşkın kişiyi istihdam eden şirketimiz vergisini verir, elektriğini öder, KDV’sini yatırır. Birkaç tane daha böyle özel şirket olsa, bu insanlar Rum tarafına gidip çalışmayacak” dedi. “Ancak bir taraftan da Rekabet Kurulu yumurtayı ucuza sattık diye bize ceza kesiyor” diyerek serzenişte bulunan Mustafa Hacı Ali, genç iş insanları için ülkede yapılacak çok iş bulunduğunu da kaydetti.

Kıbrıs Türkü 1974’e kadar bu topraklarda var olma mücadelesi vermekteydi… İş kurmak, iş tutmak kimin aklından geçerdi? Ancak Türkiye’nin, mecbur bırakıldığı müdahalesinden sonra oluşan özgürlük ortamında yeni bir hayat başladı… Bir şeyler yapmak gerekirdi. Türkiye’den gelen uzmanların da tavsiyeleri uyarınca çeşitli alanlarda adımlar atıldı, ancak kimi başarılı oldu, kimi olmadı.

Zaman içerisinde ihtiyaçlar doğrultusunda şirketler, kurumlar, aile işletmeciliği çoğalmaya başladı.

Ambargolara rağmen Türkiye’nin destek ve katkılarıyla altyapılar tamamlandı, havaalanı, yollar, göletler yapıldı. Gün gelip ekonomik ambargolardan dolayı diz çökeceğimizi umut eden Rum yöneticiler, kapıların açılmasından sonra gözlerine inanamadılar, hayal kırıklığına uğradılar.

Elbette Rum tarafı ile kendimizi bir tutamayız. Uluslararası camiada avantajlarını biliyoruz, kendi dezavantajlarımızın da farkındayız. Böyle olmasına rağmen, inatla ve sebatla yola devam etmekten başka çare olmadığının da bilincindeyiz. Çözüm olsa da, olmasa da!

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, önceki gün Tuzla Tersanesi’nde düzenlenen ‘Yüzbaşı Güngör Durmuş’ adlı lojistik destek gemisinin denize indirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Barış Harekâtı esnasında ambargo karşısında yaşadığımız sıkıntıları unutmadık” dedi. Barış Harekâtı’ndan sonra ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosu unutulabilir mi? Yaşanan o sıkıntılar, 6’ncı Filo’nun ikide bir yol kesmeleri unutulabilir mi? Ama sonraları ‘Bir yerde de iyi oldu. Türkiye kendi silahını yapmaya başladı, kendi başının çaresine baktı” demeye başladılar.

KKTC de yıllardır insanlık dışı ambargolar altında. Türkiye’nin dışında kimsenin bunu gördüğü yok! Burada da yapılması gereken her şeye karşın inadına üretim, inadına yatırım ve inadına başarı olmalıdır. Aslında vergi rekortmenlerinin sözlerine bakacak olursanız, birçok alanda başarılar vardır ve hiç de kötü durumda değiliz. Yanında binden fazla kişi çalışan ve “Bizim gibi birkaç işletme daha olsa, kimse Rum tarafında çalışma ihtiyacı duymayacak” anlamında mesaj veren Mustafa Hacı Ali’nin de ifade ettiği gibi, öncelikle devlete aşırı istihdamdan vazgeçilmesi, kazananın vergisini vermesi ve gençlerin iş alanlarına teşvik edilmesi gerekir.

Devletin de desteğiyle bunların gerçekleştirilmemesi için herhangi bir neden yoktur! Lise ve üniversite mezunu gençler bugün bir arayış içindeler. Onların elinden tutmak, destek çıkmak ve yol göstermek bu devletin görevi değil midir? Işın Ramadan Cemil’den başlayarak, tümünün ve son olarak da Mustafa Hacı Ali’nin sözleri devlet için olduğu kadar gençler için de bir nevi yol haritasıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Zair
    24.10.2016

    Mustafa Hacı Ali beye çok teşekkür ederim. Kendim kıbrıs li degilim. ONA rağmen bu büyük insanın tarihini hep araştıryorum. Ben akrabalarım bu büyük insanın kesimhanesinde çalışıyorlar. TEk istegim Mustafa Hacı Ali beyle bikere olsa bile görüşüp konuş mak.çok yaşan Mustafa Hacı Ali Bey

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.