Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

17.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Musul operasyonu temennileri

Dünya kamuoyu büyük bir heyecan içinde dikkatlerini Musul’a çevirmiş bulunuyor. Irak ve Suriye’de yaratılan otorite boşluğundan yararlanan IŞİD’in, bir terör örgütü olarak toprak sahibi olmasında kimlerin, hangi ülkelerin ihmal ve sorumluluğu yok ki!

Suriye’de olduğu gibi, Irak’ta da her gün bombalar patlıyor, masum insanlar ölüyorsa, mezhep çatışmaları alabildiğine gidiyorsa, kimi terör örgütlerine sempati ile bakılıyor, kimileri de dışlanıyorsa, o topraklara barış, huzur ve güvenin gelmesi kolay değildir.

Aslında kıyametin kopacağı Irak’ın zengin petrol kenti Musul’da savaş başladı bile… ABD ve Fransız uçakları havadan, ABD topçu birlikleri de karadan vurmaya devam ediyor. Uluslararası Koalisyon güçlerinin kentin etrafını vurmaları ve belirlenen çeşitli birliklerin Musul’a saldırmasıyla sivil halkın ne olacağı sorusuna kimse sağlıklı yanıt veremiyor.

Bu arada İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenen ve Türkiye’nin de katıldığı zirve toplantısından bir sonuç çıkmadı ve ateş kes çabaları sonuçsuz kaldı. Bir tek insani yardım konusunda fikir birliği olduğu açıklanırken, bunun için de ateşkesin sağlanmasının gerekliliğine işaret edildi. Suriye’de ABD ile Rusya karşı cephelerde yer alırken, Irak’taki durumun Suriye’dekinden pek bir farkı olmadığını da vurgulamak gerek.

Orantısız güç kullanılarak Irak’ın IŞİD’den temizleneceğine muhakkak nazarıyla bakılırken, gerek savaş esnasında, gerekse daha sonraları mezhep çatışmaları ve de uzun vadeli çıkarlar gereği birbirlerine düşman ettirilen çeşitli grupların, unsurların nasıl bir yaklaşım içinde olacakları da merak konusu. Daha açık bir ifadeyle savaşa katılacak olan yerel birlikler intikam duygusuyla hareket ettikleri takdirde katliamların yer alacağı aşikârdır. İşte Uluslararası Koalisyonun esas görevi bu olmalıdır. IŞİD’den temizlenecek bir coğrafyada, kan ve gözyaşı değil, barış ve huzur sağlanabilirse, dünya bundan kazançlı çıkacaktır.

Temennimiz kimsenin evinden barkından olmaması, yeni göç dalgalarının yaşanmaması ve bölünmüş, parçalanmış aile sayısının artırılmamasıdır. Tüm bunlar dikkate alındığında Musul operasyonunun önemi bir kez daha anlaşılmaktadır. Birçok ülkenin at oynattığı Irak’ta yeni bir insanlık dramının yaşanmayacağını ümit etmek isteriz.

---------------------

Poliste 60 – 40 oranı (mı?)

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, ‘federal düzeyde ve oluşturucu ‘eyaletler’ düzeyinde polis gücü oranının yüzde 60-40 şeklinde olmasında uzlaştıkları’ ifade ediliyor. Federal Poliste ise oran yüzde 50-50 olacak. Güvenlik konusunda da 2 bin 500 kişiden oluşan çok uluslu bir polis gücü olacak. Elemanları da garantör ülkeler ve AB ülkeleri dışında 3’üncü ülkelerden temin edilecek.

Üç yıl kadar yaşayabilen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ döneminde de, ‘Kıbrıs Ordusu’nda benzeri bir oran vardı. Ordu yüzde 60 Rum, yüzde 40 da Türklerden oluşmaktaydı. Savunma Bakanı da merhum Osman Örek’ti… Türkiye ve Yunanistan’dan rütbeli komutanlar da görev yapmaktaydılar. Hatırladığım kadarıyla Lefke kökenli General Hüsamettin Tanyar, bir ara Kıbrıs Ordusu’nun Komutanlığını yapmıştı…

Ancak esas sorun polis örgütündeydi… İçişleri Bakanlığı’na bağlıydı polis. Bakan da azılı bir EOKA’cıydı… Türklere karşı 21 Aralık 1963’te başlatılan saldırılar öncesinde Türk polisler silahtan arındırılmıştı… ‘Kıbrıs Ordusu’nda görevli Kıbrıslı Türk askerler de benzeri muameleye tabi tutulmuştu…

Pek tabii ki geçmişte ortak asker ve ortak polis örgütünde durum böyleydi ve yaşanan olaylar yeni bir oluşumda yeniden yaşanacak demek istemiyoruz. Ancak olası bir anlaşmada, geçmişin yanlışları ve acılarının tekrarlanmaması için de mutlaka yeni formüller üretilecektir. 2 bin 500 kişilik çok uluslu polis gücünden kim sorumlu olacak ve yetkileri ne olacaktır?

Asayişin sağlanmasında polisin görev ve yetkileri bilinmektedir. Şimdilerde bile polisimiz, bir uyarı karşısında, huzur bozucu bir davranış karşısında bazı gençler tarafından darp edilebiliyorsa, macera heveslisi Rum fanatiklerin tavrına karşı ne yapılabilecektir?

Bunlar herhalde iyice değerlendirilecektir.

Ancak hali-hazırda kendi bölgemizde ve kendi devletimizin çatışı altında yaşanan bir takım polisiye olayların tırmanışı hoş değildir ve kaygı vericidir. Huzur ve asayişten sorumlu polis örgütünün şu veya bu şekilde yıpratılması veya yara almasına kesinlikle müsaade edilmemelidir!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.