HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Akay CEMAL

Akay CEMAL

20.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ne işiniz vardı Çanakkale’de?

Gerek Avustralya’da, gerekse Yeni Zelanda’da yeni neslin ilginç ve de anlamlı bir sorusu var:

“Dedelerimizin ne işi vardı Çanakkale’de?”

Türkay Ilıcak’ın “İki Türk’ün Avustralya’ya Savaş İlanı” isimli kitabında, bundan 102 yıl önce, Anadolu’yu işgal etmek için Avustralya ve Yeni Zelanda’dan gönderilen askerlere (Anzaklar) karşı oradaki Türklerin tepkileri anlatılıyor. Dondurma satıcısı Gül Mehmet ile Molla Abdullah adlı iki Türk, ellerinde Türk bayraklarıyla Türkiye’ye savaşmak için trene bindirilen askerlere av tüfekleriyle ateş açıyor ve çıkan çatışma sonucu her ikisi de orada şehit ediliyor.

Avustralya’da büyük yankı yaratan bu olay, yeni nesil Avustralyalıların, “Dedelerimizin ne işi vardı oralarda?”

sorusunu sormasında ne denli haklı olduklarını kanıtlıyor.

Türkiye nire, Avustralya veya Yeni Zelanda nire? Arada on binlerce kilometrelik mesafe var…

Sömürgeci emperyal güçler, ta oralardan asker toplayıp, Anadolu’ya, Gelibolu’ya gönderiyorlar savaşmak için. Stratejik konumdaki Türkiye’yi parsellemek uğruna… Ama her şeye karşın başaramıyorlar. Yedi düvelin orduları, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Mehmetçiğin cesareti, imanı ve azmi karşısında gerisin geri ülkelerine dönüyorlar.

Sağ kalıp da dönebilenler…

Çanakkale Savaşı ile Mustafa Kemal, Anadolu’yu işgale gelen ve orada ölen yabancı askerler ve şehit olan Mehmetçikler için dünyaya insanlık dersi vermişti. 1934 yılında yayınladığı mesajda; “Ey kahraman askerler, rahat uyuyunuz. Burada dost ülkenin toprağındasınız. Bu topraklar üzerinde kanlarınızı döken kahramanlarsınız. Mehmetçik ile huzur içinde yan yana, koyun koyunasınız. Sizler artık bizim evlatlarımız oldunuz” demişti…

Atatürk bu mesajıyla ülkeler arasında dostluk ortamı oluşturmayı sağlarken, günümüzde hâlâ Anzakların torunları Çanakkaleye’ye giderler ve atalarını mezarları başında anarlar.

Evet; Çanakkale bir destandır. Çağı değiştiren, özgürlüğün, bağımsızlığın ve egemenliğin ulusların vazgeçilmezi olduğunu dünyaya bir kez daha kanıtlayan bir kahramanlık destanı…

Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yıldönümünde şehitler Türkiye’de, burada, hatta Azerbaycan’da daha görkemli törenlerle anıldılar.

Tekke Bahçesi Şehitliği’nde 1. Piyade Alay Komutanlığı’ndan Üsteğmen Menderes Çağlıyan’ın “Bugün aynı zamanda tüm imkânsızlıklara rağmen Çanakkale’nin geçilemeyeceğinin, Türk vatanının parçalanamayacağının tüm dünyaya haykırıldığı Çanakkale Zaferi’nin 102. Yıldönümü’dür. Bir kahramanlık ve diriliş destanıdır. Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk ulusunun lideri olarak tarih sahnesine çıkardığı zaferdir” sözleri oldukça coşku yarattı.

Boğaz Şehitliği’nde ise Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, ENOSİS Plebisiti’nin Güney Kıbrıs’taki Rum okullarında onurlandırılacak bir olgu olarak Rum Meclisi’nce listeye alındığı bu günlerde, şehitlerin verdiği mücadelenin anlamı ve haklılığının bir o kadar daha anlaşılır olduğunu söyledi.

Bu vesile ile tüm şehitlerimizi saygıyla anarken, Çanakkale Destanı’nın dünyaya verdiği dersler tarih kitaplarında yerini almış bulunuyor. Başlıkta vurguladığımız “Çanakkale’de ne işiniz vardı?” sorusunu şimdilerde başka ülkeler için de sorabiliriz. Mesela Irak için, Suriye için veya bir başka ülke için de sorabiliriz. İŞİD’i yaratanlar için de, on binlerce kilometre uzaklıktan gelenler için de!

 

***

 

Bir Ergün Özyürek geçti bu dünyadan

 

Varoluş savaşımından sonra, iş hayatında da mücadeleci bir ruha sahipti… Emine Hacıali, Hasan ve Ayşe Özyürek’in babaları olan Ergün Özyürek’in cenaze töreninde Sönmezliler Ocağı’ndan bir grup arkadaşı da katılarak, herkes tarafından sevilen ve sayılan insan Ergün Özyürek’e karşı son görevlerini yerine getirdiler.

Bu arada saygın isimlerden Nail Komutan (Nail Gürkan) da Geçitkale’de son yolculuğuna uğurlandı.

Gönyeli’nin sevilen simalarından Birol Ballı ile Doğan Özgüneş (Terzi) de hafta sonu kaybettiğimiz değerlerden…

Çevresinde sevilen bir kişi olarak bilinen ve pankreas kanserine yenik düşen Lefkoşa’da sakin Sonay Çelik’in zamansız vefatı ailesini olduğu kadar, kendisini tanıyanlar arasında da büyük üzüntü yarattı.

Tümüne de Tanrı’dan rahmet, geride kalanlara ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.