HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Akay CEMAL

Akay CEMAL

13.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ne İsviçre’den uzlaşma çıktı, ne de Lefkoşa’dan!

İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında Kıbrıs’la ilgili 5 gün süren müzakerelerden bir sonuç çıkmayınca, biz de  “Ne İsviçre’den uzlaşma çıktı, ne de Lefkoşa’dan” başlığını kullanmayı uygun gördük.

Lefkoşa’dan derken, hayvan üreticilerinin eylemini kastediyoruz… Eylemin giderek sertleşeceği ifade ediliyor, ama biz yine de eninde sonunda bir uzlaşıya varılabileceğine dair umudumuzu sürdürüyoruz.

Mont Pelerin’e gelince; Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, değerlendirme yapabilmek için bir hafta süre istedi, BM de bu talep üzerine iki liderin müzakerelere ara verilmesi kararına vardığını bildirdi. Müzakerelere 20 Kasım’da Cenevre’de devam edilecek. Tabii ki bu arada Anastasiadis, hem Ulusal Konsey’e, hem de Atina’ya bilgi verecek.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ise benzer bir prosedürü takip edip etmeyeceği bilinmiyor. Akıncı, Mont Pelerin görüşmeleri öncesinde siyasi partileri bilgilendirmiş, ayrıca giderken de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmüştü…

Rum kaynaklarına bakacak olursak, onlar; sonucu ‘Prosedürü kurtarma yolu arayışı‘ şeklinde nitelendirirken, ‘Politis’ gazetesi, Akıncı’nın toprak konusunda ‘rahatsız eden’ unsurların görüşülmesi için inisiyatif üstlendiğini ve bundan dolayı bazı sonuçlar alındığını, ancak bunların bir finalden söz edilmesine yetecek kadar olmadığını yazdı.‘Haravgi’ gazetesi de, Mont Pelerin’deki gelişmeleri “Türk tarafının geri adım atması ihtimali göz ardı edilmiyor” manşetiyle duyurdu.

Bugün Pazar olması hasebiyle biz yine de kitap tanıtımından bahsetmeden geçemeyeceğiz.

***

‘Kıbrıslı Anılar ve Hikâyeler’

Elimizin altında Cemal Yetiş’e ait 112 sayfalık bir eser var: “Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarına Damgasını Vuran Kıbrıslı Türkler – Kıbrıslı Anılar ve Hikâyeler.”

Ön kapakta Türkiye’nin Anamur bölgesi ile Kıbrıs Adası’nın yakınlığını gösteren, Türk ve KKTC bayraklarıyla süslenen harita, üst kısımda da, Sadrazam Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa, Derviş Mahmut Vahdeti ve Ahmet Rasim’in fotoğrafları yer alıyor. Kıbrıslı Sadrazam Mehmet Kamil Paşa’nın kabri Lefkoşa’da Arabahmet Camii’nin avlusundadır.

Meriç (Mora) köyünde doğan ve ilk, orta ve lise tahsilini Lefkoşa’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ‘Uluslararası İlişkiler’ bölümünden mezun olan Cemal Yetiş, Sayıştay’da Kıdemli Denetçi iken emekli oldu. Genel olarak Kıbrıs davası ve Anavatan Türkiye ile ilgili yerel basında yazılar yazdı. Kitapta, Ada’da Osmanlı İdaresi’nin devam ettiği 307 yıl boyunca Kıbrıs ile Anadolu arasında devamlı gidip gelmelerin olduğu belirtilirken, özetle şöyle deniliyor:

“Anadolu’ya gidip devamlı orada kalanlar arasında yıllarca Osmanlı Devleti’ne çeşitli kademelerde hizmet edip en üst makamlara kadar çıkan Kıbrıslı Türkler vardır. Dört defa Sadrazamlığa, bugünkü deyimi ile Başbakanlığa getirilen Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa da bunlardan biridir. Büyük yazar Ahmet Rasim, İstanbul’un Fatih semtinde doğmuş olup, annesi Çerkez asıllı Növber Hanım, babası da Kıbrıslı Menteşe Oğullarından   Bahaeddin Efendi’dir. Bu kitabın amacı da, bunları bilmeyen insanlarımızı bu konularda biraz aydınlatmaktır.

Kitabın bir diğer amacı da, özellikle 1974 Türk Barış Harekâtından sonra doğan ve dolayısıyla Kıbrıs’ın 1974 öncesi olaylarını ve sosyal yaşantısını fiilen görüp yaşamamış olan insanlarımıza bilgi aktarmak ve bu günlere kolay gelinmediğini anlatmaktır. Geçmişimizi ne kadar iyi hatırlar ve öğrenirsek, geleceğimizi de ona göre inşa ederiz.”

Kitapta irdelenen konulardan bazı başlıklar şöyle:

“Büyük Han, Yenicami ve Deveciler Hanı üçgeninde geçen hayat, fakirlik nedeniyle uzaklarda iş arayan babalar, borcu yüzünden mallarını kaybeden Türkler, etrafımız ateş çemberi içindeyken Kıbrıs’ta ahkâm kesmek.”

Çocukluk yıllarında lahmacunu sadece Ermenilerin yaptığını ve İstanbul şivesiyle konuşan bir Ermeni’nin bisikletinin ön tarafındaki özel bölmeye koyarak sattığını anımsatan yazar, şunları ekliyor:

“Nedendir bilinmez, bu Ermeni’nin lahmacunları kedi etinden yaptığı çocuklar arasında yayılmıştı ve bu söylenti belki de biz çocukların canı çekmesin diye uydurulmuş bir şeydi. O zaman Türkler arasında lahmacun yapan yoktu. Asmaaltı Kahvehanesini Pehlivan Ahmet Dayı işletirdi ve buraya ‘Pehlivan’ın Kahvesi’ derlerdi. Hemen yanında da bir Ermeni’nin işlettiği pide fırını, onun da yanında Zarif isimli bir kadının çalıştırdığı hamam vardı ve adına da ‘Zarifin Hamamı’ derlerdi.”

Daha çok tarihi yerlerin fotoğraflarının da kullanıldığı kitap adeta bir tarih dersi niteliğinde… Eline sağlık Cemal Yetiş…

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.