Cyprus Today sol
  • 23 Şubat 2018, Cuma 8:44
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Nisan, Mayıs’ta masa kurulabilir, ona göre...

Siz bakmayın doğalgazla ilgili krizlere… Krizler şöyle böyle gelip geçer, hatta çoğu kez krizin ardından yumuşak inişe de geçilir. Şimdilerde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis de bunu bildiğinden, bu aralar bıçağa yumruk vurmaktan kaçınıyor. Gerek Anastasiadis, gerekse Çipras, arada bir seslerini yükseltirler, bir süre sonra da küllü suyu gibi oturuverirler.

Hele Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı konulardaki hassasiyetini gördükten ve bildikten sonra… Ne demişti Erdoğan?: “Bizim için Afrin ne ise, Kıbrıs ve Ege de odur.” Erdoğan bu açıklamayı, Türkiye’nin Afrin’e yönelik ‘Zeytin Dalı’ operasyonu devam ederken, bunu fırsat bilen Yunanistan’ın, Kardak Kayalıkları’nda bir girişimde bulunması üzerine yapmıştı…

Rum Yönetimi’nin, Yunanistan’la birlikte Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin başına çorap örmek istediğini, bu amaçla başta İsrail ve Mısır olmak üzere; bölge ülkeleriyle çeşitli anlaşmalar yaptığını Ankara bilmiyor mu? Bundan cesaret alarak ve de daha ileri adımlar atarak, sözü geçen bazı ülkelere ait sondaj çalışmalarına ilişkin anlaşmalar yaptıkları ve esas amacın, Türkiye’yi söz konusu ülkelerle (ABD, Fransa, İtalya gibi) karşı karşıya getirmek olduğunu Ankara bilmiyor mu?

Rum tarafının ‘Artık ben oldum’ havalarına girmesi ve tüm uyarılara rağmen bildiği yolda devam etmesi, Ankara’nın tepesini attırdı ve gereğini yapmaya başladı. Rum tarafı çığlık çığlığa BM’nin, AB’nin kapılarını çaldı, ancak umduğunu bulamadı. Rum Yönetimi ne beklerdi, Türkiye’ye idam cezası mı vereceklerdi?

Kaç kez yazdık, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın hakkı olan doğalgaz, ‘Kıbrıs Rumlarının hakkıdır’ demek değildir. Hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Rumların malıdır, hakkıdır. Ancak ‘Kıbrıs sorununda herhangi bir uzlaşı olmadan, aksine uzlaşı köprülerini berhava etmekten başka bir işe yaramayan şu sondaj çalışmalarını başlatmayın’ diye çok uyarılarda bulunuldu. Hatta BM Genel Sekreteri’nin de geçen günlerde vurguladığı gibi, doğalgaz konusu olası federal devletin yetkisindedir.

Böyle olmasına rağmen, Kıbrıs Türk tarafı hiçe sayılarak, sondaj çalışmaları sürmekte, çeşitli ülkelerle anlaşmalar imzalanmakta, AB de bu oyunlara alet olmaktadır. East-Med projesi için milyonlarca Euro ayrılması, Rum-Yunan ikilisini cesaretlendirmez mi? Masada daha da uzlaşmaz tavır almalarını teşvik etmez mi?

Özetle AB, sorun çözüme kavuşmadan ikinci kez büyük bir yanlış yapmış bulunmaktadır. Zamanında Annan Planı’na hayır demesine rağmen, Kıbrıs Rum Yönetimini üyeliğe almakla, sorunun içinden çıkılmaz bir hal almasına büyük katkıda bulunmuştu… Eğer Kıbrıs sorunu bu güne kadar bir çözüme kavuşmamışsa, bunda Rum tarafının arkasını sıvazlayan ve uzlaşmazlığını cesaretlendiren AB’nin payı büyüktür. Aynı AB’nin, şimdi de bir Rum-Yunan projesi olan ve Türkiye’yi dışlayan East-Med’e milyonlarca Euro tahsis etmesi, Rum tarafını daha da şımartmaz mı?

Bu gerçekler dikkate alınarak, olası görüşmelerde AB’nin, Crans-Montana’da olduğu gibi, gözlemci sıfatıyla bile bulunmasına Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın karşı çıkması gerekir ve bu da en doğal bir haktır.

Akıncı, liderlerle görüşmesinde, bundan sonraki gelişmeleri Rum tarafının tavrının belirleyeceğini söyledi, doğalgaz konusunun krizlere gebe olduğunu kaydetti. Akıncı, önümüzdeki dönemde ‘niyet araştırması’ amacıyla New York’tan bazı temsilcilerin geleceğini ifade ederek, her şeyi Türk tarafından bekleyen bir anlayışın olamayacağını belirtti.

Önceki gün Anastasiadis’i ziyaret eden ABD Büyükelçisi Kathleen Ann Dohorty de, doğalgaz meselesinin çözülmesi ve Kıbrıs sorunu müzakerelerinin yeniden başlaması ümidini dile getirdi.   Anastasiadis de, Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin söylemlerinin haksız olduğunu, gerçek verilere dayanmadığını iddia etti, masaya dönülmesi çağrısını yineledi.

Crans-Montana’dan sonra yaşanan gelişmeler ışığında şu anda masaya dönülse ne olacak? “Kaldığı yerden devam” diyor Rum tarafı. Böyle bir şey olabilir mi? Bir bakıma cebine koyduklarını var sayacaksın, ‘Eh nerde kalmıştık?’ diye de keyif çatacaksın.

Bu toplumun çözüm diye diye bir yarım yüzyıl daha masalarda oyalanması ve Rum liderliğinin peşinden sürüklenmesini kimse beklemesin. Hem ‘Ucu açık’ müzakere de yok artık! Eskide kalmış parametreler de yok!   Nisan, Mayıs’a kadar da Allah kerim…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek