Cyprus Today sol
  • 12 Şubat 2018, Pazartesi 9:17
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Olası gelişmeler, sağlıklı değerlendirme gerektirir

Ada’nın her iki yakasında da seçimler oldu, bitti… Güney’de Nikos Anastasiadis ikinci turda yeniden başkan seçilirken, Kuzey’de de ‘Dörtlü Koalisyon Hükümeti’ göreve başladı. Meclis Başkanı ve Başkan Yardımcısı da belirlendiğine göre, sıra hükümet programında…

Cumhuriyet Meclisi’nin bugün yapacağı toplantıda program görüşülecek. Hükümetin güvenoyu almasının ardından da Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, koalisyon hükümetini oluşturan dört parti ve mecliste temsil edilen diğer iki partiyle bir araya gelecek. Konu Kıbrıs sorunu… Bu bağlamda Akıncı, olası gelişmeler hakkında görüşlerini aktarırken, onların da görüş, düşünce ve önerilerini dinleyecek.

Crans-Montana’dan sonra, Kıbrıs sorunu buzdolabına kaldırılmıştı… Başarısızlığın nedeni Rum tarafının malum tavırlarından kaynaklandığı çok defa açıklanırken, o kadar ki, başta AKEL olmak üzere, bazı Rum siyasi partileri, Anastasiadis’i suçlamışlar, hatta Rum liderin, Crans-Montana’ya anlaşmak için değil, olası bir anlaşmayı bozmak, bir diğer deyişle anlaşmamak için gittiğini ifade etmişlerdi…

Bu arada Akıncı’nın, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin, son ana kadar esnek davrandığı, hatta ciddi öneriler koyma çalışmalarını sürdürürken, Rum ve Yunan heyetlerinin otelde valizlerini toplamakta olduğunu, uçak biletlerinin bile hazır olduğunu açıklaması dikkatlerden kaçmamıştı…

Hal böyle iken, BM Genel Sekreteri Guterres, Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, hiç bu konulara değinmemiş, etliye sütlüye dokunmadan ‘Ne şiş yansın ne kebap’ anlayışıyla hareket etmeyi yeğlemişti…

Halbuki Genel Sekreterin Kıbrıs Özel Danışmanı ve diğer BM yetkilileri de Crans-Montana’da Akıncı’nın işaret ettiği bu duruma tanık olmuşlardı… Rum tarafını gücendirmeme düşüncesiyle Guterres’in sunduğu rapor Akıncı’yı da rahatsız etmiş, en azından başarısızlığın nedenlerine değinilmesinin haklı bir beklenti olduğu dile getirilmişti…

Nitekim Akıncı, yeniden başkan seçilen Anastasiadis’e gönderdiği tebrik mesajında, bundan böyle daha yapıcı bir tavır sergilemesi temennisinde bulunmuştu…

İşin Türkiye boyutuna gelince; Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC’de seçim öncesinde yaptığı açıklamada, seçim sonrası oluşacak hükümeti beklediklerini ve birlikte Kıbrıs sorununa ilişkin bir değerlendirme yapacaklarını belirtmişti… Çavuşoğlu, öncelikle geçmişteki parametrelerin işe yaramadığını, bu nedenle öncelikle nasıl bir müzakere yöntemi uygulanacağının kararlaştırılması gerektiğini söylemiş, “Bu parametrelerle bir on yıl daha görüşsek Rumlar uzlaşmaya gelmez” demişti…

Çavuşoğlu bir önemli noktaya da değinerek, Rum tarafının uzlaşma yerine, tek beklentisinin, Kıbrıslı Türkleri kendi egemenlikleri altındaki yönetime çekme olduğunu kaydetmişti… İşin püf noktası da budur. Batı Trakya’da olduğu gibi, azınlık haklarıyla idare edip, zaman içinde Kıbrıs Türk halkını eritmek ve anavatanı Türkiye’den koparmaktır. Halbuki kendilerinin, Yunanistan’la bağlarının zayıflatılmasına asla tahammülleri yoktur. Hangi Rum lider olursa olsun, en küçük bir meselede bile Atina’ya sormakta, danışmaktadır.

İsrail ile, Mısır, Lübnan, Ürdün ve öteki ülkelerle Türkiye’ye karşı bir cephe, kendi deyimleriyle ‘Türkiye etrafında yay’ oluşturma çabaları Yunanistan’la birlikte uygulanan bir strateji değil midir? Doğalgaz olayında atılan adımlar da aynı amaca yönelik değil midir? Sanki de Doğu Akdeniz sadece kendilerine aittir, ya da dedelerinden miras kalmıştır. Aynı oyunu yüzde 99’u vakıf malı olan Maraş için de oynamıyorlar mı?

Doğu Akdeniz karasularında çeşitli ülkeler ve şirketlerle anlaşmalar imzalayacak, Kıbrıs Türklerini ve Türkiye’yi doğalgaz ve tüm haklardan dışlamaya çalışacak, sonra da Türk savaş gemileri deniz tatbikatı yapınca, nasırına basılmış gibi ortalığı velveleye verecek. Yemezler! Dışişleri Bakanlığı’nın, “Haklarımızı yok sayan adımlar atıldığı sürece KKTC olarak, Türkiye ile birlikte mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız” açıklaması, meydanı boş zannedenler için yerinde bir yanıttır.

Bu arada Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Crans-Montana’da sunduğu haritayı geri çekmesiyle, masada toprakla ilgili bir konu kalmamış oluyor. Zaten Rum tarafı, tüm önerilerini geri çektiğini daha önce açıklamıştı… İğneyi önce kendilerine, sonra da çuvaldızı başkalarına batıracaklarına, Akıncı’nın haritayı geri çekmesini bile eleştiriyor, zamanlamasına dikkat çekiyor ve yanlış anlamlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Ne yani, karşı taraf tüm önerilerini geri çektiği halde, Akıncı haritayı kasada mı tutmalıydı?

Tüm bunların yeni hükümet tarafından iyice değerlendirilmesi gerekir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek