Cyprus Today sol
  • 27 Eylül 2017, Çarşamba 9:05
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Rumlarla Maronitleri aynı kefeye koymamak gerek!..

Kıbrıslı Maronitler, eskiden beri bu adada kimliklerini, dillerini koruma mücadelesi veriyorlar. Güney’de yaşayan Ermeniler de öyle! Hani ‘İki arada bir derede’ derler ya, aynen öyle!

Her iki topluluk da Rum toplumu içinde asimile edilmiş durumda… Ermenilere biraz olsun tolerans var da, Maronitlerin o şansı da yok. Ama ne yapsınlar, seslerini çıkaramıyor, vaziyeti idare ediyorlar. Kuzey’de de akrabaları var, Güney’de de! Burada da yaşayanlar var, Rum tarafında da! Orada olanlar, Rumların da bulunduğu bir toplulukta kendi lisanlarını konuşmaktan bile çekiniyorlar, böyle söylüyorlar.

Maronitlerin Rum Meclisi’ndeki yeni temsilcisi Musas, Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşlerinin insani ve toplumun hayatta kalmasıyla ilgili bir konu olduğuna işaret etti. Musas, kendi özellikleriyle Kıbrıslı Maronitler olarak kalmaya devam etmek istediklerini söyledi. Kıbrıs’ın kalkınma ve ilerlemesine katkıda bulunmak istediklerini anlatan Musas, köylerinin muhafazasının, hayatta kalabilmeleri için son derece gerekli olduğunu vurguladı.

İşte bu noktada KKTC’deki sivil ve askeri makamları kutlamak gerek. Çünkü Maronitlerin dönüşüne olanak sağlama yönünde cesaretli adımlar attılar, Maronit köylerinin altyapısını düzenleme bakımından çalışmalara koyuldular. Çalışmalar halen devam ediyor. Geç de olsa Maronitlerin dönüşü ile ilgili alınan bu karar memnuniyet vericidir.

KKTC’nin 2003 yılında da bir jest yaparak, kuzeyle güney arasındaki sınır kapılarının açılmasını sağladığını unutmamak gerek.

Ancak tüm bunlara karşın, Rum Yönetiminin, KKTC’de yaşayan Rum ve Maronitlere gönderilen ihtiyaç malzemelerini Kıbrıslı Türklere satmakta oldukları gerekçesiyle bu malzemelerin KKTC’ye girişine yeni bir uygulama getirildi.

BM Barış Gücü aracılığıyla ulaştırılan çeşitli günlük tüketim malzemelerinin ihtiyaç fazlasının Kıbrıslı Türklere satılmakta olduğu belirtiliyor. Bu nedenle de KKTC hükümeti mevcut uygulamayı sonlandırmaya karar verdi.

1Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni uygulama ile söz konusu mallara gümrük işlemi yaptırılacak. Gerekli olan vergi ve harçlar tahsil edildikten sonra malzemelerin ülkeye girişine izin verilecek. Ancak tıbbi yardımlar kapsam dışında tutulacak.

Rum Yönetimi, Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronitleri ‘işgal altındaki bölgelerdeki mahsurlar’ olarak, uluslararası topluma yansıtmakta ve bu çerçevede günlük tüketim malzemelerini düzenli olarak göndermektedir.

KKTC hükümetinin böyle bir karar alması, dün de vurguladığımız gibi, Rum tarafının, KKTC turizmini darbeleme girişimlerine karşı bir misilleme mi?

Başta İsrail olmak üzere, çeşitli ülkelerden Larnaka üzerinden Kuzey Kıbrıs’ı ziyarete gelmekte olan turist sayısındaki artış, Rum Yöneticilerin paniklemesine ve caydırıcı önlemler almalarına neden olmaktadır. Hazırlanan listede belirtilen 206 oteli Rum malı ve ‘çalıntı otel’ diye tanımlamaları bu yüzdendir. Yoksa onlar da bilmekte ve kabul etmektedir ki, 1974’ten bu yana köprülerin altından çok sular akmış, Kuzey Kıbrıs’ta kendilerinde bile olmayan nice güzel oteller yapılmıştır.

Rum Yönetiminin, Kuzey’in yükselen turizmini çekemediğini herkes bilmektedir. Bunun için de turistlerin kuzeye gitmelerini caydıracak yöntemlere başvurması beklenen bir olaydı. Gümrük kapılarında KKTC’den satın alınanlara el koyan bir zihniyetten başka ne beklenirdi ki? KKTC’ye uygulanan insanlık ve çağdışı ambargoların esas sorumlusunun Rum Yönetimi olması nedeniyle Kuzey’de yaşayan Rumlara gönderilen malzemelerden gümrük vergisi alınması doğal karşılanabilir. İhtiyaç fazlası malzemelerin satışından kazanç elde edildiği de doğrudur.

Ancak zamanlamaya ne demeli? Hadi onu da kabul ettik de, Maronitlerin de aynı uygulamaya tabi tutulması biraz tuhaf kaçmıyor mu? Hele köylerine dönmek isteyenlere çağrı yapılacak, bu yönde adımlar atılacak, köylerinin altyapıları düzenlenecek, sonra da Maronitlerden de gümrük vergisi alınacak. Karar tartışılabilir. Ama Maronitlerle Rumları aynı kefeye koymak ne kadar adildir diye de düşünmek gerek. Belki de Maronitlerin köylerine dönüşü tamamlandıktan sonra böyle bir uygulamaya gidilebilirdi…

Bir kez daha vurguluyoruz. Yıllardan beri Kıbrıs Türk halkına her türlü ambargoyu uygulayanlar Maronitler değil, gelmiş geçmiş Rum yöneticileridir.

Hani ‘Kurunun yanında yaş da yanar’ derler ya, biz yanması taraftarı değiliz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek