Cyprus Today sol
  • 04 Nisan 2018, Çarşamba 8:49
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Sağlıktaki açıklamalar ve devletin batma nedenleri

Ülkemizde son yıllarda kansere yakalanma oranının genç yaşlara kadar indiğine dair kaygılar dile getiriliyor.

Kanser Haftası nedeniyle çeşitli açıklamalar yapıldı, basın toplantıları düzenlendi, bildiriler yayınlandı.    Pediatri Uzmanı, Kanser İzleme ve Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Dr. Figen İnce, basına, “Kanıta dayalı haber yapın” diyerek seslendi.

“Birisi çıkıp ‘ülkede kanser patladı’ dediği zaman, bunu manşet yapmayalım” uyarısında bulunan İnce, “Bu haberler gereksiz yere kaygı düzeyini yükseltiyor. İnsanlar kendilerini çaresiz, pasif hissediyor. Halbuki kanser konusunda yapılacak çok şey var” şeklinde konuştu.

Uzmanlar da, kanserin ülkedeki görülme sıklığının Kuzey Avrupa ülkelerinden çok daha fazla olmadığını kaydederek, ‘ülkede kanser patladı’ haberlerinin veriye dayanmadığını söylediler.

Bu arada Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), kanserle mücadelede obezite ve sigaraya karşı mücadelede birleşmek ve ülke genelinde seferberlik ilan etmek gerektiğini vurguladı. Tıp-İş ayrıca Onkoloji Merkezi’nde yatılı servislerin yüzde yüz doluluk oranıyla çalıştığını, hastaların boş yatak olmaması nedeniyle başka servislerde, kanser hastaları için uygun olmayan şartlarda yatırılmak zorunda kalındığını kaydetti.

Düşünün;  sağlıkta bir birim basın mensuplarına uyarıda bulunarak, verilere dayanmayan abartılı haberlerden kaçınılmasını tavsiye ediyor, bir başka birim de “Onkoloji’de boş yatak kalmadı” şeklindeki açıklamayla, durumun ne denli vahim boyutlarda olduğunu dile getiriyor. Bazı sağlık uzmanları da Kuzey Avrupa örneğini veriyor. Nüfus oranına göre, kanser vakası Kuzey Avrupa ülkelerindeki vakalardan pek de fazla değilmiş!..

Peki; gerçek nüfusumuz ne, bilen var mı? Veri dediğin nüfusa dayanır. Nüfusu bilmezsen sağlıklı veri elde edemezsin.

Kuzey Avrupa ülkeleri dediğiniz, demokrasileriyle, yaşam tarzları ve gelişmişlikleriyle örnek alınacak ülkeler… Dünyanın en mutlu, en müreffeh insanları yaşıyor oralarda…

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı dönemi Türkiye Başbakanı merhum Bülent Ecevit, buraya gerçekleştirdiği ziyarette, Kıbrıs Türkünün görgü sahibi, bilgili ve de nice uygarlıkların etkisinde kalarak iş bilen bir toplum olduğunu söylemiş, Kıbrıs’ın ikinci bir İsviçre olabileceğini ifade etmişti…

Ancak Ecevit özellikle bir hususa dikkat çekmiş ve “Türkiye olarak bizim de iyi yanlarımız vardır. Ancak bu özellikler sizde daha fazladır. Ne olur bunları koruyunuz, bizim de iyi yanlarımızla birleştirerek, burayı 2’inci bir İsviçre yapabilirsiniz” demişti…

Yapabildik mi?..

Ülkede bazı sorunların çözüme kavuşturulabilmesi için toplum çıkarlarının gerektirdiği radikal kararları almak yerine, popülizme sarıldık. Günü kurtarmaya çalışırken, aşırı yükten geminin batacağını hesaplayamadık. Ülkenin kalkınma ve gelişmesini öngören, nice ihtiyaçları giderecek olan yeni atılımlar için Türkiye ile imzalanan ekonomik protokolleri hedefine ulaştıramadık ve çok aksattık. KKTC hükümetleri bu konularda mükellefiyetlerini yerine getirmiş ve popülizmden uzak kalmış olsaydı, bugünkü tablo bambaşka olurdu.

Bir süre önce Kıbrıs’a gelen Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşleri Koordinatörü Prof. Dr. Recep Akdağ, yetkililerle görüştü, incelemelerde bulundu ve başkent Lefkoşa’ya bir kasaba büyüklüğünde modern, tam donanımlı bir hastane yapımı için söz verdi. Bu konudaki çalışmalar ne alemdedir bilmiyoruz da, Recep Akdağ’ın deneyimli bir bakan olarak Türkiye’de sağlık alanında gerçekleştirdikleri de ortadadır.

Bazı konularda AB kurallarını savunurken, bazı konularda çıkarlara ters düştüğünden o kuralları göz ardı etmeye çalıştık. İşimize geldiği şekilde telaffuz etmeyi yeğledik. Bir arkadaşın dün yazdığı gibi, hükümetler birkaç sendikanın esiri haline geldi.

Dün bir meslektaş önemli bir konuya değindi ve Kıb-Tek’te bir şoförün ek mesailerle birlikte aylık maaşının 14 bin TL olduğunu yazdı. Geçen akşam Gönyeli’de bir misafirlikte iken konu açıldı ve bana da benzeri aktarımlarda bulunuldu. Hatta bazılarının bütün hafta işi kaytarıp da, çifte ek mesai olduğu için hafta sonları çalıştıkları anlatıldı.

Öyleleri var ki, milletvekili maaşından da, bakan maaşından da fazla maaş çekiyor bu ülkede.

Böyle bir durumda bu devlet batar ya, batmaz mı? Geçenlerde Maliye Bakanı Serdar Denktaş, ek mesaiye ödenen miktarın yılda 120 milyon TL olduğunu söylemedi mi? Yalnız Yenierenköy Belediyesi batsa neyse ne de, devlet battı, devlet!

Acep bunların hesabı da sorulacak mı?

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek