Cyprus Today sol
  • 21 Aralık 2017, Perşembe 8:43
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Şehitler ve adaylar

‘Mücadele ve Şehitler Haftası’ bugün başlıyor. Kıbrıs Türkü, en zor dönemi ‘Kanlı Noel’ diye bilinen 21 Aralık 1963’te başlayan ve 11 yıl devam eden süreçte yaşadı. Bugün meclise girebilmek için çırpınan siyasi partilerin, adayların hangisi vardı o günlerde? Kaçı o dönemi hatırlar? Bir elin parmak sayısını ya bulur, ya bulmaz!

Çoğu doğmamıştı bile o günlerde… Ama o çetin günleri bilmek ve unutmamak gerek. Çünkü onlar sayesinde bugünlere gelebildik. Onlar sayesinde Kıbrıs’ın kuzey yakasında başımız dik, alnımız açık, özgürce yaşama olanağı bulduk. O dönemin lise öğrencileri gündüzleri okula, geceleri de nöbete giderlerdi… Bu topraklarda var olabilmek uğruna nice fedakârlıklara katlanmak gerekirdi.

Çeşitli nedenlerle yurt dışına gidenler olmuş, geride kalanlarsa bu adada şerefiyle yaşayabilmek için mücadelesini sürdürmüştü… Çünkü amaç, Kıbrıs Türk halkını bir gecede etkisiz kılmak ve adayı Yunanistan’a hediye etmekti… 1 Nisan 1955’te harekete geçen Rum yer altı tedhiş örgütü EOKA’nın da amacı oydu, ancak başarıya ulaşamamıştı…

Dönemin Rum lideri Başpiskopos Makarios, adının “Kıbrıs’ı Yunanistan’a hediye eden kişi” olarak geçmesini istediğinden, Türklerle Rumların ortaklaşa kurduğu ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bu yolda basamak olarak kullanmayı kafasına koymuştu. Bu yüzden cumhuriyetin temellerini atan Zürih ve Londra Anlaşmalarını zoraki olarak imzalamıştı… Londra’dan adaya dönüşünde Rumların oluşturduğu muazzam kalabalığa hitap ederken, “Hiç merak etmeyiniz, bu anlaşmalar, ENOSİS’e giden yolda sıçrama tahtasıdır” diyerek amacını çok net biçimde dile getirmişti…

Bu söylemden sonra, Türk-Rum ortaklık cumhuriyetinin yaşayacağına kim, nasıl inanabilirdi? O andan itibaren herkes devlete kuşkuyla bakmaya başladı. Türk halkı haklı olarak kaygılıydı… Sonuçta Yunan bayrağı altında yaşamak da vardı, direnmek de! O günlerde ‘Halkın Sesi’nde çiçeği burnunda bir gazeteciydim… Patron Dr. Fazıl Küçük, aynı zamanda ortak cumhuriyetin Cumhurbaşkanı Yardımcısı idi… Bu nedenle olup bitenleri daha yakından öğrenme ve izleme olanağına sahiptim.

Dr. Küçük, ‘ne yapacağız bu papazla?’ diyerek endişelerini saklamıyordu. Makarios’un, Kıbrıslı Türklere anayasada tanınan hakları ortadan kaldırmayı öngören 13 maddelik teklifi Dr. Küçük ve Ankara tarafından reddedildiğinde Makarios’la birlikte EOKA takımı çok öfkelenmişti… Zaten reddedileceğini de biliyorlar ve ona göre hazırlanıyorlardı… Çatışmalar adeta ‘geliyorum’ diyordu. Rum milisleri ve polisler modern silahlarla donatılırken, dönemin İçişleri Bakanı EOKA’cı Polikarpos Yorgacis’in adamları Türk bölgesinde bazı işyerlerine ani baskınlar düzenliyor, saldırıyı başlattıklarında Türklerin nesi var, nesi yok öğrenmeye çalışıyorlardı… Onlara göre; Kıbrıslı Türkleri bir gecede etkisiz kılma, ardından da ENOSİS’i ilan etmeyi amaçlayan ‘Akritas Planı’ uygulamaya konulduktan sonra, Türklerin dayanma ve direnme gücü kalmayacaktı…

Tahtakale’de 3 Türkün vurulmasının ardından başta Lefkoşa olmak üzere; abluka altına alınan diğer kent ve köylerde artık ana-baba günleri başlamıştı… Adı konmayan bir savaştı bu. Silahlar ateş kusuyor, mücahitler de ‘çakaralmaz’ silahlarla karşılık veriyorlardı… Çetinkaya’da Salahi Şevket ilk şehit olandı… Ondan sonra sırayla şehitler gelmeye başladı. Tuncer ve arkadaşları… Dökmeci Muhip Usta dalyan gibi bir gençti… Aşırı soğuk kış gecesinde Tekke Bahçesi’ne defnettik. Yardımcı olmamızı istemişlerdi, biz de hemen koşup omuz verdik. Mermi yağmurundan dolayı daha uzağa gidilemezdi…

Kıbrıs Türkü 21 Aralık 1963’ten 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Barış Harekâtı’na kadar umudunu kesmeden, Rum mevzilerinden yankılanan Türkçe ‘Bekledim de gelmedin’ şarkılarına rağmen moralini bozmadan gözünü Toros Dağları’ndan ayırmadı. O günlerin koşullarında her türlü olanağı kullanarak buradaki varlığını korumaya çalıştı. Toprağın yüzde 3 buçuğuna hapsedilmesine karşın direnişten asla ödün vermedi. “Yunan bayrağı altında yaşamaktansa ölmeyi tercih ederiz” ilkesiyle köyde kentte, dağda bayırda varoluş mücadelesini sürdürdü. Sonunda gün geldi, Mehmetçikle Mücahit bu topraklarda buluştu.

Şimdilerde yarışta olan adaylara da, o dönemi yaşayanlar olarak bir nebzecik de olsa zorlukları anımsatmak istedik. Kolay gelmedik bu günlere. Ülkenin ve devletin değerini bilerek hizmet etmelerini istiyoruz. Bu vatan hepsinden hizmet bekliyor. Bu vesileyle şehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyoruz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek