KTV
  • 04 Temmuz 2017, Salı 16:04
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Sellerden ders aldık da, yangınlardan mı kadı?..

Bir zamanlar adı ‘Yeşil Ada’ idi… Bundan esinlenerek, ‘Yeşilada’yı soyadı olarak alanlar da oldu. Lapta Baş Pınarı gürül gürül akar, herkes Lapta’ya giderdi… Ya Değirmenlik Baş Pınarı? Onu bile kuruttuk.

Yeşili sarıya, sarıyı da küle döndürdük…

Anlaşılan o ki, o meşhur 1995 Beşparmak Yangını’ndan ders almış değiliz. Şimdiye kadar Kıbrıs’ın tanık olduğu en büyük yangındı… Sarp kayalıklar nedeniyle ulaşılamayan, günlerce söndürülemeyen yangın, Türkiye’den gönderilen itfaiye uçakları ve yangın helikopterlerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alınabilmişti…

Hani, Allah rahmet eylesin, Süleyman Demirel de gelmiş ve helikopterden yangını havadan izlemişti…

Evet; avuç içi kadar bu ülkede her şey yanıp kül oluyor, bedenden bir parça eksiliyor, buna rağmen yine de ders almıyoruz.

Her yıl tekrarlanan sel baskınlarından ders aldık da, yangınlardan mı ders alacağız?

‘Nasıl olsa bu da geçer’ deyip, ilerisi için tedbir almak, bu ülkede alışkanlık değildir.

Sık sık dile getiriyoruz. Hem yazılarımızda, hem de televizyon ekranlarında… ‘Orman fakiriyiz’ diyoruz.   Orman arazisi yüzde 30 olması gerekirken, yüzde 10-11 civarında… Her geçen gün daha da azalıyor. Yeşili bitirdik, sarıyı da küle çeviriyoruz.

Ha; yangın sadece bizde mi var? Güney’de yok mu? Amerika’da değil ağaçlar, evler bile alevlere teslim olur, insanlar ölür. Avustralya’da, Kanada’da, Türkiye’de ha keza! İzmir’de hafta sonu devam eden yangın, bölgeyi kırdı geçirdi. 8-10 stadyum büyüklüğündeki alan ne yazık ki küle döndü.

Onların yanında bizim etimiz ne, budumuz ne? Orman yönünden fakir de olsak, o ağaçlar canımız ciğerimiz… Nefes borumuz onlar! Oksijeni sağlayan, eko dengeyi kuran, toprak kaymalarını önleyen, kavurucu sıcaklarda gölgesine sığındığımız hep onlar!

Öyle de, biz o yeşilim ağaçların hakkını verebiliyor muyuz? Koruyup kollayabiliyor muyuz? Her yıl ekilen binlerce fidana can suyu verebiliyor muyuz? Zaten taş ocakları ağaçların anasını ağlattı, üstüne üstlük bir de yangın, al sana kupkuru bir KKTC.

Lefkoşa’dan Gazimağusa’ya, ya da Gazimağusa’dan Lefkoşa’ya gelirken, ‘Mesarya Çölü’nden geçeriz ya, “Şimdi kupkuru, sapsarı, bunaltıcı bir manzara yerine; suların fışkırdığı, yeşilliklerin göz kamaştırdığı, insana huzur veren bir manzara olabilse” diye iç geçirmez miyiz? Leymosun’dan Trodos’a giden yol gibi mesela.

Ülkemizdeki yeşili koruyabilmek için elden ne gelirse fazlasıyla yapılması gerektiği inancındayız. Ormana kastedenler için caydırıcı cezalar getirilmeli, Orman Dairesi yeniden yapılandırılmalı, eksiği gediği giderilmelidir. Yangın helikopteri olayı yıllardır gündemde olmasına rağmen, bir türlü sorun çözülmüş değildir.

‘Ne gerek var burada konuşlanmasına, Türkiye ile buranın arası ne ki’ türünden savunmalar da geçerli değildir. On dakikalık bir gecikme bile yangınlarda çok şey fark ettirir.

Türkiye hükümeti, “Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı” makamını boşuna koymuş değildir. Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in bir ayağı burada, bir ayağı Ankara’dadır. Kendisine bu konuda bu güne kadar herhangi bir bilgi verildi mi, verilmedi mi bilmiyoruz. Kıbrıslı Türklerin sorunlarına karşı çok duyarlıdır. Hatta Kıbrıslı Türklere uygulanan insanlık dışı ambargolar ve izolasyonlar konusunda bizdeki ilgili makamlardan çok daha fazla sesini çıkarmakta, haksızlığımızı dünyaya duyurmaya çalışmaktadır.

Böylesine önemli bir konuda yangın helikopteri istedik de, Tuğrul Türkeş yok mu dedi?

Ormanlar ve yangınlar konusunda içimiz doludur maalesef. Bir olay anında İtfaiyenin, Orman Dairesi’nin, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’nın, polisin, askerin, ilgili kurum ve kuruluşlarla vatandaşın duyarlılığını, seferber olduğunu takdir ediyoruz. Ancak donanım yönünden de devlete yaraşır bir şekilde bir tamam olması da esastır.

Her yangın birilerinin işine gelebilir, onlar işin rant kısmını düşünebilir. Ancak önemli olan, onları sevindirmemektir. Önemli olan milli serveti korumak, bilinçli ya da bilinçsiz olarak ormana kastedenlere de hak ettikleri cezayı vermek, hatta onları toplum önünde ‘orman düşmanı’ diye teşhir etmektir!

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup