HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

19.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şimdiden bölündük mü? Ne zaman bir olduk ki?!.

Annan Planı’nda olduğu gibi, daha şimdiden toplum kamplara bölünmeye başladı.

‘Evet’ mi, ‘hayır’ mı?

Cenevre zirvesi öncesinde başlayan bu tartışmalar halkı nereye götürür, nerelere sürükler?

Anlaşma metninin tamını henüz bilen yok. Var da kaç kişi?

Örneğin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Ada’nın her iki kesimindeki ‘iş dünyasının’ çözüm hedefinde birleştiğini görmenin çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

Beri yandan Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, siyasi eşitlikte, egemenliğin paylaşımında ve kullanımında zafiyetler gördüğünü ifade etti, bu nedenlerle olası bir referandumda oyunun ‘hayır’ olacağını kaydetti.

Akıncı, “çözümün olumlu sonuçları Kıbrıs’ın sınırlarını aşacak” derken, tabii ki son sözler henüz söylenmiş değil! Son sözler için Cenevre ne güne durur?

Ancak ortaya bir taslak çıkmış bulunuyor. Görüşmelerin tutanakları da okunduğuna göre, okuyan yorumunu da yapıyor.

Mesela UBP milletvekili Ersin Tatar bu işleri yakından takip edenlerden… Kıbrıs Türk halkının şu an Annan Planı’ndan çok geride haklara razı edilmeye çalışıldığını ifadeyle şunları vurguluyor:

“Annan Planı’nda derogasyon, birincil hukuk ve iki toplumlu bir yapı vardı. Tutanaklarda da gördüm, Şimdi Eide bizim tarafa ‘ileriki yıllarda kuzeyde daha fazla Rum’un olmasını hazmetmek durumundasınız’ diyor.”

Peki; müzakereci Özdil Nami ne diyor?

“Çözüm olacakmış gibi davranmanın hiçbir zararı yok. Bu elbette iki halkın özgür iradeleriyle referandumda kullanacakları oyun sonucuna bağlı. Ama biz olumlu olacak gibi davranalım. Hazırlıkları tam olarak yapalım.”

Anlayacağınız güvenlik ve garantiler dışında her şey tamam gibi. Mülkiyette takas, tazminat veya iade mi istenecek, komisyon ona göre karar verecek… İşler komisyona havale edildiğinde sonuçlar ne zaman çıkacak? Rum’un 43 yıl önce terk ettiği mülkünde oturan Türk’ün bunları bilmesi lazım.

İş çevreleri olumlu baktığına göre, ambargolar kalkacak, izole edilmişlikten kurtulacak mıyız, yoksa Rum tarafı gene ortak cumhuriyet döneminde olduğu gibi, Kıbrıs Türk tarafının önünü tıkamaya devam mı edecek?

Bunların tümünün de bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tarlada anlaşalım ki, harmanda kavga olmasın.

Dahası Çipras ne diyor?

Türk askeri varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü konusunda geri adım atmayan Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’a bir çağrı da eski Başbakanlardan Ferdi Sabit Soyer tarafından yapıldı. Soyer çağrısında, “Farklı, ilerici ve demokratik mi olacaksın, yoksa ‘küçük kahraman’ mı?” diye sordu.

Bu arada Rum Ortodoks Kilisesinin başı II. Hrisostomos’tan hiç söz edemedik. Acaba ne düşünüyor? Geçenlerde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, kendisini bilgilendirdiğinde zil takıp oynuyordu adeta. Şimdi farklı mı düşünüyor bilemeyiz.

Anlayacağınız bunca sorun arasında zor bir dönemece giriyoruz. Daha şimdiden cepheleşmeler başladı. Kimi kafalar net, kimileri bulanık. Sis perdesi henüz kalkmış değil. Bir süre daha karşımızdaki tabloyu gri görmeye devam edeceğiz, sonrası Allah kerim…

Rum toplumunun, hele AKEL’in ne yapacağı hiç belli olmaz. Her ne kadar AB tam takım Cenevre’de bulunacaksa da, ABD ve Rusya’nın hangi kartları oynayacağı belli değil. Görevi bugün yarın bırakacak olan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın ikide bir Akıncı ile Anastasiadis’i telefonla araması hayra alamet mi, değil mi bilemeyiz. Sonra Suriye’de ABD ile kozlarını paylaşmakta olan Rusya’yı Kıbrıs konusunda nasıl bir değerlendirmeye yönlendirir, o da ayrı bir konu.

Ada’daki uzlaşma Moskova’nın işine gelmezse, AKEL’den ‘evet’ çıkması kolay değildir.

Bize gelince; Kıbrıs Türk halkının bu süreçte birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir gerçek… Nihai metin ortaya çıktığında herkesin tam olarak bilgi sahibi olması ve olası bir referandumda ona göre kararını vermesi gerek.

Türk askeri varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü Kıbrıs Türkünün olmazsa olmazlarının başında gelmektedir. Buna karşın öteki konularda da aleyhte durumlar varsa, netliğe kavuşturulması ve halkın aydınlatılması gerekmektedir.

Hele uzlaşmada birincil hukuk var mıdır, yok mudur; derogasyonlar var mıdır, yok mudur, bunların kamuoyuna net biçimde aktarılması lazım.

Annan Planı çok detaylı ve karmaşıktı… Bu nedenle referandum günlerinde bu halk çok çekti, bölündükçe bölündü... Kasıtlı olarak toplumda bilinen bazı kesimlerin temsilcilerinin ceplerine Euro’lar da aktarıldı. Bunlar daha sonra açıklanmıştı… Bu kez böyle şeyler olmasın diyoruz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.