• 16 Kasım 2017, Perşembe 8:49
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Solo Türk ve Doğu Akdeniz’de güçler dengesi...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 34’üncü yıldönümünü coşkuyla kutladık. “Bizim de bir devletimiz var” diye dünyaya yeniden haykırdık. Tanısalar da, tanımasalar da!

Gerçi biz de bu güne kadar tanınma istemedik, tanınma yoluna çıkmadık ki! Gün gele çıksak da, Türkiye’siz çıkamayız. Ankara olmadan adım atabilmek ne mümkün? Rum da öyle değil mi? Atina’sız adım atabilir mi? Atina’nın onayını almadan bizzat kendilerinin de itiraf ettikleri gibi, Türkiye etrafında bir yay oluşturma çabalarında bulunabilir mi? Başta İsrail ve Mısır olmak üzere; bölgedeki bazı ülkelerle sarmaş dolaş olabilirler mi? Güney Kıbrıs’ın topraklarını ve hava sahasını önlerine gelene peşkeş çekerler mi?

Atina’nın onayını almadan, Kuzey Irak’a silah, Lübnan’a da cephane gönderebilir mi? Tatlısu’daki (Mari) deniz üssünü Fransa’ya peşkeş çekebilirler mi?

Demek ki bir denge var bu coğrafyada. Ege’de olduğu gibi, Doğu Akdeniz’deki denge de hassastır. Ne Ege ‘Yunan gölüdür’, ne de Doğu Akdeniz ‘Rum gölü’! Kimse dilediği gibi at oynatamaz buralarda! Yunanistan oynatabilir, ama sadece Güney Kıbrıs topraklarında. Nitekim 1 Ekim günü Yunan savaş uçakları da Rum kesiminde uçmuş ve Rum halkına moral vermişti…

Şimdi de sıra Türk uçaklarında… ‘Solo Türk’ iki günden beri KKTC semalarında uçuyor. ‘Buraları bizden sorulur’ dercesine… Kıbrıs Türk halkı bu seslerin özlemiyle bir ömür tüketti. 1964’te Erenköy’de de çelik kartallar vardı. 1967 Kasımında Geçitkale-Boğaziçi çarpışmalarında da! Kısa süreli de olsa gelmişler, görevlerini yaptıktan sonra Türkiye’ye dönmüşlerdi…

O günden sonra çok bekledik tekrar gelmelerini. Aradan yıllar geçti. Ne gelen vardı, ne de giden! Ancak 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası’nın, Ada’daki EOKA ile birlikte gerçekleştirdiği darbeden sonra gözler yine Toros’lara çevrildi. ‘Bu kez mutlaka gelmeleri lazım’ diyordu herkes. Ve bekle de bekle göbekler çatladı.   Nihayet aradan beş gün geçtikten sonra 20 Temmuz 1974’te öyle bir geldiler ki, pir geldiler. Fırtına misali. Hallaç pamuğuna çevirdiler Kıbrıs semalarını.

O gün bu gündür, hele de görüşmelerde Rumlardan bir hayır gelmeyeceğinin anlaşılması ve KKTC’nin ilanıyla artık hep buradalar. Kutlama törenlerinde onlar da görevlerini yerine getirmekte, yeri göğü inleterek törenlere renk katmakta, Türkiye’nin garantisinin Kıbrıs Türklerinin güvenliği için vazgeçilmez olduğunun mesajını vermekteler. Rum ve Yunana olduğu kadar, dünya kamuoyuna da! Mesajı isteyen alır, isteyen almaz! Ancak gerçek olan şu ki, burası Kıbrıs Türk vatanıdır ve olası bir anlaşmada Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi ile birlikte Ada’da Türk askeri varlığı da devam ettirilecektir.

Rum tarafı kabul etse de, etmese de bu kural değişmez.

Zaten Avrupa Birliği’nin (AB) 23 üyesi NATO’ya alternatif olarak PESCO’yu oluşturmuş bulunuyor. Yani ‘Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşması.’ İmzalayanlar arasında Güney Kıbrıs da bulunduğuna göre; varsın onlar da PESCO’nun himayesinde oluversin. Onların güvenliğini PESCO sağlasın, bizim güvenliğimizi de Türkiye. Bizim Pesco’ya meskoya ihtiyacımız yok!

Evet; 15 Kasım 1983’te Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, self-determinasyon hakkını kullanarak oybirliğiyle aldığı bir kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etmişti. KKTC’nin kuruluş bildirgesini de Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş okumuştu…

KKTC’nin 34 yıl önce ilan edilmesi, yediden yetmişe herkesin sevinç gözyaşı akıtmasına neden olmuştu… Uzun soluklu bir mücadelede başı çeken liderimiz Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve çalışma arkadaşları Osman Örek ‘üçlüsü’ birbirleriyle kucaklaşırken, duygu yüklü anlar yaşanmıştı… Sevinç gözyaşlarını tutamayan Dr. Küçük “bu günleri de gördüm ya; artık ölsem de gam yemem” demişti…

O günlerden geldik buralara. Hiç de kolay olmadı. Bazıları inanmasa da, sayıları az olmakla birlikte Osmanlının ekmeğini yiyip Moskof’a dua edenler bulunsa da, KKTC meşalesinin ileri noktalara taşınmasına engel olamazlar. Rum tarafı da Ada’da var olan gerçekleri kabule yanaşmazsa, yolumuza Türkiye ile birlikte devam diyoruz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup